Eğitim 11.5.2020 19:39:02 7719 defa okundu

Tunceli’nin İçme Suları Raporu-2

Her 100 depodan 56'sının suyu "UYGUNSUZDUR" raporuna sahip. Peki mevzuatını bulduğumuz içme sularında bakın bozuk çıkınca ilgili kurumun hemen ne yapması gerekiyormuş? Nazi Almanyasının faşizm işaretinin Tunceli'de ne işi vardı. Üstelik bakın nerede fotoğrafladık? Hüsniye KARAKOYUN imzalı o geniş haber derlemenin ikinci bölümü sizi daha şaşırtacak

Tunceli'nin içme sularıyla ilgili çıktığımız bu araştırma sırasında gördük ki, her 100 depodan 56'sına “UYGUNSUZDUR” raporu tutulmuş. Rapor, belediyelerin sorumlu olduğu yerlerde belediye başkanlıklarına, köylerin sularıysa İl Özel İdaresine rapor edilmiş. Ancak üzerinden geçen zamanda birkaç yerde depo iyileştirmesi adı altında sözde çalışmalar yapılmış ancak fotoğraflardan da görüldüğü üzere, deponun önceki hali iyileştirmeden(!) sonra  daha kötü hale getirilmiş adeta. Üstelik, depo yapıldıktan sonra içindeki harç vs temizlenmeden teslim alınmış. Tunceli İl Özel İdare Genel Sekreterliği (Köy Hizmetleri)nden giden kontrolör sözde teslim aldığı deponun kapalı olan suyundan habersiz.

Ne olmuş peki diye sorarsanız?

Tunceli Hozat'a bağlı Türktaner Köyü Akpınar Mezrasında yaşayanlar bu kapatılıp kimseye haber verilmeyen vanadan ötürü, yaklaşık 6 ay suyunu köy çeşmesinden taşıdı. Köyde tamamı 75 yaş üstü vatandaşın yaşadığı düşünülürse, durumun vehameti daha iyi anlaşılacaktır.

Çaytaşı Köyü İbrahimtaner mezrasında  içme suyu yok diye 2000'li yılların başında işinsanı Mustafa Güler tarafından köye içme suyu getiriliyor. O dönemki depo 2012 yılında ihaleyle bir kişiye pas edilip yenisi yaptırılıyor. Köylülerin iddiasına göre, eski deponun da hasarlı olduğu görüntüsü oluşturulması amacıyla balyozla tahrip ediliyor ancak beton o kadar iyi yapılmış ki çok az zarar görüyor. Ancak İlçe Özel İdare Müdürlüğü'nün yaptırdığı deponun durumu ise korkunç. Her tarafı dökülür haldeki deponun içinde Dünyada bir çok kaynakta Nazilerle özdeşleştirilip faşizmin sembolü görülen gamalı hac işareti çizili halde. “Kilitli olan bu depoya kim çizdi bu sembolü?” sorumuza, depo yapılıp bitirildiğinde bu da içine çizilmiş haldeydi yanıtı aldık.

Şimdi soru şu; “Bu işareti kim, niye çizdi? Bu deponun hak edişi öncesinde kontrolü yapan İl Özel İdaresi personeli neden bu duruma itiraz etmedi de depoyu bu haliyle teslim aldı?

İçme sularıyla ilgili haberi derlemeye çalışırken, dinlediklerimden ürperdiğimiz konuşmalar oldu. Bazı köylerdeki vatandaşlar, depolarda ölü kurbağa, yılan gördüklerini aktardı. Köylülerin ihmalkarlığı, depo temizliğine özen göstermemesi kurumların koordinasyonsuzluğu, denetimlerdeki lakayıtlık, kurumlar arası “Aman kötü olmayalım” psikolojisi sonrasında, ortaya Tunceli gibi yer altı içme suyu kaynaklarıyla övünen bir şehrin depolarından akan suyun sağlığımıza nasıl zarar verdiğini öğrendik. Nazi Almanyasında zulmün simgesi olarak görülen gamalı hac işareti ile teslim edildiği iddia edilen, zaten depo anahtarlı olduğu için birilerinin girmesi mümkün olmayan, köylüler de anlamını bilmeden bizim sorularımız üzerine “Bu işaret depo yapıldığından beri var” diye yanıtıyla harmanlanan bu su haberimizde sürecin şöyle işlemesi gerekiyor.

 

SAĞLIK BAKANLIĞI İÇME SULARI REHBERİ

İçme sularının durumuna ilişkin yaptığımız haber üzerine verileri daha sağlıklı toplayabilmek için Tunceli Halk Sağlığı Müdürlüğünü ziyaret ettik. Birkaç yıl önce Sağlık Bakanlığının yaptığı düzenleme ile İl Sağlık Müdürlüklerinden ayrılarak bağımsız hale dönüştürülen Halk Sağlığı Müdürlükleri, birkaç yıl içerisinde yeni bir düzenlemeyle İl Sağlık Müdürlükleri çatısı altında tekrar birleştirildi.

