Manşet 6.12.2018 18:19:12 295 defa okundu

Turnanın Kanadındaki Çığlık…

Baki SENDAY'IN Kaleminden...

Derd-i derûnuma değme ey Lokman,

Bu sevda serimde aralanmasın.

Yürekteki derde olur mu derman?

El vurma bu bağrım paralanmasın.

Sıdkı Baba

 

***

Sıdkı Baba’yı saygıyla anarak başlamak istedim. Ne güzel yazmış yürek acısını. Aşk acısının çaresizliği insanı kuşatınca, insan kendi içinde tıkanıp kalıyor. Şair Nursel Eyüboğlu’nun kaleminden devam edelim:

 

 “Ağrıyan yüreğimin,

Zincire vurulmuş zindanlarında,

Özgürlüğe hasret mahkûm beklemek…”

 

Mısralarıyla zirveye taşınan bu yüce duyguyu yazıya döken aşığın; elindeki kalemi, o kalemi tutan eli, yazılan kağıdı, zarfı, mektubu, pulu utanır. Bu acıyı yüreklere salan kader utanır.

 

Aşk çok sabırlı ve naziktir. Asla kıskanmaz ve imrenmez, asla kibirli ve gururlu değildir. Asla bencil, mağrur ya da kaba değildir. Aşk kendi yolunu dayatmaz, rahatsız edici ve alıngan değildir. Kin tutmaz ve başkalarının yanlış yaptığını, çok zor fark eder. Haksızlıktan hoşlanmaz ama gerçek kazandığında da mutlu olur. Bilmemiz gereken önemli şeylerden biri de, yaşamın bir döngü olduğu ve bu döngüde en etkili bağışlayıcının sevgi olduğudur.

 

Hayatımızı, sevdiğimizin üzerinden yaşamak aşk değildir. Onu tutsak almak sevgi değildir. Üzerinde yaşadığımız gezegen sadece ilişki borsasından oluşmuyor. Yanlış insanlar için doğru şeyler yapanlar elbette sonunda kırılırlar. Aşkta hep mutlu son beklemek insanı hayal-i sükuta uğratır. Hayatımız birbirini takip eden ‘an’ serilerinden oluşuyor. Her biri sona doğru bir yolculuktur, bırakmalıyız özgürce aksın ‘an’larımız. Sevmekten vazgeçersek, asıl o zaman kaybederiz. İnsan, sevilmediği bir yüreğe gölgesini bile bırakmamalı. Acıların büyüttüğü ruha sahip insanlara, mutluluk dokunur. Tıpkı, çul çaput giymeye alışmış bir fakirin, sırma ile örülmüş kıyafetten sıkılması gibi. Tabiatla iç içe yaşayan bir insanın, fenni gül bahçesini elinin tersiyle itmesi gibi.

 

Acı taşıyan yaralı yüreklerin hiç bayramı olur mu? Sevdanın en güzel ve delişmen yerinde, sevdiğiniz isyan olur size, o isyan kaderinize tutsak eder sizi. Yüreğiniz acı, hicran ve kederle parça parça erirken, bedeniniz sevdiğinizin gidiş yolunda tozu ve dumanı olur. Bilinmez bir dara düşersiniz. Onun kaybolan kokusunda kaybolursunuz. Ardına bakmadan gittiğinde, gözyaşlarınızda boğulursunuz.

 

Sevdiğinizin yüreğinde kandamlası olmayı, sevdasında yorulmayı ve derdinizin yine size derman olduğunu anlamayı, ancak çektiğiniz acıyı inkişaf ettiğinizde görebilirsiniz. Yüreğinizde kapanmayan yara olduğunda ve vuslatınız sılanızı vurduğunda, aşk acısının ne olduğunu daha iyi anlarsınız. Şiirindeki her sözcük, kurşun olup yüreğinizi vurduğunda, güneşten aciz kalmak nasıldır yaşayarak görürsünüz. Gözünüzden dökülen yaşın eyvahı, bilinmez bir gölgenin peşine takıldığınızda nasıl acıtır anlarsınız. Varlığında stokladığınız saçının kokusunu içinize çekerek onunla nefes alıyorsunuz şimdi. Bana gelince;

