Manşet 19.6.2021 19:27:48 1470 defa okundu

Tunceli’yi Özlemişim

 Ayrıldıktan iki yıl sonra, üç gündür tekrar Tunceli’deyim ve yakında dönüyorum...Mehmet Yılmaz SAVAŞÇIN Yazdı...

 

 

Eğitim düzeyinin en yüksek olduğu kentimiz. Üniversite diploması konusunda da öyle. Yaşam biçimleri buna zaten uygun.

Çevredeki baskın Sünni komşular ovalara yerleştiklerinden Dersimli Alevilere zaten sadece hayvancılık yapabilecekleri dağlık alan kalınca okumak öncü seçenek olmuş. Burada çoğunluk Alevi olduğu halde Sünni komşuları ile hiçbir sorun yaşanmaz. Hatta kız alınıp verilir ve bu düzen muhteşem bir uyum sağlamıştır. Felaketten kaçan Ermeniler de buraya sığınmayı yeğlemiş olduklarından etnik hamur daha da renklenmiş.

Tunceli’de birçok insan anneannesinin ya da babaannesinin Ermeni olduğunu hiç çekinmeden rahatlıkla söyler. Hala kısmen Ermenice konuşan köylerin olduğunu da duydum ama gidemedim.

Kadına şiddet olayı burada neredeyse sıfır düzeyindedir. Çünkü yüzlerce hatta binlerce yıllık gelenek, toplumsal yaşam ile inançsal kuralların tekleştiği bir ortam yaratmıştır ve kadın toplumun her yerinde her düzeyde devrededir. Başka bir anlatımla Osmanlının baskısından kurtulup evin kapısından dışarı, sokağa, topluma yönelen kadınlarımızın İstanbul’da bile geçmişleri en fazla üç kuşak geri giderken, burada onlarca kuşaktan söz edebiliriz. Minibüs ve dolmuşa bindiğimde, ödediğim paranın üstünü bana uzatan şoför “yine mi bu şaşkınlardan biri” dercesine bir bakışla beni utandırmış, kadınsı söylevinden asla taviz vermeyen bakımlı giyim kuşamı ile gencecik bir kızdı. Ayakkabı boyacısı da hatta Ovacık’ta veya başka bir kasabada erkeklerin devam ettiği kahveyi işletenler de kadın olabilir. Kentin toplumsal yaşamına etkisi es geçilemeyecek Tunceli EMEK Gazetesinin sahibi Hüsniye Karakoyun ve çalışanlarının neredeyse tümü gencecik hanımlardır. Erkekler temiz giyinme ile yetinirken, kadınlar şıklık konusunda özen gösterdiklerini belli edercesine sokaklardadır. Özellikle de genç kızlar daha da öte bir özgürlükle, geleneksel şalvarın çağa uygun biçimlenmişi ile kendi kültürlerinin zenginliğini çağa taşıyarak meydan okur gibidirler.