İçme sularıyla ilgili analiz sonuçlarını öğrenmek üzere ziyaret ettiğimiz Tunceli Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Halk Sağlığı Müdürlüğü, uzun nazlar sonucu paylaştığı verilerde Tunceli genelinde 340 depo olduğu, bunlardan 311'inin aktif olduğu ve bunlardan % 56,3'üne “UYGUNSUZDUR”  raporu düzenlendiğini açıkladı.

 

SONUÇLARIN İLAN EDİLMESİ GEREKİYORMUŞ!

Sularla ilgili araştırma kapsamında incelediğimiz Sağlık Bakanlığı'nın İçme Suları Rehberinde, kurumun görevleri ve sorumlulukları tanımlanmış. Tunceli Halk Sağlığı Müdürlüğü yetkililerinin isim vermekten kaçınarak, bizim ısrarımızla yaptığı kısa bilgilendirmeye rağmen, rehberde kurumun yaptığı analiz sonuçlarını kamuoyuyla paylaşma zorunluluğu var.

Sağlık Bakanlığı içme-kullanma suyu ile ilgili yürütülen görevler 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunun 235-242 maddeleri ile 181 Sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43. Maddesine dayanılarak hazırlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılmalıdır.

İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik kapsamında, Genel Esaslar Madde 6-Suların, sağlığa uygun ve temiz olması zorunludur. İçme-kullanma sularının bu yönetmelikte yer almayan parametreler yönünden kirlenmesinin ve bu kirlenmenin insan sağlığına potansiyel bir tehlike oluşturmasının muhtemel olması halinde, bu yönetmelikte bulunmayan maddeler ve mikroorganizmalar için ayrı izleme yapılır, izleme sonuçlarına göre gerekli tedbirler alınır.

Bilgilendirme ve Rapor Etme Madde 14 -Yetkili mercilerce içme-kullanma sularına ilişkin olarak tüketicilere yeterli ve güncel bilgiler sağlanır ve bu doğrultuda Bakanlık bilgilendirilir. Suların kalitesi hakkında, tüketicileri bilgilendirmek için üç yılda bir rapor yayınlanır. Rapor üç takvim yılını kapsar ve bu dönemin sonundan itibaren bir takvim yılı içinde yayınlanır. Bu raporlar yayınlanmasından itibaren iki ay içinde Komisyona gönderilir.

4. Bilgilendirme ve Uygunsuzluk Durumlarının Yönetimi

Sağlık Bakanlığı tarafından şunlar önerilmektedir: Normal durumlarda Sağlık Müdürlükleri, kullanabilecekleri en iyi metotları kullanarak dağıtılan su hakkında tüketicileri en kısa sürede bilgilendirmelidir.”  

Fransız Halk Sağlığı Kanunu'na atıfta bulunulan içme suyu rehberinde

“İnsani tüketim amaçlı suların kalitesine ilişkin veriler, özellikle de sağlık kontrol analizlerinin sonuçları ve insanlar üzerinde yapılan kontrollerin sonuçları kamuya açık olup her bireyin bunlara ulaşabilmesi gerekmektedir. Valiler düzenli olarak dağıtılan suların kalitesine ilişkin bilgileri her bir tüketicinin anlayabileceği basit bir dille kaymakamlara aktarmak zorundadır.

Dağıtılan suların kalitesine ilişkin bilgiler belediye binalarında asılı olmalıdır. Bunun yanı sıra, söz konusu koşullar altında alınmış her türlü önlem de belirtilmelidir.

Tüketicilerin haberdar edilmesi için uygun görülen kestirme biçimlerle bilgilendirilerek önlemlerin alındığı acil durumlar haricinde, kaymakamlar vali tarafından kendilerine gönderilen içme sularına ilişkin tüm dokümanları veya bunların daha net bir şekilde anlaşılabilmesi için bu dokümanların yorumlanmasıyla birlikte oluşturulan sentezleri, söz konusu dokümanların kendilerine gönderilmesinden iki gün sonra belediye binalarına asmalıdırlar.

Bu dokümanlar yenileri gelene kadar asılı kalmalıdır. Ayrıca nüfusu 3500'ten fazla olan belediyelik yerlerde, dağıtılan içme sularının kalitesine ilişkin verilerin bulunduğu yıllık sentezler, kaymakamlar tarafından belediye gazetesinde yayınlatılmalıdır.”

Ayrıca su kalitesinin direktifteki 5 maddede belirtilen parametrik değerlere uygun olmaması gibi bir risk mevcudiyeti halinde Sağlık Bakanlığı şunları yapmalıdır: Parametrik değerler açısından meydana gelmiş olan uygunsuzluğun ortadan kaldırılması veya azaltılması için, arazi sahibinin yapabileceği herhangi bir çözüm getirici faaliyet varsa, bu faaliyetler hakkında rehberlik edilmesi gibi uygun önlemler alınmalıdır.

