Manşet 13.9.2021 21:24:13 409 defa okundu

YAFTALANMIŞ HAYATLARIMIZ ÜZERİNE…

Baki SENDAY Yazdı

 

 Dionysius, “Cehalet aydınlıktır” demiş. Paradoks gibi görülebilir ama, ayrıntısına bakıldığında, düşünürün bu ifadesinin; Socrates’in “Bildiğim tek şey bir şey bilmediğimdir” sözünün bir tamamlayıcısı olduğu görülür. Çünkü her şeyi bildiğini düşünen insan, kendini öğrenmeye kapatmış demektir. Öğrenmeye kapanmak ölüm anlamına gelir. Yani cahil ama öğrenmeye eğilimli bir insanın, her şeyi biliyorum diyen ukala bir insandan daha önemli olduğunu belirtmek isterler.

 Gerçekten de hepimiz, kendi yaklaşımlarımızla kurduğumuz bir hapishanenin müdavimi birer tutsak değil miyiz? Kaç kişinin ucu açık bir yaşam felsefesi var ki? Hangimiz sanki yeryüzüne yeni gelmiş bir insanın heyecanını, neşesini, merakını ve özgürlüğünü tadarak yaşıyoruz ki? Ezici çoğunluğumuz geçmişin ve geleneklerin bize giydirdiği ağır zırhın ve gömleğin içinde kıvranarak ölüp gidiyoruz. Geçmişin bütün ölü değerlerini arkamızdan ceset sürükler gibi taşıyoruz. Bedenimiz ölü ruhların tabutluğu gibi.

 Sağlıklı ve doğru bir hayat akışkandır, nehir gibi akar, coşkuludur ve an’da yaşanır.  Hayatı, güzel bir şarabı içer gibi içmek gerekir. Onu bir problem değil bir gizem olarak görüp, her katmanını açtıkça yeni bir varoluşla yeniden yaşamak gerekir. Tıpkı bir soğanı soyarken, tabakalarını açmak gibi. Damgalanmış ve yaftalanmış hayatlar ölü hayatlardır. Temel felsefe; önce yaşa sonra düşün şeklinde değilse, o hayat yaşanmaya değer bile değildir.

 Beş bin yıldır, insanlık, dinlerin hayatı zehir eden acı ve keder yumağıyla boğuşup durmaktadır. Ne yana dönseniz, karşınıza günah ayıp ve yasaklardan oluşan çelik gövdeli bariyerler var. Son üç bin yılda beş bin büyük savaş olmuş. Ama kimse çıkıp da sormuyor! Yer yüzünde bu kadar din ve peygambere rağmen, dünya ve insanlık neden her geçen gün daha çok sefalete ve acıya boğuluyor. Yaşamamızı istemiyorlar çünkü, biliyorlar, yaşamayı doğru yaşadığımızda, gördüğümüz güzelliklerden asla vazgeçmeyiz ve onlar artık bizi kandıramazlar. Sınırları ve kuralları gelenek ve toplum tarafından belirlenen bir yaşamın yaratıcılığı ölmüştür. Yaratıcı ruhlara bir bakın! Hemen hemen hepsi çizginin dışına çıkan ve ayrıksı kabul edilen insanların ruhuna sahip olanlardır. Sürünün en büyük düşmanı, onun kollektif psikolojisine uygun davranmayan insanlardır. Gelenek, sürüyü kontrol altında tutan kırbaçtır. O kırbacın şaklaması duyuldukça, sürü siner ve itaat eder.

 Kolektif sürü psikolojisinin dışına çıkmadan zihin özgürleşemez. Bilgi hamallığı insanı mutlu etmez. Bilgelik, hayatın ve özümüzün merkezine giden yoldan yürüyerek elde edilen bir düzeydir. Beyin sürekli öğrenen bir yapıdadır. Öğrenmenin temel kuralı ise eskiyi unutmaya dayanır. Yoksa, her şey zihinde biriktiğinde, bilgi adına zihin bir çöp yığınına döner. Geçmişte yaşanmış hayatların eğrisi, o zaman için doğru olabilir. Ama her çağın kendi doğruları farklıdır. Her insan özgün ve özeldir. Farklılıklar insanlık için muazzam bir hazinedir.

