Sürmanşet 17.7.2019 20:57:21 1330 defa okundu

“Mayınlar Temizlensin Çocuklar Ölmesin”

 “Mayınların bir an önce temizlenmesi hayati derecede önem arz ediyor”  VİDEOLU HABER

VİDEOYU İZLEMEK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ

Tunceli’de Ayaz ile Nupelda adlı iki kardeşin patlama sonucu hayatını kaybetmesi üzerine mayınlar ve patlayıcı maddelerin yarattığı tehlikeler bir kez daha gündeme geldi. “Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri” adı altında bugün bir araya gelen bazı siyasi parti ve STK’ler, duruma dikkat çeken bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı yapan İHD Tunceli Şube Başkanı Gürbüz Solmaz, ilimizde bulunan mayınların biran önce temizlenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bölgemizde mayınlı alanların büyüklüğünün 214 milyon 732 bin 307 metrekare olduğu da aktarılan açıklamada, Türkiye’de insanların hayatta kalması için doğru yaşam koşullarını yaratmaktan herkesin sorumlu olduğu da ifade edildi.

 

 Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu’nun yanı sıra, Baro Başkanı Kenan Çetin, Avukat Barış Yıldırım, bazı siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar da basın açıklamasına destek verdi

 

“Patlama yerinde herhangi bir çukur veya tahribat yok”

Solmaz’ın Seyid Rıza Meydanında gerçekleştirdiği basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; “15 Temmuz 2019 tarihinde Dersim-Ovacık İlçesi Bilgeç Köyü kırsalında 8 yaşındaki Ayaz Güloğlu ile 4 yaşındaki kardeşi Nupelda Güloğlu yaylacılık yapan ailesiyle birlikte kaldıkları çadıra yaklaşık 15-20 metre uzaklıkta oyun oynarken patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucu yaşamını yitirmişlerdir. Yaşamını yitiren çocuklarımızın ailesine başsağlığı diliyoruz.

 

İHD, Baro, siyasi parti ve Sivil Toplum Örgütleriyle yaptığımız incelemeler sonucu, patlama yerinde herhangi bir çukur veya tahribat olmadığını gözlemledik ve aynı zamanda patlamanın olduğu yer hayvanların sürekli gelip gittiği bir alan. Bu nedenle çocukların patlayıcı maddeyi başka yerde bulup getirdikleri ve oyun oynama esnasında patlamış olma olasılığı daha yüksek gibi görünüyordu. Patlamaya neden olan patlayıcının türü, yapılacak araştırmaların sonucunda ortaya çıkacaktır.

 

“Daha önce de ilimizde benzer olaylar yaşandı”

Daha önce de ilimizde patlayıcı maddelerin infilak etmesi sonucunda yaşamını yitirenler oldu. 12 Haziran 2016 tarihinde Dersim-Merkez Kurusipe Mevkiinde bir köylü hayvanlarını otlatırken patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucu ağır yaralanmıştır.15 Nisan 2017 tarihinde Pertek’e bağlı Sağman Köyünde patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucu 8 ve 12 yaşlarında iki çocuk ağır yaralanmıştı. Biri ise ayağını kaybetmişti. 21 Ağustos 2018 tarihinde Nazımiye’de bir kadın, patika yolda yürürken yine patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucu ağır yaralanmıştı.

 

“Bu coğrafyada hiçbirimiz özgür değiliz”

Yaşanan bu olaylar kader değildir. Çocuklarımızın kanı ilk defa bu topraklara düşmüyor. Bir yerleşkede çocuklar rahat gezemiyor, oyun oynayamıyor, yaylada çiçek toplayamıyorsa bu coğrafyada hiçbirimiz özgür değiliz. Söz konusu bir çocuk olunca, bu sorumluluk hem yasal hem de ahlaki olarak bir kat daha artmaktadır. Yaşananlar kabul edilemez. Bütün bu yaşanan olaylar genellikle mayın patlamaları sonucu olmuştur.

 

“Çocukların hayatta kalması için doğru yaşam koşullarını yaratmak herkesin sorumluluğudur”

 Hatırlatıyoruz ki;

-Çocuk haklarına dair sözleşmeye taraf bir devlet olarak, Türkiye her çocuğun yaşam hakkını korumaktan sorumludur.

-Her bir ihlal, geri dönülemez sonuçlara neden olduğu gibi mevcut çocuk politikasındaki eksikliği görünür hale getirerek, bütüncül ve hak temelli bir çocuk politikasına olan ihtiyaca işaret eder.

-Çocuk hakları ihlallerinde sorumluluk zincirini belirlerken ‘yanlış sorunun doğru cevabı olmaz’ Adorno'nun dediği gibi ‘yanlış hayat doğru yaşanmaz.’ Çocukların hayatta kalması için doğru soruyu sormak, doğru yaşam koşullarını yaratmak herkesin sorumluluğudur. Bu da kalıcı barış koşullarının yaratılmasından geçer.