- Suyun parametrik değerler açısından uygunsuz olma riskini azaltmak veya bu riski ortadan kaldırmak için su dağıtılmadan önce suyun yapısı veya özelliklerini değiştirmeye yönelik uygun arıtım teknikleri kullanılması gibi farklı önlemler alınabilir. Suyun dağıtılmakta olduğu tüketiciler derhal haberdar edilmeli ve tüketicilerin yapabilecekleri herhangi bir düzeltici faaliyet varsa kendilerine bu konuda rehberlik edilmelidir

 

HALKA AKTARILACAK BİLGİLER NELERDİR

Bilginin faydalı olması için, herkesin bu bilgiye erişebilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, bir yandan basit ve geniş kitleye aktarılabilir olmalı ve diğer bir yandan da anlaşılır olmalıdır. 

 

SONUÇLARIN HALKA BİLDİRİLMESİ İÇİN OLASI FARKLI ÇÖZÜMLER NELERDİR?  

Sonuçların iletilmesi için çok sayıda yöntem bulunmaktadır. Sonuçların iletilmesi, kişilerin kullanımına sunulması, geniş kitleye aktarılması için gerçekleştirilmesi daha kolay olan çok sayıda yöntem bulunmaktadır. Verilerin kullanıma sunulması, analizlerin sonuçları doğrudan gelip bunlara bakmak isteyen kişilere verilir, ancak bilgiyi gelip almaları gerekmektedir.Gerçekten de her sonucu popülasyonun tamamına kişi hane düzeyinde teker teker iletilmesi çok zordur. Bu karşılanması mümkün olmayan insan ve para kaynağı gerektirmektedir. Bu tipteki başlıca yöntem yönetmelik gereğince analiz sonuçlarının elde edilmesinden itibaren 2 gün içerisinde belediye binasına asılmaları zorunluluğunu kapsamaktadır. Yenileri belediyeye ulaşana kadar bu sonuçlar asılı kalır. Daha ziyade bir iletişim eylemi olan ikinci bir yöntem, bilgi el kitapçığı aracılığıyla, belirli bir bölgedeki suyun kalitesi hakkında düzenli bir sentez teşkil etmektedir. Böyle bir belge genel bir bakış açısı edinilmesini sağlamaktadır.

 

GENELE YAYMA

 Abonelere ve ilgili kuruluşlara bireysel mektuplar,

 Posta kutularına bırakılan yazılar,

 Belediye veya semt gazetelerinde haberler,

 Belediye binasında veya diğer uygun yerlerde ilanlar: binalar, semt konutları, vb.

 Radyo anonsları,

 Yerel veya ulusal televizyon haberleri,

 Hedef kitlelere telefonla bilgi…

***

Görüldüğü üzere; Tunceli İl Sağlık Müdürlüğünün İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğine ilettiği onların da Vali başkanlığındaki İl Hıfzısıhha Kurulu'na iletmesi gereken, halka da açıklanması zorunlu bu kirlilik, ne yazık ki bizim araştırmalarımız ve zorluklarla elde ettiğimiz bir veriye dönüştü. Ve Sağlık Bakanlığı'nın rehberinde tanımlanan sonuçların halka açıklanması zorunluluğu, hatta yerel basına bilgi verilerek bunun yaygınlaştırılması, vatandaş bilgilendirmesinin önemine rağmen, bizim yerel basın olarak kelpetenle adeta bilgi alma çabamız sonucunda, şimdi Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü hangi köyler ile belediyelerin içme sularına “UYGUNSUZDUR” raporu düzenlendiğini, bu raporlara rağmen neden iyileştirme yapılması konusunda üstüne düşeni yapmadığı, sağlık gibi önemli bir konudaki bu vurdumduymazlık sonucu vatandaş sağlığı ile oynayan yöneticilere ve kurumlara bir yaptırım uygulanıp uygulanmayacağının kamuoyuna açıklanmasını talep ediyoruz.

Öte yandan, her vatandaşın içtiği suyun temiz olup olmadığını bilme hakkı olduğu gerçeğinden hareketle, tüm vatandaşlar ile muhtarlar ve belediyelerin kendi su analiz sonuçlarını Tunceli Sağlık Müdürlüğünden talep etmelerini öneriyoruz. Bu pandemi süreciyle alakalı değil. Henüz korona virüs salgını olmadan, yani 2019 yılındaki bu raporlara göre; sağlıksız çıkan bu suların durumu, birçok depoda köylünün ne işe yaradığını bilmediği boş ya da dolu ama yıllardır öylece kenarda duran pislik içindeki klorlama bidonları konusunda bilgilendirme,

cihazların çalıştırılması gerektiğinin önemle altını çiziyoruz.

        Hüsniye KARAKOYUN imzalı haber-derleme

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 6742
 Dün : 12638
 Toplam : 36657269
 Ip No : 34.204.168.209