Manşet 12.1.2018 08:49:27 682 defa okundu

Danimarkalıların mutluluk sırrı: Hygge

Danimarka 40 yılı aşkın bir süredir dünyanın en mutlu ülkeleri arasında seçiliyor. Bu mutluluğun sırlarından biri de son zamanlarda üzerine pek çok kitap yazılan, haber yapılan, hatta üniversitelerde ders olarak okutulmaya başlanan Danimarka’ya özgü "hygge" kavramı. Hygge nedir, nasıl yapılır…

‘Hüga’ diye telaffuz edilen kavram 19. yüzyılda ortaya çıkmış. Danimarka dışındaki dillerde tam bir karşılığı yok. Norveç dilinde rahatlatmak, yatıştırmak, huzur vermek anlamına gelen ‘’hugga’’ kelimesinden türemiş. İngilizce’de sarılmak anlamına gelen ‘’hug’’ kelimesi ile de bağlantılı. 

 

Sıcak, samimi, rahat bir ev hissi olarak tanımlanan bu kavram, Danimarka kültüründe çok önemli bir yere sahip. Danimarkalıların mutluluğunda o kadar büyük bir rol oynadığı düşünülüyor ki, Amerika ve İngiltere’de üniversitelerde ‘hüga’ dersleri verilmeye başlanmış.

 

'Hüga' nasıl yapılır?
Peki, bu ‘hüga’ nasıl oluyor derseniz. Temelinde basit şeylerden keyif almak var. Mesela evde mumları yakıp, güzel bir kahve ve kekle, sıcacık bir battaniyenin altında kitap okumak... Pencerenin içine oturup dışarıyı seyretmek. Ama ‘hüga’ sadece yumuşak, tatlı ve sıcak bir ortamla sınırlı değil. Aile ve arkadaşlarla gerçek bir yakınlık ve bağ yaşamak ‘hüga’nın çok önemli bir parçası.

 

Ego, drama yok!
‘Hüga’nın anlamının derinliğini hissetmek için, dramadan uzak bir aile toplantısı hayal edin. Kimsenin iğneleyici sözler sarf etmediği, birbirini eleştirmediği, sürekli birşeylerden şikâyet etmediği huzurlu bir yemek. Herkes gelirken bir şeyler getirmiş. Sofra elbirliği ile kurulup, elbirliği ile kaldırılıyor. Bütün iş tek bir kişinin üzerine kalmıyor. Kimse ilgi odağı olmaya çalışmıyor. Kimse bir diğerinden daha akıllı veya daha başarılı olduğunu ispatlamaya çalışmıyor. Sohbet rahat ve kolay akıyor. Herkes neşeli, birbirini ilgiyle dinliyor. Atıp tutan, surat asan, saldıran yok. Politika, aile sorunları, mal mülk üzerine bölücü tartışmalar, ağır konuşmalar yapılmıyor. Herkesin odağı yemeğin, sohbetin ve beraber geçirilen zamanın tadını çıkarmak.

 

Hüga ruhu
Danimarkalıların da her insan evladı gibi egoları, problemleri, zorlukları, zayıflıkları var. ‘Hüga’nın yazılı olmayan kuralı, kapıdan girerken, orada geçirilecek süre boyunca egoları dışarda bırakmak. ‘Hüga’yı bu kadar özel yapan şey de bu. 'Hüga' herkesin maskeleri dışarıda bırakıp, masaya sadece özündeki iyilik ve güzelliği getirdiği koruyucu bir fanus yaratıyor. 

 

Mutluluk ve uzun yaşam için sosyal bağların ne kadar önemli olduğunu gösteren o kadar çok araştırma var ki. Yakınlık ve bağ kurabilmek, stresle baş etmeye yardım ediyor, hatta bağışıklık sistemini güçlendiriyor. En uzun yaşayan toplumların ortak özelliği ne yiyip içtikleri değil, güçlü sosyal bağlara sahip olmaları. ‘Hüga güvenli bir alan yaratarak, egolardan, kızgınlıklardan, kırgınlıklardan arınmış, neşeli, huzurlu bir deneyim yaşamak demek. 

