Sürmanşet 22.2.2021 11:30:52 697 defa okundu

Doğum günü yazısı

Metin SİTOCİ'nin Kaleminden..

Bir şekilde doğmuşuz işte…

Bu kadar zalim-soğuk kış gününde doğmuş olsaydım, her yıl bugün doğduğum için değil, annem ne eziyet çekmiştir diye üzülürdüm.

Bizim orada eskiden bu günlerde en az iki metre kar olurdu. Öyle kapıda araba 112’yi ara ambulans gelsin. Olmadı, “neyse veririm Doktor ayağıma gelsin” mi vardı? Tabi ki yoktu.

Olan olduğuyla, ölen öldüğüyle kalıyordu.

Hani şimdi en yetkili ağızlar “eskiden ambulans mı vardı? Biz bulduk, biz'' diyorlar ya, doğru onlar buldu.

Bizim köyün ebesi halam Sakine Kalkan'dı (Amik Sekna) En az yüz kişinin doğumunda parmağı vardır.

 Nerede sancı, nerede acı, nerede cıyaklayan bebek sesi, Halam Sakine oradaydı.

112 yoktu belki ama bir koşu mesafesinde kısacık boylu Sakine halam vardı. Bizden sonraki doğumlarda Sakine halam bir telaş ile hangi eve doğru gidiyorsa, biliyorduk ki bebek geliyor.

O yıllarda ambulansın siren sesi yoktu ama Halam Sakine'nin “Beyaz bez-sıcak su ve yeşil sabun getirin” sesi vardı.

Biz ve bizden önceki yılların doğanları anne ve babalarına en çok “ben tam olarak ne zaman doğdum?” sorusunu sormuştur. Bırakın gün, ay ve mevsimi bilmeyi, yılı bile zar zor hatırlarlardı. “Aman ben ne bileyim” der, kestirip atarlardı. Tabi senin doğumun akılda kalan önemli bir tarihe veya olaya denk gelmiyorsa.

Mesela; kız kardeşim Aysel’in doğduğu gün rahmetli Mehmet Kılan vurulmuştu. Aynı gün doğduğu hep söylenirdi. Bir de en küçüğümüz kardeşim Celal, tahtımı elimden almıştı. Doğum gününü evde çerane kazımıştım. Yanlış hatırlamıyorsam 03.07.1976’dır tarih.

Bana gelince; defalarca anneme sordum. Hep “Amca Ali’nin kızı Emoş’tan yirmi gün önce doğdun. Kırkın çıkmadığı için Emoş’un doğumuna gidemedim” derdi.

Emoş ne zaman doğdu?

“Daha kar yağmamıştı.

Tirkel’in alt tarafındaki meşe ormanı daha yeşildi” derdi ve konuyu kapatırdık.

Yine bir gün es kaza babama sordum: “Baba sen bütün tarlaların tapusunu ezbere biliyorsun. Hangi tapunun kaç dönüm olduğunu biliyorsun. Bizim köyün sınırını santim santim tarif ediyorsun, hele bir söyle bakalım ben ne zaman doğdum?

Şöyle bir etrafına bakındı, ben de zannediyorum ki dağa-taşa ya da bir ağacın gövdesine benim doğum tarihimi yazdırmış. Az ileri de ağaca bağlı duran önüne konmuş otu büyük bir iştah ile yiyen eşeğimizi gösterdi: “Bunun kırkı çıktı sen doğdun, senin kırkın çıktıktan sonra da Xarik Kaplıcalarına gitmiştik” dedi.

“Baba bizim eşek kaç yaşında” dedim. Oğlum nereden bileyim, yaşıtsınız işte. İstersen git ona sor demez mi. (Sağol baba)

Bir gün İlber Ortaylı'ya sorayım diye içimden geçirdim. O da cahil misin diye fırça atar düşüncesiyle sormadım.

Yılı belli değil, ayı belli değil, günü belli değil. Babamın aklına estiği, işinin olmadığı bir günde gidip yazdırmış işte.

Ama altmış ile yetmiş arası, on iki aydan birinde, otuz gün sıralı bir takvim yaprağının yırtılıp atıldığı günün birinde doğmuşum işte.

Bin bir eziyetle doğuran anama, aklına estiği bir zamanda gidip yazdıran babama, zahmet edip sorgulamadan yazan nüfus memuruna, zınk diye karşınıza bu tarihi çıkarıp sizi bugün doğmuş diye uyaran sosyal medyaya ve üşenmeyip kutlayan siz dostlara sonsuz teşekkürler.

Evet “İyi ki doğmuşum”

Var mı itiraz.

 

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 1108
 Dün : 16663
 Toplam : 41754404
 Ip No : 3.215.180.226