Güncel 30.9.2020 07:35:00 175 defa okundu

SENDEN AF DİLEYEMİYORUM!

Doç. Dr. Şafak Nakajima'nın kaleminden...

‘’Zorbalıktan kaçındım, kimseye bulaşmadım, zorda kalanlara yardım ettim. Paraya ihtiyacı olana para, ilgiye ihtiyaçları olana ilgi verdim. Hayvanları sevdim onlara ilgi gösterdim, besledim. Doğayı kirletmemeye çalıştım. Uzayı, doğayı, ormanları, gökyüzünü ve hayvanlar için plastiklerimi çöp yerine istifleyip geri dönüşüme bile atmaya çalıştım. Daha iyi bir dünya için elimden geleni yaptım."

Geride bıraktığın veda mektubunda yazmışsın bunları Furkan…

Furkan Celep… 18 yaşındaydın…

Belli ki çocuk ömründe erdemli, iyi bir insan olmaya çalışmıştın…

Belli ki yalnızca zamanını, paranı, ilgini değil, kalbini de vermiştin ihtiyacı olanlara…

Belli ki hassas yüreğin, bizim sana verdiklerimizin yükünü taşıyamamıştı!

Biz büyüklerin olarak, kısa bir süre konuk olduğun bu dünyada sana ne mi vermiştik?

Senin yaşadığın sürece kaçınmaya, iyileştirmeye, düzeltmeye çalıştığın her şeyi; değil mi?

Tepeden tırnağa akıl almaz kabalığı, zorbalığı, saygısızlığı ve küstahlığı!

Kendinden farklı düşünen, davranan, farklı etnik kökenden, inançtan gelenleri anlamak ve saygı duymak yerine susturmayı, ötekileştirmeyi, aşağılamayı ve yok etmeyi…

Aç ve yoksula, ilaç bulamayan hastaya, en zor koşullarda çalışan doktora ve sağlık emekçilerine her fırsatta saldırmayı, hakaret etmeyi, dövmeyi, öldürmeyi…

Yakınını maden katliamında kaybeden mağdura mecazen değil fiilen tekme atmayı…

Yüzde 20’ sinden fazlası açlık sınırının, yüzde 60’ dan fazlası yoksulluk sınırının altında olmak üzere, yüzde 80’ den fazlası açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan insanları…

Dayak yiyen, evden atılan, defalarca bıçaklanan, elleri kesilen, boğulan, yakılan, üzerine bir de beton dökülen kadınları…

Üçte birinin ne okuma ne de çalışma imkânına sahip olduğu, çalışanlarınsa açlık sınırında sömürüldüğü bir gençliği…

Tecavüz edilen, keyif için üzerinden araçla geçilen, arabanın arkasına bağlanıp kilometrelerce sürükleyerek can verdirilen masum hayvanları…

Milyonlarcası bir kalemde kesilen, yakılan ağaçları, ormanları, o ormanların yanarak, dumanda boğularak ölen milyonlarca kuşunu, tilkisini, kurdunu, böceğini, sincabını, ceylanını…

Talan edilen cennet koyları, ırmakları, gölleri verdik…

Tek bir şeyi veremedik sana!

İnsanlığımızı ve haysiyetimizi ihlal eden, değerli hissetme yetimizi bozan sosyal eşitsizliğin, adaletsizliğin ve bireyciliğin biteceği, ‘’Ben’’ değil ‘’Biz’’ olacağımız bir dünyayı umut etmeyi…

O umut olsaydı, sen de burada olurdun Furkan…

Ben de eski bir dünyalı olarak, emaneti gönül huzuruyla ellerine teslim ederek ayrılırdım buralardan…

Senden af dileyemiyorum!

Yaptıklarımızın affedilecek bir yanı yok çünkü!

 

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 19517
 Dün : 23211
 Toplam : 39824836
 Ip No : 35.170.78.142