 

Ama ‘hüga’ ruhunu yakalayabilmek için istisnasız herkesin katılımı ve beraber geçirilen süre boyunca kurallara uyması kritik önem taşıyor. Tamam, herkesten sürekli melek olmasını bekleyemeyiz ama sadece birkaç saat için herkesin kendi iyi taraflarını öne çıkarıp pozitif ve yapıcı bir tavır takınması mümkün. 

 

İşte güzel bir ‘hüga’ deneyimi için herkesin uyması gereken temel kurallar:

1. Olduğunuz gibi gelin
Kılıçları, kalkanları indirin. Aslında herkesin özünde iyilik var. Bir şeyleri ispatlamaya çalışmaktan vazgeçince, çok daha yakın ve gerçek bağlar kurmak mümkün. Hırs, rekabet, böbürlenmek, mış gibi yapmak uzaklaştırırken, samimi, gerçek ve içten olmak yakınlaştırıyor.

2. Hüga’yı güvenli bir sığınak olarak görün
‘Hüga’ hayatta mücadele etmek zorunda olduğumuz zorluklardan uzaklaşabileceğiniz, kendinizi koşulsuz güvende hissedeceğiniz bir sığınak. Bu sığınağın tek kuralı, herkesin kendini güvende hissetmesini sağlamak için üzerinize düşeni yapmak. Eleştiri, yargı, negatif tutum ve davranışlar kapının dışında kalmalı. Bağ kurabilmek için yakınlık hissetmek, bunun için de yargılanmakla ilgili bir endişe duymadan güvende hissetmek önemli.

3. ‘Hüga’nın bir takım oyunu olduğunu unutmayın
Nasıl maç yaparken takım olmak gerekiyorsa, gerçek bir ‘hüga’ deneyimi de takım olmayı gerektiriyor. Kimsenin hatırlatmasına gerek kalmadan üzerinize düşeni yapın. Eğer alışveriş, pişirme, sofra kurma, ikram, getir götür, toplama, yıkama hep beraber yapılırsa, herkes ‘hüga’ deneyimine eşit oranda katılabilir ve keyif alabilir.

4. Eğer konu tartışma ve polemik yaratacaksa hiç girmeyin
Evet ciddi, can sıkıcı, sabaha kadar tartışılabilecek bir sürü konu var. Zaten her gün kutuplaştıran konularda tartışmalarla yeterince zaman harcıyoruz. ‘Hüga’ bütün bunlardan arındırılmış bir zaman dilimi. Herkesin odağı haklı olduğunu ispatlamak yerine yemekten, sohbetten, sıcaklık ve samimiyetten keyif almak olmalı. 

5. Sadece belirli bir zaman dilimi için olduğunu hatırlayın
Egodan sıyrılmak, kimseyi yargılamadan, herhangi bir negatif söylemde bulunmadan, olumsuz bir tavır takınmadan, drama yaratmadan, sadece anı yaşamak hiç de kolay değil. Ama bunları sadece birkaç saatliğine devam ettirmek mümkün. Problemleriniz siz harika vakit geçirirken kapının dışında bekleyebilir.

6. Ortamı yumuşatın
Sert ışıklar yerine mum ışıkları. Varsa bir şömine ve odun ateşi... Yumuşacık terlikler, battaniyeler. Herkesin en sevdiği yemekler, tatlılar, içecekler. Hem o kekten bir dilim daha yemek de serbest.

7. Cep telefonunuzu uzakta bırakın
Ne kadar zor olsa da… Sosyal medya sahte bir yakınlık hissi yaratıyor. Telefonunuzu uzakta bir yerlerde bırakıp, karşınızdakileri gerçekten görmeye çalışın. Sihirli bir etki yaratabilir.

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 901
 Dün : 11949
 Toplam : 25529245
 Ip No : 54.80.58.121