Sürmanşet 25.9.2020 17:54:00 1354 defa okundu

Tunceli'nin nüfusu ve nedenlerine kısa bir bakış

Cengiz SEFER'in kaleminden...

Tunceli EMEK Gazetesinin imtiyaz sahibi değerli Hüsniye Karakoyun hanımefendiyi bir Tunceli ziyaretim sırasında tanımıştım.

İlimizde günlük bir gazete çıkardığını, 2019 Ağustosunda tesadüfen öğrenmiş oldum.

Tunceli’de bulunduğum sırada tanıştırıldığım Hüsniye hanımın; cesur, atılgan, mücadeleci bir duruşu vardı. Kendisine bir röportaj sözüm oldu ancak bir türlü gerçekleştiremedik.

Kısa süreliğine Tunceli'de kaldığımdan dolayı sözümü tutamadığım için üzgünüm. Hüsniye hanımın bir kadın olarak Tunceli’de güçler ayrılığının 4. kuvveti diye tanımlanan basının bir ayağını oluşturması takdire şayandır.

Kendisini kutluyorum.

Bu niteliklere haiz hemşerilerimizi cesaretlendirmeli ve desteklemeliyiz.

Ben de bir Tuncelili olarak yaşam mücadelesi nedeniyle 1977 yılında Elazığ’da liseyi bitirip, kazandığım üniversiteyi okumak üzere Ankara'ya savruldum. O gidişten sonra da 43 yıldır hala

Tuncelili olarak üç-beş yılda bir atalarımızın topraklarını ziyaret ediyorum. Tunceli’ye geldiğimde de kendimi halkıma çok yabancılaşmış olarak görüyorum.

Bu beni hüzünlendirmiyor. Bu, kendime özeleştirim olabilir…

Evet bir çoğumuz eğitimimiz, ekmeğimiz, suyumuz için dışarlara savruluyoruz. Bu demografik hareketlilik ne yazık ki yatırım adaletsizliğinin olduğu dünyadaki bir çok ülkelerin de sorunudur.

Bu savrulmalar; ekonomik, siyasal ve sosyal nedenlere dayalı olarak gerçekleşiyor.

EMEK gazetesinden okudum, Tuncelililerin dışarıdaki yani Tunceli dışında, başka illerimizde, başka ülkelerde yaşayanların Tunceli’de yaşayanlardan kat kat fazla olduğunu. Bunun böyle olmasının bir çok nedeni var. Bu yalnız Tunceli'ye özgü bir durum değildir. İlimizin diğer illere göre göç vermesinin nedenlerinden biri de yaşamış olduğu talihsizliklerdir. Tuncelililer artık eğitimli ve bilinçli bir topluluk oluşturmuş durumdadır. Okuma-yazma oranında Türkiye birincisidir. Her türlü terörü, zulmü reddetmeli, barışçıl ve özgürlükçü olmalıdır.

İnsanlarımız can güvenliği endişesi yaşıyorlardı. Bu endişe etmeler, insanlarımızı, hayvancılıkta, tarım faaliyetlerinden kopararak göç etmeye ve o bölgeyi terk etmeye sevk etti. İnsanlar daha güvenli bölgelere akın etti. Bu hususlar daha da detaylandırılabilir.

 

Ekonomik nedenler dedik.

Bunu kısaca şöyle açıklayabilirim:

Tunceli'de geçmişten bugüne kadar sanayi ve üretim teknolojisini içeren yatırımlar yapılma. Bölgesel olarak birçok yeraltı zenginliğini topraklarında barındıran, Tunceli’de 3000-5000 kişiyi istihdam edecek bir tek yatırım kuruluşu bulunmamaktadır. Sanayi yatırımı olmayan bir bölgede, ticari aktiviteler de kısıtlı olacağından, insanlar işsiz ve aç kalınca, orada yaşayanlar başka illere ve bölgelere akın etti. Hatta ve hatta Dünya'nın bir çok gelişmiş ülkelerine göç etti. Aş-iş için çare arayışı yıllardır devam etmektedir. Siz buna isterseniz beyin göçü deyin, isterseniz işgücü göçü.

Ülkemizde çare bulamayanlar, Dünya'nın bir çok kalkınmış ülkelerine savruldular. Başta Almanya, Fransa, Amerika, İskandinav ülkelerine ve Kanada’ya yerleştiler…

Ben bunların bir çoğunu gittim, gördüm.

Bunların % 90’nının durumu Türkiye'deki durumlarından 10 kat daha iyi, bir refah seviyesine sahipler...

Bu göç sorunu yakın zamanla sınırlı değil.

Tunceli'nin siyasal tarihinden başka acı gerçekler de tabi ki var.

Bu acı gerçekleri kaşımanın bugüne pratik bir faydası olamayacağını bildiği için önümüze bakarak, yürüyeceğiz.

Tunceli feodal bir yapıya sahip olduğu dönemlerden, bugüne çok büyük acılar çekerek evrildi.

Bu feodal dönemin acı gerçekleri hep tek taraflı ele alınmış, içteki feodal ağaların zulümkar uygulamaları, kan davaları savsaklandı.

Gerek Osmanlıların son döneminden Cumhuriyet’in ilk kuruluşuna kadar bu feodal-acımasız ağaların zulmünden kaçıp başka bölgelere göç edenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazladır. Siyasal boyutuyla konuyu irdelediğimizde, 1907’den başlayarak 1909 ve 1924-1938’e kadar da siyasal otorite, haklı ve haksız nedenlerle, Dersimlileri zorunlu iskan kararları ile göç ettirdi.

 Bu tahlisiz sürecin burada yaşayanlar üzerinde travması hala da devam etmektedir.

Bu zorunlu iskan ettirme nedeniyle, Türkiye'nin bir çok ilinde Tuncelili hemşerimiz bulunmaktadır… Edirne’den Kars’a, Nevşehir’den Ankara, Çankırı, Yozgat, Tokat, Amasya, Balıkesir, Bursa, İzmir, Aydın, Konya, Ordu, Samsun ve daha bir çok ilde yaşamaktadırlar.

Birçoğu da asimilasyona uğramıştır bizler gibi…

Tuncelililer ülkemizin diğer illerinde ve yurtdışında yaşayanlarla toplam 2.000.000 (iki milyon) civarında bir nüfusa sahiptir.

Bu varlıklarıyla da dinamik toplumsal bir duruş ifade ediyorlar.

Bu da, kısaca özetlediğim gibi; siyasal tarihlerinden kaynaklı travmalardır.

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 12191
 Dün : 15571
 Toplam : 39697059
 Ip No : 3.238.62.144