İlçe Haberleri 19.6.2018 09:10:00 1693 defa okundu

DÜŞSEL SEVGİLİYE ÖZLEM…

Baki Senday Yazdı...

Durup dururken, bilmediğim ve tanımadığım bir gezegenden, ölülere bile ilham olup diriltecek güzellikte bir varlık düşü, karşıma dikiliverdi. Sanki, uzun zamandır onu beklediğimi biliyormuş gibi sarmaladı hemen beni. Evrene olan saygım ve bağlılığım, her zamanki gibi, beni hiç yanıltmadı. Haktan dilemiştim böylesine bir güzelliği. Geçte olsa dileğim oldu. Onun, melekleri kıskandıran güzelliği, gönlümde ve yüreğimde oldu Bedestan. İstemem hiç kimseden ne çul, ne fistan ne de Gülistan.

Görünüp kayboldu, haberci bir melek gibiydi. Çekildim bir köşeye ve duyduğum özlem, yangın yerine çevirdi yüreğimi. Yığılıp kaldım bir duvarın dibine. Yaşadığım hasret acısı, dizlerimi yüzüme dayadı. Ağladım, ağladım, ağladım. Gözyaşlarım dışarıda nehir oldu aktı, içeride tusunami yaratacak düzeyde birikip yükseldi. Bırakırsam kendimi eğer, benimle beraber dünya da sele boğulacak! Bedenimde tutsak olan ruhum, kafese tıkılmış kuş gibi çırpınıyor. Duygularım kelepçelendi, dillendirecek sözcük bulamıyorum.

Her gecem, Arafta cenneti bekleyen biri gibi, özlemle yolunu gözlemekle geçiyor. Çölün yağmuru, dalgaların sahili, çiçeklerin baharı özlemesi gibi özlüyorum onu. Araf’ımın cenneti gelsin diye, ne Şeb-i Yelda’lara gark oldum! Gecelerin sabahı beklemesi gibi, bekliyorum şafağın kızıl tanında. Yüreği evlat hasretiyle yanan bir annenin özlemiyle bekliyorum yolunu. Dünyanın en güzel sözcüğü “anne” imiş. Bana evladım, çocuğum, bebeğim desin istiyorum, ona anneciğim diyeyim diye.

Güzelliği, nice yiğitlerin sevdası olmuştur biliyorum. Ama yalnız ve kıskanç bir tutkuyla, sadece bizim sevdamıza yürüsün istiyorum. Sıradağlar korkutmasın gözünü, dayasın yüreğime yüzünü,  akıtsın içime eritsin bende özünü istiyorum. Zehri, kadehimde bal olsun istiyorum. Gözlerim ona yol olsun istiyorum. Ekmeğimin tuzu, ruhumun sözü olsun istiyorum. Bedenime tutsak ruhumun, gök gürültüsü, şimşeği olsun diliyorum. Parça, parça yanan yüreğimin, sağanağı olsun diyorum. Sel olsun, coşkuyla akan ırmak olsun,  aksın ve deniz olup bekleyen gözyaşlarıma karışsın.

Yüreğim onun asil aşkının ve kutsal sevgisinin aradığı tek yuvadır, bilsin istiyorum. Bana sadık bir yar olsun; isterse düşmanlarımla dolu bir evde yaşamış olayım diyorum. Bana hep nefesimin kesildiği anlar yaşatmasın, ne olur diyorum! Gül tarlası varken, diken harmanını hatırlatmasın istiyorum. Hep içime bakmaktan çöl gezginlerine döndüm.

Biliyorum, secdeyle yere değen kafamdan, evrene yolladığım masum dileklerim, gökyüzünde duyuldu ve o meleklerin meleğini bana evren gönderdi. Ama dileğim gecikti, zamanım sınırlı, hasrete dayanacak gücüm kalmadı. Kendini acılarla yoğurarak bilgeliğe taşıyan, bu meleklerin en güzeli, evrende hayat bulmuş güzelliğin bir abidesidir. Tapınağımın sunağıdır. Önünde diz çökerek secde ettiğim mihrabımdır. Yere verdiğim nefesimin gökyüzündeki yankısıdır.

Dilemek, beklemek ve umut etmek sevenlerin yaşam pınarıdır. Ama zamanla bu pınarın suyu da çekilir kıraç bir çoraklığa evrilir. Aşkın, sonsuza dek sürmesini beklemek, dilemek ve umut etmek korkan âşıkların avuntusudur, biliyorum. Mutlu olmak için sıra beklenmez, yaşayarak öğrendim ben.  Dilemek, pastasını üfleyen çocuğun masumiyeti gibidir. Beklemek, parmağınızı oynatmadan gelsin demektir. Umut, en kötü işkencedir çünkü acıyı uzatandır.

             Özgür olarak kendimizi ifade etmedikçe, korku bizi terk etmez. Korkularımız, bizi geleneksel olana götürür, hemen. Hep bir mazeret bulunur mutlaka. Her telefon çaldığında sevdam geldi diye ayağa fırlarsınız. Kapı zili çaldığında kendinize çeki düzen verirsiniz. Ama özlenen sevda gelmeyince, yıkılırsınız. Kızgınlık ve kırgınlık hayal kırıklığıyla harmanlanır, darmadağın olur bünyeniz. Fakat sevgili bir ceket değil ki vestiyere asıp gidesiniz. Yakıcı arzumuz veya ilkel benliğin dürtüsel çıkarımı olan anlamsız kıskançlıklar, bizi peşinde olduğumuz sevdamızdan ve sevgilimizden uzaklaştırır ve özgürleşmek için gereken işleri yapmaktan alıkoyar. Olağanüstü bulunma isteği, bizi özel bir davranış beklemeye götürür, bu durum, herkesten üstün olduğumuz yanılgısına yol açar ve çok güzel aşkların kirlenip tükenmesine yol açar.