 

“Türkiye’de bir milyon 101 bin 389 adet mayın bulunuyor”

Yapılan araştırmalara göre, Türkiye'de 839 bin anti-personel kara mayını, 164 bin 797 adet anti-tank mayını olmak üzere bir milyon 101 bin 389 adet mayın bulunuyor.  Savaş artığı patlayıcı maddelerin sayısı ise bilinmiyor. Mayınlar; Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Hatay, Iğdır, Kars, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Dersim ve Van’da olmak üzere toplam 3 bin 174 alanda bulunuyor. Mayınlı alanların büyüklüğü 214 milyon 732 bin 307 metrekare. Yerel kaynaklara göre, 10 binin üzerinde kara mayını mağduru var. Türkiye’nin taraf olduğu Mayın Yasağı Anlaşması'na (Ottawa Sözleşmesi) göre, 2014 yılına kadar mevcut mayınların temizlenmesi gerekmekteyken Türkiye’nin talebiyle 2022’ye kadar uzatılmıştır. Ancak daha önceden belirlenen süre zarfında mayınların temizlenmemiş olması binlerce insanın yaşamını yitirmiş olmasına sebep olmuştur. Ayrıca ilimiz Dersim’de resmi rakamlara göre, 10 binin üzerinde mayın olduğu bilinmektedir. Bu açıdan bakıldığında, mayınların bir an önce temizlenmesinin hayati derecede önem arz ettiği açıkça ortadadır.

 

“Bir savaşta en fazla mağdur olanlar çocuklar ve kadınlardır”

Bölgede bütün bu yaşananların, can kayıplarının, yerleşim yerlerinin boşaltılması, çevrenin tahrip edilmesinin asıl nedeni 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışmalı süreçten kaynaklıdır. Bir savaşta en fazla mağdur olanlar çocuklar ve kadınlardır. Ayaz ve Nupelda canlarımızın hayatını kaybetmesi de yaşananların bir sonucudur. Hayatını kaybedenlerin çocuk olması, savunmasız olmaları toplumsal hassasiyeti arttırmaktadır.

 

“Çatışmalı süreç bir an önce sonlandırılmalı”

Çağrımız;

Herkesin, yaşamını kaybeden her bir çocuk için ‘amasız’ tepki göstermesi, ‘sorumluluk zincirini’ görmesi ve herkes için yaşam hakkını savunması, yaşanan çatışmalı sürecin tüm toplumsal yaşamı olumsuz etkilediği, en çok da çocukların, başta yaşam hakkını ihlal ettiği göz önünde tutularak, bir an önce çatışmalı sürecin sonlandırılması ve demokratik, barışçıl yöntemlerin benimsenmesi gerekmektedir.

 

“Mayın ve çatışma atıklarının temizlenmesi gerekmektedir”

Ayrıca ivedilikle;

Mayın ve çatışma atıklarının temizleme maliyeti ve zorluğu, tek bir çocuğun yaşamına gerekçe gösterilemez!

Mayın ve çatışma atıkları bulunan bölgelerde, başta çocukların ve yetişkinlerin bilgilendirilmesi ve önleme çalışmalarına ihtiyaç vardır.

Nupelda ve Ayaz’ın yaşam haklarının tazmini mümkün değildir. Bunun önlenememiş olmasındaki ihmal ve cezasızlık kültürü ile mücadele edilmelidir. Başka bir ifadeyle;

-Fail ve faillerin etkin soruşturulması, sorumluluk zincirindeki ihmallerin açığa çıkarılması ve cezasız kalmaması,

-Olaydan doğrudan ve dolaylı olarak etkilenenlerin hukuki ve psiko-sosyal açıdan desteklenmesi ve dayanışma içinde olunması,

-Benzer bir olayın bir daha tekrarlanmaması için politik, yasal ve diğer tüm önlemlerin alınması gerekmektedir.

 

“Bir çocuğun ölümü başka çocukların da ölümüdür”

Bizler emek, barış, demokrasi ve insan hakları mücadelesi veren bütün kurumlar yaşanan olayların takipçisi olacağız. Gelinen aşamada yaşanan münferit bir olay değil toplumsal bir sorundur. Bundan dolayı çocuklarımızın ölümüne neden olan patlayıcı maddenin balistik incelemesi acilen yapılmalı sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Balistik inceleme sürecinde başta barolar, İnsan Hakları Derneği, konunun uzmanı olan bağımsız kurum ve kişilerce yapılmalıdır.

 

‘Bir çocuğun ölümü yalnızca kendi ölümü değildir, başka çocukların da ölümüdür. Onun ölümüne neden olanların çocuklarının da ölümüdür. Bir çocuğun ölümü ağırdır, uzundur, yazılması zordur.”                                                                         

           

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 9116
 Dün : 14176
 Toplam : 30629015
 Ip No : 3.81.28.94