Sürmanşet 10.10.2018 08:46:00 164 defa okundu

Zekanın Gelişim Arenası…

Baki Senday'ın Kaleminden

 

 

Dünyada bu güne değin gelişen en büyük devrimler, ne ideolojik ne de teknolojik devrimlerdir. En büyük devrimler, düşüncelerin dönüşümünü getiren devrimlerdir. Düşünce devrimlerinin teorik temelleri tereddüt etme, sorgulama ve keşfetme süreçleridir. Bu süreçleri ancak özgürlük ortamında boy veren zekaya sahip bireyler yaratabilir.

 

Zihnimiz herhangi bir lider, dogma, inanç veya benzeri bir şeye bağlı olduğunda, keşfetme ve kuşku duyma yetimizi yitirmiş oluruz. Özgür düşünme kabiliyetimiz yok olur, Çünkü bizim yerimize düşünen birileri vardır. Kahramanların peşinden giden kalabalıkların, kahraman öldüğünde sahipsiz kalan bir sürüye dönmeleri bundan dolayıdır.

 

Her zaman taze, masum ve genç bir zihinle olayları incelemek ve değerlendirmek gerekir. Koşullanmış zihinler, köleleştirilmiş zihinlerdir. Kutsal, doğru ve erdemli bildiğimiz her şeyi sorgulamak ve alaşağı edebilmek için, özgürlük olmazsa olmazlarımızdandır. Bu durumu bilen muktedirler, onun içindir ki; birey özgürlüğünden vebadan kaçar gibi kaçarlar. Bütün ilişkilerimizi denetleyen ve yaratan toplumdur. İlk yapacağımız şey toplumu incelemektir.

 

İnsan, doğası gereği sosyal bir varlıktır. Bizi tanımlayan başkalarıdır. Toplum zihnimizin haritasıdır, onu kontrol eder ve kalplerimize şekil verir. Bilinçli veya bilinçsiz, bütün insanların zihinlerine virüs gibi işleyerek şekil verir. Toplumdan tamamen kopmadıkça birey olunamaz. Buradaki kopuş fiziksel değil, zihinsel ve entelektüel kopuştur sözü edilen. Hepimiz, çevremizin koşullandırdığı bir hamurun ürünüyüz. Bu hamurdan kendimizi ve özümüzü bulmak için her şeyden önce keskin, berrak ve hassas bir zihinsel düzeye sahip olmamız gerekir.

 

Özgürlük ortamında gelişen bir zihin; fikirlerle, ideolojilerle, sözcüklerle ve duygularla bulutlanmamıştır. Bütün yaşamımızı sorgulamanın iki temel prensibi olabilir.

Birincisi: sonucu bulmak kaygısıyla, güdülenme yoluyla hakikate ulaşma isteğidir ki, bu yolun sonunda bir yanıt ve tepkiye ulaşırız, bu da bizi doğru sonuca götürmüş olmaz.

İkincisi: Güdüsüz, bir yanıt aramaksızın, sorgulamaktır. Bilim insanları, bir buluş veya keşif için önceden bir cevap veya sonuç aramazlar. Araştırmasını yaparlarken, daha evvel ki verilere dayanmadan hep sıfırdan olayı ele alırlar. Çünkü; bilirler ki aynı yöntemlerle farklı sonuçlar elde edilemez.

 

Eğitimin, zekanın işlenerek geliştirilmesi üzerinde önemli yeri olduğu yadsınamaz. Ancak eğitim nasıl olmalıdır sorusu da çok önemlidir. Eğitimin temel amacı, çocuğun doğal zekasının ve yeteneklerinin açığa çıkarılması olmalıdır. Yoksa her şeyi bilen bir öğretmenin şartlandırdığı bir robot yaratmak, eğitimin amacı olamaz. Asıl öğrenmesi gereken öğretmen olmalıdır. Eğitimin ilk adımı öğrenciye saygı duymakla başlar. Saygı duymak demek, çocuğun bütün düşündüklerine saygı duymak demektir. Yoksa sadece fiziksel varlığa saygı değildir söz konusu olan.

