Güncel 19.7.2019 08:38:55 321 defa okundu

Deyimlerin İlginç Anlamları

Dilimize yerleşmiş olan deyimlerin hikayelerini merak etmeyenimiz pek azdır.

Biz de bu dilimize pelesenk olmuş deyimlerin hikayelerini siz okuyucularımız için araştırıyoruz. İşte bugünkü sayımızda derlediğimiz deyimlerin hikayeleri;

 

Atı Alan Üsküdar’ı Geçti

Bolu Bey’ine başkaldıran, çoğunlukla ünlü halk şairi ile karıştırılan eşkıya Köroğlu, bir gün atını çaldırmış. Köroğlu, değerli ve akıllı bir hayvan olan atını aramak için diyar diyar dolaştıktan sonra, İstanbul’da satılık hayvanlar arasında kendi atını bulmuş. O’nu tanımayan satıcıya müşteri gibi görünmüş. Önce şöyle bir binip deneyeceğini, sonra satın alacağını söyleyerek ata atlamış. Hayvan da sahibini tanıdığından, atı mahmuzlamasıyla şimşek gibi fırlayıp kaybolmuş. Kıyıya varınca da sala fazla para verip Üsküdar’a çektirmiş. Öfkesinden küplere binip izlemeye yeltenen at cambazına, kalabalıktan biri seslenmiş: “Beyhude çabalama, atı alan Üsküdar’ı geçti. O adam Köroğlu’nun kendisiydi.” demiş.

 

Üsküdar’da Sabah Oldu

 Üsküdar’da yakın planda iki Selâtin Camii bulunur. İlki Üsküdar iskele meydanındaki Yeni Valide Camii, diğeri ise Mihrimah Sultan Camii’dir.

 

Bu camilerin güzel, gür ve yanık sesli müezzinleri, sabah ezanlarını karşı sahildeki müezzinlerden daha önce okurlarmış. Gayeleri Yıldız Sarayı’ndaki padişaha, sabahın sakin vaktinde seslerini duyurup padişahın dikkatini çekmek, ihsan koparmak, sonunda saray müezzinliğine tayinlerini sağlamakmış.

 

Üsküdar’da sabah ezanları okunurken, Beşiktaş’taki halk ve esnaf uyanır diğerlerini de uyandırırmış. Uykuya dayanamayan ve uykudan bir türlü uyanamayan insanlara da:

 

- “Hayır vakti tamamdır, duymuyor musun? Dinle, bak, Üsküdar’da sabah oldu.” derlermiş.

 

Dananın Kuyruğu Kopmak

Geçmişte düzenbaz ve yalancı bir adam varmış. Tüccar ve esnafa borç vermediği halde vermiş gibi gözükür, onların aleyhine dava açar, şahitler ve kadıya rüşvet vererek davayı kazanır, haksız kazanç elde edermiş.

 

Bu sahtekar adam, bir gün, kasabanın sözü geçen bir adamı hakkında dava açmış, Kadı’ya da rüşvet olarak bir dana göndermiş. Davalı tüccar bunu öğrenince, daha büyük bir danayı kadıya teslim etmiş. İşin tadının kaçtığını anlayan kadı, her iki danayı getirtip mahkemenin avlusuna bağlatmış. Kadı makamına kurulup herkesin önünde şunları söylemiş;

 

- “Bu davayı görmek için uzun zaman vicdanımla savaştım. Ben adalet için çalışırım. Gelin görün ki, iki taraf da evime birer dana göndermiş. Şimdi kimin haklı, kimin haksız olduğunu danalara bakıp anlayalım.”

 

Avludaki danalar, kuyruklarından birbirine bağlanır ve kuyruk altlarına neft sürülerek hayvanlara birer diken batırılır. Hayvanlar böğürerek birbirini aksi yönde çekerler. Bu arada kadı bağırarak, “Kimin danasının kuyruğu koparsa, o taraf haksız çıkacak ve adalet yerini bulacaktır.” der.

 

Kısa bir çekişmeden sonra sahtekarın getirdiği dananın kuyruğu kopar ve hayvan can acısıyla sokağa fırlar.

 

Ölme Eşeğim Ölme

Memlekette bir sene kıtlık olmuş. Arpa, buğday kalmamış. Kış da gelip çatmış. Nasrettin Hoca, eşeğinin her gün arpasını azaltmaya ve hayvanın günlük payından kesmeye mecbur kalmış. Her gün birer parmak eksilen arpa, son zamanlarda iyice azalmış. Hoca hayvana yem verirken onunla konuşur gibi yaparmış; “Aman benim emektar eşeğim, sakın açlıktan ölme. Senin için on dönüm yonca ektirdim. Hele bir bahar gelsin, hepsi de senin olacak, bol bol yonca yiyeceksin. Yalnız şimdi biraz tasarruf etmemiz lazım.” deyip, arpayı günden güne azaltırmış.

 

Buna alışamayan eşek, günden güne zayıflamış, iskeleti çıkmış ve bir sabah Hoca, ahıra girince eşeğin ölüsüyle karşılaşmış, “Vah zavallı eşeğim vah… Tam tasarrufa alışmıştın ama ecel sana zaman tanımadı. Yemyeşil yoncalara hasret gittin.” demiş.

 

Eli Kulağındadır

İslamiyet’in ilk yıllarında ezan okunurken Mekkeli müşrikler (inanmayanlar) alay ettikleri ve okuyanı şaşırttıkları için, ilk müezzin Bilal Habeşi, elleri ile kulaklarını tıkayarak okurdu. Birisi yanındakine, “Ezan okundu mu?” diye sorduğu zaman, eğer ezan çok yakın ise, diğeri şöyle cevap verir: “Hayır okunmadı ama eli kulağındadır” dermiş.

 

Olması çok yakın işler için de, eli kulağındadır gibi sözlerin kullanılması buradan gelmiştir.

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 8859
 Dün : 14176
 Toplam : 30628758
 Ip No : 3.81.28.94