Sürmanşet 6.11.2019 09:23:00 1295 defa okundu

Murat Tankişi “Ben de mağdurum”

Dersimspor otobüsüne dair Murat Tankişi ile konuştuk.

Murat Tankişi, otobüsün kiralanma süreci ile sonrasında yaşananlara dair şu açıklamalarda bulundu. Tankişi, “Otobüs Dersimspor Kulübü’nün adına değildi. Bülent Anhan adınaydı. Ben bu arabayı Murat Aran ve Kemal Seçkin’den kiraladım. Piyasadaki borçlarını kapatmak için aylık 10 bin TL kira karşılığı 8 ay sözleşme yaptık. 8 ay boyunca kasaba 20 bin TL, sigortacıya 20 bin TL, züccaciyeye 4 bin TL, yıkamaya 2 bin TL… bu tür borçlarını üstlendik. Kendi senetlerimi verdim. Arabayı ilk kiraladığım zaman 80 bin küsur da arabaya masraf ettim. Bu arkadaşlarla çalıştık. Kiralarını verdik. Borçlarını ödedik. Sözleşmenin tarihinin geldiği dönem, Kemal Seçkin ile diyalog içindeydik. Dersimspor Kulübünün onlara dava açtığını söyledi. ‘Ben bu arabayı bir el daha değiştirmem lazım. Satıyorum. Alacaksan sen al.’ dedi. Sözleşmenin bitmesine 10 gün kadar bir süre kalmıştı. Kemal’i aradım. Dedim ki, ‘gelin, sözleşmemizi tazeleyelim. Kiraya devam edelim.’ O da Dersimspor kulübünün ona dava açtığını söyledi ve ‘benim arabayı elden çıkarmam lazım. Arabayı üçüncü bir şahsa satmam lazım’ dedi. Pertek’te CANMAR diye bir market var. Ali Yılmaz’ın adına devrettiler. Devrettikten bir saat sonra arabanın ruhsatı yine bana geldi. Ben de arabayı bağlamıştım zaten. Servise göndermemiştim. Cumhuriyet Mahallesinde evimin önündeydi. Gelip sözleşme yapsınlar diye beklerken, 4-5 gün sonra Ali Yılmaz beni aradı. ‘Ben bir araba aldım. Araba sendeymiş. Arabayı vermiyormuşsun’ dedi. Dedim ki, ‘Ben seni tanımıyorum. Ama eğer bu araba seninse ne işi var bende. Ruhsatı bende. Ayrıca arabayı görmeden nasıl para verdin?’

Yani aslında böylece beni oyuna getirdiler. Sonra da beni polise şikayet etmişler. Sanki ben arabayı zorla alıkoymuşum gibi gösterdiler. Beni malı gasp etmekten, arabayı alıkoymaktan şikayet etmişler. Ben de karakola gittim ve ifademi verdim. Savcı arabayı teslim etmemi söyledi. Ben de arabayı teslim ettim. Mahkemelik olduk. Ama mahkeme benim lehime karar verdi. Ben de Kemal Seçkin’den şikayetçi oldum. Zaten otobüsü usulsüzlükle verdiler. Kulüp hesaplarında bedeli yok.  Alan adamın kulüpten bir kuruş alacağı yok. Genel kurul kararı yok. Yönetim kurulu kararıyla bu araba satılmış. Evraklar bendeydi. Valiliğe gittim, mahkemeye gittim. Bülent Çetin o zaman kulüp başkanıydı. O zaman o da yanımdaydı. 189 bin lira beni zarara soktular. Borçlarını kapattım. Sonunda karakoldan çıktım. Gittim arabayı pazarlamışlar. Şuan Tuncelililer otobüsü olarak çalıştırılıyor. 23 plakayla. Ben gittim ve dedim ki ‘kardeşim, siz bu arabanın devrini karşı tarafa yapacağız dediniz.  O zaman söyleseydiniz ben bu arabaya bu kadar masraf etmeseydim.’ O arabayı hibe eden arkadaşları aradım. Murat Bey’i aradım. ‘Bu konuda yardımcı olmaları için. Otobüs kulübün demirbaşıdır. Bunlar yolsuzluk yaparak bu otobüsü sattılar. Parasını çatır çatır yiyorlar’ dedim. Onlar da, ‘biz ne yapalım? Satmışlar bitmiş.’ dedi. Bugün Sönmez Aydın’ın videosunu dinledim. Böyle bir saçmalık yok. Sen bir kulüp devralıyorsun, kulübün demirbaşlarını nasıl araştırmıyorsun? Bu adam bu malı nasıl satmış? Bu malın çıkışını nasıl yapmış? Biz ayaküstü konuştuk diyor. Bu işler ayaküstü konuşulacak şeyler değil. 180 bin lira beni dolandırdılar. Bu adamlar kimsenin otobüsün peşine düşeceğini farkında değil. Ben Kemal Seçkin’in hesabına para atmıştım. Borçlarını ödedim. Senetlerim var. Ben parayı Kemal Seçkin’in şahsi hesabına yatırdım. Hepsinin dekontu da var bende. Bir de benim kulübün borçlarını ödemek için verdiğim senetler var. Vergi dairesine ödediğim borçları, otobüsün12-13 bin lira trafik cezası, defter paralarının hepsini ben ödedim. Bu arabadan ötürü 80 bin liradan fazla zarar ettim. Ben de otobüsü Tuncelililer firmasında çalıştırıyordum. Otobüs benden alındıktan sonra Aytaçlar Petrol’deydi. Bana telefon geldi otobüsü satıyorlar diye. Gittim. Hatta orada Kemal Seçkin ile tartışmamız, kavgamız oldu.  Orada arabayı alacak arkadaşla konuştum. Dedim ki ‘bu arabaya bu kadar masraf ettim. Ben bu arabaya bedel ödedim. Bu araba kulüp arabası, yarın öbür gün başınız ağrır. Siz parasını verirsiniz bu araba döner kulübe gelir.’ Beni dinlemediler. Arabayı aldılar. Kemal Seçkin ile kavga edince abisi geldi. Murat Aran da oradaydı. Ali Yılmaz da oradaydı. Orada Ali Yılmaz’la da tartıştım. Dedim, ‘sen bu arabayı aldın. Şimdi satıyorsun. Kemal Seçkin ve Murat Aran’ın ne işi var senin yanında?’ Açıklayamadı. Sustu. Bunun hepsi oyundu. Bu otobüs kulübün yönetim kurulu kararıyla, yönetimdeki Reina Kafe’nin sahibi Bülent Anhan’ın üzerine yapılmış. Bu adamın kulüpten 1 TL dahi alacağı yok. 5 kişinin imzasıyla, yönetim kurulu kararıyla arabayı satışa çıkarıyorlar. Genel kurulun kararı yok. Bu arabayı satıyorlar ama satış bedeli kulübün hesaplarına girmiyor. Bu da mal kaçırmaya giriyor. Geçen günlerde yine Cumhuriyet Başsavcılığına beni dolandırdıklarına dair şikayet dilekçesi verdim. Resmi evraklarımı da sundum. Ne hikmetse reddedildi. Savcılık dava aşamasına geçmeden takipsizlik kararı vermiş. Kağıdı avukata verip yeni bir dava açacağım.” dedi. 

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 4113
 Dün : 23189
 Toplam : 32394500
 Ip No : 3.234.210.89