 

Kurnazlık zeka değildir. Çıkar ilişkilerinin bencilce kotarılması, tam aksine aptal kişiliklerin özelliğidir. Para kazanmanın ölçüsü de zeka değildir, bir dizi aptalın cüzdanı hep kabarıktır. Ticaretin faziletle örtüşmediği ve barışmadığı bir dünyada, zekanın ölçüsü para olamaz. Her zeki mucit, insanlık yararına bir buluşa imza atarken, çıkar ve parayı hiç düşünmez. Onun düşündüğü tek şey insanlığa bir hizmet sunabilmektir.

 

Bütün ölümcül hastalıkların aşılarını geliştiren düşünür ve bilim insanları, eczanelerde fahiş fiyatla satılacaklarını bilemezlerdi. Atom çekirdeğini bölen bilim insanları, insanlığa sonsuz bir enerji bulduklarını düşünmüşlerdi. Ama cehennemin yollarının iyi niyet taşlarıyla döşeli olduğunu çok sonradan görmüş olsalar da, artık geç kalınmıştı. Dünyayı yaşanmaz hale getiren bilim insanları veya zeka sahipleri değil, tam aksine din tacirleri, ideolojiler, çıkarlar ve bu çıkarla doymayan egemenlerdir.

 

İnsan korkmadığı zaman zekidir. Peki! Kimlerden korkarız? Öğretmenlerimizden, ebeveynlerimizden, başkalarının ne diyeceklerinden, tanrıdan, çevremizden, büyüklerimizden, komutandan, kocamızdan, karımızdan, devlet otoritesinden, polisten, vergi memurundan, sınavdan ve daha sayacağımız birçok otoriteden…

 

Zekanın genetik kodları bir yana, doğumdan itibaren birçok etkenle şekillenmektedir. Ama toplum denilen olgu, zekayı olağanüstü derecede köreltir. Sizi, sıralı bir koşullanma zinciri ile bağlar. Zincirin en alt halkası, gelenekselleşmiş kurallar denilen yalansı gerçeklerdir. Sizin adınız, milliyetiniz, inancınız ve nasıl yaşayacağınız önceden belirlenmiştir. Bu hazır şablona uydurulacak bir hamursunuz. Örneğin; evlilik ve aile, kutsanan bir değerdir ve olmazsa olmazlardandır toplum için. Evlenmeyen, toplumun sorularına cevap vermek zorundadır. Evlenmemek ayıptır. Herkes evlenmelidir. Evlenmemişse bir sorun vardır! Siz dayanamaz ve evlenirsiniz. Sonra bütün hayatınız, evliliğin klasik sorunlarıyla boğuşmakla geçer. Bütün zekanızı meşgul eden bir kurum vardır artık, geçim derdi de birleşince düşünmeye zamanınız yoktur sizin. Sizi bu duruma düşüren otoriteleri hiç sorgulama gücünüz kalmamıştır artık. Can derdindesinizdir.

 

Aile, okul, kışla, çevre, toplum zekanızla oynar, onu sabote eder, geleneksel değer yargılarıyla besler ve büyütür. Sizin artık bir sahibiniz vardır, onsuz düşünemez ve adım atma cesareti gösteremezsiniz. İşte bütün bu nedenlerden ötürü özgürlük olmadan zeka gelişemez diyoruz. Zekanın özgürlükle kan kardeşliği vardır. Bir çocuğun oyun oynamasına engel olduğunuzda, bir öğrencinin soru sormasını yasakladığınızda, onları aptallığa ittiğinizi bilmeniz gerekir. Korkak toplumların aptallıkları bundan ötürüdür. Şiddetin temel eğitim ve öğretim aracı olduğu ülkelerde, akademik zekanın dip yapması tesadüf değildir. “Matematik çok zordur” diyen çocuklarımıza, nasıl bir eğitim ve çevre sunduğumuza iyi bakmamız gerekir…

 

 

bakisenday62@gmail.com                                                                                                                                       

           

           

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 4655
 Dün : 12155
 Toplam : 26094664
 Ip No : 54.198.55.167