Sevdalanmış bir yürek taşıyan bir adamı, Abad eden de, berbat edende sevdiği kadındır. Yaşadığımız aşkın ve sevdanın niteliği ve bizim değerimizin büyüklüğü, birlikte yaşadığımız kadın kadardır. Aşkımızın ve sevdamızın kumandanı sen ol, ben sıradan bir nefer olmaya razıyım. Ya da ben kumandan olacaksam; senin gururunu düşman askeri gibi çiğneyeceğimi mi düşünüyorsun? Ben, görevi insan yetiştirmek olan bir eğitimciyim. İnsan yetiştirmek peygamber mesleğidir. Bu nedenle insan yetiştirmek ibadettir. Onun için bir harf öğretenin kölesi olunur. Ama ben senin neferin oluyorum. Ben ibadetimi anıtsal güzelliğinle süslediğin tapınağının sunağında, sana kurban olarak gerçekleştirmek istiyorum.

            Ben, her zaman suyu kaynağından içen biri oldum. Sensizlik, beni Araf’ımdaki cennetime kavuşturacak biliyorum. Son dileğim, Araf’ımın cenneti  olan gözlerinin içine bakarak, son nefesimi vermeme fırsat tanımandır.  Bir denklem olan hayatımızın, melanet hırkasını giydim, senin sevdana düşmekle. Ayıpların, yasakların ve günahların kristal kadehini taşa çaldım. Aşkının şarabından biganeye döndüm. Yüreğim viraneye döndü. Viranede sultanlık olmaz biliyorsun. Ben gökyüzüne çıktım âlemi seyrediyorum. Âlem ise, beni yeryüzünden seyrediyor. Hangimiz daha uzağı görüyoruz sence?

            Seni tanıdığım günden beri hiç rahata ermedim ama ermekte istemiyorum. Rahatlık bazı dertlerin de başlangıcı değil midir? Rahatlık ve sıkıntı, durgun suyun kirlenmesi gibidir, ruhumuzu kirletir. Acılarınla, bilgeliğimin aşiyanında yaşamayı tercih ettim ben. Burada aşkı öğrendim ve yine öğrendim ki; aşkı bilen gerçek sırlara sahip olandır. Âşık dünyaya hakîm olandır. Mehmet Fuzuli der ki: Beyitinin birinde,

“Dest buse arzusuyla ger ölsem dostlar,

  Kuze eylen toprağım, sunun anınla yâre su.”

            Yani “eğer sevgilimin eline bir öpücük kondurmadan ölürsem, mezarımın toprağından testi yapıp, onunla sevgilime su verin, böylece eline ulaşamadığı sevgilisinin dudağına ulaşmış” olacak. Ne sevda! ama öyle değil mi? Var mı şimdi böyle aşklar? Bende var işte, hem de daha büyüğü ve ulu olanı. Sevgilimin, bana bir dokunuşunun yarattığı duyguyu, hiçbir şair ve şiir tanımlayacak sözcük bulamaz. Gözünden damlayan iki yaş, bütün ruhumu temizlemeye yeter aşkımın.

Artık gel sevdam! öyle yaralıyım ki; yaprak yaprak aşk, tomar tomar özlem taşıyorum içimde. Hayatının pınarıyım ben, kazanda kaynatıp yakacağına, dudağına götürsen ne olur? Yudum yudum içsen beni, yaşam olsam bedenine ve ruhuna olmaz mı? Derdini zevk edindim, aşkın tadını çıkarıyorum, acılara gömülünce bu tadın lezzetine ulaştım ben. Aşk acısı dilimin ve yüreğimin en lezzetli yiyeceği oldu. Senin aşkın sarmaşık gibi sardı her yanımı. Biliyorsun, sarmaşık; ağacı sarar sarmalar, ağacın dışı yemyeşildir ama ağaç içten içe çürümektedir. Çünkü sarmaşık, onun hayatla olan bağlarını kesmiştir. Bir süre sonra ağaç tamamen çürür ve düşer. Beni öyle sıkıca sararsan kaybedersin, öldürürsün. Yalnız benimsin dersen, hava alamam ölürüm ağlarsın. Aşk duygusu özeldir ve aşkım yalnız sensin ama sevgi evrenseldir çok yönlüdür, karışmamalı aşkla. Ben sana sarmaşık olmaktansa, en büyük aşk acısını çekmeyi tercih ederim. Bu siyah ve ağır günahı işlemektense, sunağında kurban olmayı çok isterim. Ben acıyı kendime, sefayı sana vermeye gönülden razıyım. Acıyı alma onurunu bana bağışla lütfen. Senin aşkına köle olmayı, sarayların tacına tercih ederim. Bu lütuf gerçekleşirse, gözlerinin cennetine girmiş olurum. O zaman sevdamız, yanık bir türküye döner, bağlamamda tel olur, sevdalı gelinlerin kınasına dönerim ve sürüleceğim el olur.                                                                                                     

                                                                        Baki Senday

                                                           bakisenday62@gmail. com        

 

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 199
 Dün : 20011
 Toplam : 26000909
 Ip No : 54.162.133.222