 Tüm koşullandırmalardan kurtulmadan yaratıcı zekâ gelişemez. Zekânın önündeki en büyük engel, geçmişte yaşanan ve giderek büyüyen yalanlardan müteşekkil geleneklerdir. Sabitlik öneren bütün değerler sorgulanmalıdır. İsa’nın en sadık havarisi Yehuda onu birkaç gümüş sikkeye satarak ele verdi. İsa çarmıhtayken herkesten önce havarileri kaçmıştı. Onu çarmıhtan ataerkil sistemin aşağıladığı üç fahişe kadın indirmişti. Ve İsa, çarmıha gitmeseydi Hristiyanlık olmazdı. İsa  Hristiyan diye bir sözcüğü hiç kullanmamıştır.  Roma, zamanı geldiğinde, onun inanç felsefesini siyasi bir doktrin yapıp, köleci yapıdan feodal bir imparatorluğa yükselmiştir. Ve İsa’ya ihanet edenler din işlerinin en yüksek konumlarına gelmişlerdir. Yehuda daha sonra aziz olmuştur.

  Demek ki sorun, gerçekten insanın mutlu olması değil, kolektif psikoloji ile niteliksiz insanlardan oluşan bir yığın ve bu yığının cehaletini sağlayarak, iktidar olma tutkusudur. Toplum denilen niteliksiz kalabalıkların değerlerine uygun yaşamanın sonsuz yararları var elbette. Saygı görür, kariyer yapar, zengin olur ve Nobel ödülü bile alırsınız. Ama sağlıklı ve doğru bir hayat yaşayamazsınız. Para da mutluluk getirmez. Herkesin gittiği yolda giderken elde ettiğimiz şey gerçek saygı değildir.

 Yaratıcı bir zihin ve onun getireceği mutluluk, başkasının ayak izlerini takip etmekle gelmez. Kendi hayatımızın yolunu, yine kendimizin balta girmemiş ormanlarında arayıp bulmak zorundayız. Yalana dayanan ve zaman içinde yuvarlanarak kar kümesi gibi büyüyüp devasa bir güce ulaşarak gelenek adını alan ve sürünün kolektif zihnine dayanan bu çürümüşlükten çıkmadan, zihin özgürleşemez. Özgürleşemeyen zihin sahibine mutluluk veremez. Çünkü kolektif zihin, en alt tabakadaki zihin düzeyidir, yaratıcılığı yoktur ve aptallığa giden yola döşenmiş taşlardan oluşmuştur.

 Hayatımızı bilgiyle değil bilgece yaşamak gerekir. Gereksiz ve fazla bilgi isimlerimizin önüne konulan ünvanları uzatabilir, bu sadece şişen egomuzu besler, yaşamımıza bir katkısı olmaz.

 Vincent Van Gogh otuz üç yaşında intihar etti. En büyük arzusu Günbatımı tablosunu tamamlamaktı. Onu tamamladığı gün bir mektup bırakarak, işini tamamladığını, bu dünyadan çok mutlu ayrıldığını ve çok memnun olduğunu yazmıştı. Haftada sadece üç gün yemek yer ve dört gün oruç tutardı, aç kalırdı. Çünkü geçimini erkek kardeşinin verdiği harçlıkla sağlıyordu ve çok az bir paraydı. Açlıkla boğuşuyordu ama mutluydu. Gençliğinde hiçbir tablosu satılmamıştı. Yemek yemediği parasıyla tuval, fırça ve boya alıyordu. Demek ki uzun yaşamak değil, bize özgü ve bizim olan bir hayatı yaşamak önemli. Yaşamın süresi değil niteliği önemli. Yaftalanmış hayatlardan kurtulmanız temennisiyle…

 

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 13251
 Dün : 18615
 Toplam : 45535921
 Ip No : 3.239.58.199