Gecelerim buram buram sen kokuyor. Yüreğimden tutmazsan nefessiz kalırım şu yalan dünyada. Kırık camlar üzerinde sana doğru yürüyor yüreğim. Bende kalsın hayalinle sevişmeler, ona dokunma! Harabat ehl-i mestane oldum, gönül niye gezer viran köşkümde ben de bilmiyorum. Anladım bir kez daha, insan kiminle yaşarsa yaşasın kalbindekiyle yaşlanır. Şu satırları gözyaşlarımı akıtarak yazdığım an’ın son an’ım olmadığını nerden bilebilirim ki? Seni özlemek yerine neden yaşamayayım ki? Bilmelisin sevdiceğim, her şans vaktine tutsaktır. Vazgeçilmez olduğunu düşünürsen eğer, sol yanım kırılır ve giderim bilmelisin.

 

Yokluğumda, seni her gece yıldızlara kimse anlatmayacak. Her hecede seni yazmayacak. Her gecenin ıssız ve sensiz geçen zamanlarında göz pınarlarımdan sen aktın. Avuçlarımda biriktirerek kana kana içtim seni. Sana çığlık çığlığa susamışlığımı hiç kimse duymadı. Hayallerini yaşadım hep ama kimse bilmedi. Bana unut diyor dostlarım ama can candan ayrılır mı hiç? Bana unut diyenler aslında yalan söylüyorlar biliyorum. Acı çekmemi istemediklerinden. Ama bilmelisin ruhum çok yoruldu, artık senin nasır tutan yüreğini taşıyacak mecali kalmadı.

 

Kimseye açmadığım ve açamadığım sadece yüreğime gömdüğüm duygularım ve suskunluklarım var. Gecelerin zifiri karanlığında rüyalarımda gördüğüm kabuslara boğulmuşluğum var. Şimdi mutluluğumu göç eden turnaların kanatlarına yükleyerek sürgüne yolladım. Çığlık çığlığa seslerini duyarsan beni anımsa… Turnanın kanadındaki çığlık, yaralı bıraktığın yüreğin sesidir.

 

Harami gözlerin bana uçurum oldular, saçların tutsak olduğum zindanın parmaklıkları, dudakların beni yakan ateş kümesi. Sözlerin, Azrail fetvasını andıran, zehir yüklü ve kezzaplı bir hançer gibi. Şimdi sensizliğin sürgünüyüm, amaçsız ve hedefsiz. Senin sözcüklerin sızlarken, benim kalbim ağlamaz mı sandın? “Sessizliğini rüya edersen bana, hızır gibi yetişmez miyim” sana? Benimde bir türlü geçmiyor sana ait kalp ağrılarım… “Gözlerin bende taze bir çimen kokusu gibi öylece kalmış” demişsin ya! Ve eklemişsin “Duran zamanın dilsiz yalnızlığı” diye işte aynen öyleyim. Sen de “ Gülüşlerime sevda, gözlerime umut ve gecelerime ışık” sın ey yar!

 

Ve arzuhalimi bir beyitle bağlarken, yüreğimin derinlerinden feryat ederek yükselen bir ses diyor ki; yüreğinden akan kanı iç, ama kusuruna mahkûm olan bir güzelin sevdasına boyun eğme!

Şehid-i aşkın oldum lale-zar-ı dağdır sinem,

Çerağ-ı türbetim şem-i mezarım varsa sendendir…     

Aşkının şehidi oldum, göğsüm yaralardan lale bahçesi gibidir.

Türbemde kandil, mezarımda mum varsa(o da) sendendir.

Şeyh Galib

 

Baki SENDAY

bakisenday62@gmail.com                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 114
 Dün : 12759
 Toplam : 26740525
 Ip No : 54.167.15.6