 Uzak bir köyden şehre araba ile dönerken sıkça rastladığım, yolda dolmuş çok seyrek olduğundan durduracağı veya duracak olan arabaya binen köy kadınları şehre ya erzak götürüyorlardır ya da hısım akraba ziyaret edeceklerdir. Ülkenin öteki yörelerinde olduğu gibi, yolda bekleyen kadın gelen arabaya arkasını dönmez. İnsanca bir sohbet ile kent merkezine varılır, vedalaşıp ayrılınır. Akşamları en yüksek ücretli otelden en ucuz kafeye kadar her yer kadınlı erkekli, çoluk çocuk bir adalığında sohbetin tadını çıkartırlar. Sokaklar da eski bir Akdeniz geleneğini hala sürdürürcesine (Seyran) akşam saatlerinde temiz giysili insanların renkliliğini yaşar. Kenti çevreleyen Munzur ve Pülümür nehirlerinin kıyılarında oluşturulmuş tertemiz göletler ve sahile yerleştirilmiş düzen, plaj görevini görür. Bu plajlarda, özellikle de hafta sonlarında, her sınıftan ve her yaştan insanlara rastlayabilirsiniz. Daha öğlen saatinde bira içmeye başlamış delikanlılar, uzun uzun masalara yerleşmiş büyük aile toplulukları, kıyıdan biraz uzakta olmayı yeğleyen genç çiftler, bebeğini uyutmak için salıncak yapmış ve yüzecek ise bebeğini komşu anneye emanet edip yüzen ve daha sonra komşusu diğer anne için bebek nöbeti tutacak anneler. Bu farklı sınıfların ve yaşların insanları bir arada hafta sonunun tadını çıkarırken, kimse kimseyi rahatsız etmez, kimse de ortamdan rahatsız değildir. Gelgelelim İstanbul’dan gelen gazete fotoğrafçıları devrededir ve büyük kent gazetelerinin baş sayfasında “Aaaa Tunceli’de bikinili kadılar denize giriyormuş” haberleri çıkıverir. Bunun yanıtını sanıyorum 2011 yılında yine bir Tuncelili aydın hanımefendi çok anlamlı biçimde vermişti: “Bizim binlerce yıldır süregelen geleneksel kültürümüzü sizin bikinili mankenler söyleminize indirgemeyin” demişti. Bu yanıt yeter de artar bile. Tunceli’de her bakkal aynı zamanda tekel bayisidir. Kasaba lokantalarında bile yemek yemeyip salt içki içmek için gelmiş kişilere veya kadınlı erkekli guruplara rastlamak doğaldır.

Yüzlerce yıl önce Sünni komşuları tarafından ötekileştirilerek yaşatılan bu insanlardan, 30’lu yıllarda devlet arşivlerine yeni yerleşmiş raporlarda “Tunceli’de sorun yoktur, düzen devam etmektedir” diye söz edilmektedir.  Buna rağmen, o günlerin koşullarında yakın ve uzak çevredeki isyanların da etkisi ile 1937 ve özellikle de 38’de çok ağır ve orantısız bir kırım yaşamışlardır. Üstelik daha sonraki yıllarda bu ötekileştirme artarak devam etmiş, öteki kavramının yerini kötü öteki almıştır. Kendi kusurunu halının altına süpürmenin en kestirme yolu karşı tarafı kötülemek ve ötekileştirmektir. Laik düzen onlar için çok önemli olduğundan CHP’yi tercih etmelerinde kötü öteki sayılmalarının da önemli rolü vardır. Günümüzde bile araba alırken plakasını başka bir kentten çıkaran insanlara veya doğumunu “çocuğum Tuncelili gözükmesin” diye komşu illerin hastanelerinde gerçekleştiren kadınlara rastlamam benim için çok acı ve şaşırtıcı oldu. Hiçbir şey öğrenmesek bile Alevi ve Sünnilerin barışçıl, bir arada yaşadıkları Dersim kültüründen öğrenebilsek ne ala.

Ancak şunu da unutmayın: bu insanlar buraya uzaydan gelmedi. Onlar da ülkemizin bir parçası. Üstelik içlerinden bazıları tıpkı öteki illerde olduğu gibi, çayırlık alanda mangal sefasından sonra oturdukları yeri arkalarında izlerini bırakarak terk eden kişiler. Yani içimizden birileri.

Tunceli’yi tanıyın. Nüfusu ile orantılandığında hiçbir kent için, Tunceli için yazıldığı kadar kitap yazılmamıştır. En azından internette yörenin yetenekli ve ünlü fotoğraf sanatçısı Malik Kaya’nın sayfasına girin. Memleketini ne kadar iyi tanıdığını ve sevdiğini göreceksiniz.

“Alevilerin ibadet biçimi her yörede farklıdır. Bizim buradaki ibadetimizde Şamandan da Hıristiyanlıktan da alıntılara rastlarsınız”  diyenler az değil. Gocunmadan ve açıkça. Sn. İzzettin Doğan, herhalde salt bu nedenle olmasa da, Alevi kültürü ve inancının ileriki yıllarda doğu ile batı kültürel yaklaşımında bağlayıcı rol alabileceğini söylüyor.  

 

                                           Mehmet Yılmaz SAVAŞÇIN

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 3979
 Dün : 16156
 Toplam : 44233209
 Ip No : 44.192.51.24