İlçe Haberleri 26.1.2021 09:53:19 200 defa okundu

Sürü Ahlakı

Baki SENDAY'ın Kaleminden...

 

Günümüzde, modern anlamda erdem, otoriter ahlâk anlayışının bir kavramıdır. Çünkü erdemli olmak, boyun eğmeyi; kendini yadsımayı ve bireyselliğini tam anlamıyla yaşamaktan çok bastırmayı gerektiriyor. İnsan doğasına özgü niteliklerden biri ve önemlisi, insanın ancak kendi türdeşleriyle dayanışma, ilişki ve doyum içinde mutluluk arayışıdır. Bu ise bireysel değerlerin oluşumuyla mümkündür.

Sevgi denilen duygu, ne yukarılardan bir otoritenin verdiği bir güç, ne de zorla kabul ettirilen bir görevdir, insan için. Otoriter ahlâk anlayışının aksine, insan doğasının temel niteliklerinden olan hümanist (aynı zamanda anropolojik olan) ahlâk anlayışı ise; insanın değer yargıları, yargıları ve algıları da dahil; varoluşunun özelliklerinden doğan ve ancak insan olmakla anlam kazanan etik değerler toplamıdır.

Otoriter ahlâk anlayışının ilk insan suçu ve ahlâksızlığı olarak değerlendirdiği, Adem ile Havva olayında; suçun veya ahlaksızlığın nedeni yasak meyveyi yemek değil, otoriteye karşı gelmek olarak değerlendirilir, kutsal kitaplarda. O meyveyi yemeyi yasaklayan bir otorite vardır çünkü.

Gerçekte ise, erdem ve günahın sınırlarını belirleyen insanın kendisidir. İnsanın etik değerlerinin oluşumunda en önemli etken, hiç şüphesiz insanın iyiliği ölçütüdür.

Yani insana yararlı olan iyi kabul edilir.

Otoriter ve zamanla gelenekselleşen ahlâkî değerlere göre, “iyi” kabul edilen bir çocuk, yalnızca anne ve babasının istemlerine boyun eğen, onların doğrularını doğru kabul eden uysal bir çocuktur. Bu nitelikte bir çocuk korkak ve güvensiz olabilir. “Kötü” çocuk da anne babasının hoşuna gitmese de, kendi istemi ve içten gelen ilişkilere göre eylemde bulunan biridir. Otorite daima kendine bağlı olanı ezme ve sömürme taraftarıdır ve karşı çıkmayı suç diye niteler. Yani boyun eğmeyi erdem, başkaldırıyı ise büyük suç olarak görür.

Bir kişiliği inceleyen psikolog, psikiyatrist veya sosyoloğun ilk yapması gereken eylem, o kişiliğin hangi etik değerlerle büyüdüğünü incelemektir. Günümüzün otoriter ve totaliter tiranlarının, yoğun kitle tabanına ulaşmasının temel nedenlerinden biri, gelenekselleşen otoriter ahlakın etki gücüdür. Kitle, zaten boyun eğmeye hazır hale getirilmiştir. Demokratik rejimlerin seçim ve oy hakkı, tam da bu nedenle örgütlü cehaleti en tepeye taşıyabilmektedir.

Temeldeki değerler, değer yargıları ve bir bütün olarak içselleştirilmiş otoriter ahlâk anlayışı, niteliksiz kalabalıkları otoritenin emrine hazır hale getirmiştir.

“Sürü Ahlâkı”da denilen, mutlak bir otoriteye boyun eğme anlayışı, aynı zamanda, otorite olanı, kutsama noktasına kadar taşıyabilecek durumlara da sebep olabilmektedir. Otoritenin uyruğu olanların; zayıf, kendine güvensiz ve korkak olması onların en belirgin vasıflarıdır. Çünkü aklın muhakeme gücünden yoksunluk söz konusudur. Akıl, kaynağını bireyin yeterliliğinden alır.

Zayıf ve irade yoksunu olanlar ise, gücünü otoriteden alırsa ayakta kalabilir. Daha basit bir ifadeyle, birey hümanist etik değerleriyle dimdik ayakta kalırken, niteliksiz kalabalığın insanı sürüleştikçe kendini güçlü his eder. Yani birinde nitelik, ötekinde ise nicelik güç kabul edilir.

Otoriter değerlerin büyüttüğü çocuklardan, insan için, neyin iyi olduğunu bir otoriteden bekleyen büyükler doğar.

Oysa insancıl ve hümanist ahlâkın büyüttüğü çocuklardan, eyleminin öznesi olabilen ve kurallarını kendileri koyabilen büyükler doğar. Hümanizmanın insan doğasında, akılsal otorite esastır. Bir kahramana veya kurtarıcıya ihtiyaç duyulmaz. Aklın erdeminden başka kimseden korkmaz.

Akıl zaten onun en değerli müttefikidir. Akılcı insan davranışı, gücünü eleştirilmekten alır ve özeleştiri yeteneği zirvededir. Otorite ise asla eleştiri kabul etmediği gibi, düşman olarak da görür.

Tebaa olanların genel durumu incelendiğinde, kararları tamamen otoritenin verdiği, akıl ve bilginin bir anlam taşımadığı, eleştirmenin cezalandırıldığı, sadece otoritenin yararına çalışan bir mekanizmanın işlediğini görürüz.

Otoritenin kararları tartışılamaz. Otorite, son derece ince bir kurnazlıkla, kitlenin varoluşunu kendi varoluşuna bağlayarak, yıllarca diktasını sürdürebilir. Kendine bir kötülük olursa, bütün ülkenin batacağını niteliksiz insanların şartlanmış değerlerine ve zihinlerine enjekte ederek, yıllarca onların sırtından nemalanabilir.

Sonuç olarak çocukların eğitiminde çok dikkat edilmesi gereken önemli etkenlerden birisi, kendilerini gerçekleştirmelerine fırsat tanımaktır.

Bunu yaparlarken hata da yapabilirler.

O hatalar onlar için gelecekte etkili birer öğretmendirler. Kendi varoluşları herhangi bir otorite tarafından sakatlandığında o çocuklar artık asla karar verecek irade ve gücü bulamazlar. Her zaman büyülü bir kahraman ararlar.

Sürüye karışmadan hiçbir anlam taşımazlar. Kendilerine ait bir ahlâk ve erdem dosyası yoktur.

Başkalarının uyruğu ve uydusu olarak anlamsız bir hayat sürüp giderler.

 

Baki SENDAY

 

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 1191
 Dün : 16663
 Toplam : 41754487
 Ip No : 3.215.180.226