Sürmanşet 25.9.2021 14:57:02 435 defa okundu

Cumartesi Annelerine Saygıyla…

 Baki SENDAY Yazdı...

Siz!

Ülkemin sevgili insanları!

Sabah çocuğunuzu, eşinizi, babanızı, kardeşinizi amcanızı, halanızı, teyzenizi vs. işe veya gündelik yaşama yollarken sarılıp öpenler. Akşam kapıda karşılayıp ‘hoş geldiniz’ diyerek, iyi geceler temennisiyle uyuttuğunuz yakınlarınızın, bir gün veya gece ansızın ortadan kaybolmalarının nasıl bir duygu olduğunu ve nasıl bir acı verdiğini hiç düşündünüz mü?

Yıllarca, geri gelebilir mi diye kapıyı açık bırakmanın bir anne için nasıl bir travma olduğunu tahmin edebilir misiniz? Bütün çabası evlatlarının ve yakınlarının kemiklerini bulup, onları bir adresle buluşturma çabasının ne derin acılar taşıdığını yaşadınız mı hiç?

 İnsanı insan yapan değerlerin başında empati gelir. Empati yoksunluğu insanı sıradan bir ucubeye çevirir. Acının, özellikle gözyaşının rengi yoktur. Evlat acısının sağcısı, solcusu, liberali olmaz. Tarih, başkasına yapılan zulüm karşısında sessiz kalanların, akıbetinin de kötü olduğunu gösteren örneklerle doludur. Yine Tarihte “Zulm ile abad olanın akıbetinin de berbad” olduğunu biliyoruz. Bunu züğürt tesellisi olarak görenlerin, tarih sayfalarında zulüm yapmış tiranlara bakmalarında yarar var.

 Türkiye’de İnsan Hakları Derneğinin, 1992’de, “Kayıplar Bulunsun” sloganıyla başlattığı kampanya, 27 Mayıs 1995’te kayıp yakınlarının, Galatasaray Lisesinin önünde oturma eylemine dönüştü. Bu hafta 861. haftadır oradadırlar.

Yani o gün doğan bir bebek bugün 26 yaşındadır. Şiddetsiz, saldırısız ve savunmasız pasif bir direniş eylemidir. Ona rağmen defalarca güvenlik görevlileri tarafından yerlerde sürüklenerek şiddete maruz kaldılar.

 Her yıl 30 Ağustos dünya kayıplar günü olarak anılıyor. Şu dünyanın haline bakar mısınız? Kayıplar günü diye bir gün! Peki,  bu insanları kaybeden kim? Cumartesi annelerinin hikâyesini tam anlatacak bir sözcükler yığını veya cümleler yoktur kanısındayım. Bazı duygular sadece yaşanır, onları anlatamazsınız. Evlat acısı, aşk acısı, özgürlükten yoksunluk duygusu gibi. Onların hikâyesi ağır bir vahşet, sonsuz bir acı ve işkence izleriyle doludur. Ama onlar şiddete başvurmadan, intikam peşinden koşmadan sadece evlatlarının ve yakınlarının kemiklerini bulup, bir adres tayin etmek istiyorlar. Ve adrese, sıcak yaz günlerinde, bir avuç su dökerek evladını serinletmek, kışın zemheri soğuğunda da, mezarının karını küreyip mezar taşına sarılarak ısıtmak istiyorlar.

 Cumartesi Annelerinin mücadelesi, zulme ve inkâra karşı hakikat ve adalet mücadelesidir. Adaleti getirmesi gerekenler hiç şüphesiz bu ülkeyi yönetenlerdir.

Zaman zaman timsah gözyaşları eşliğinde, siyasal parti temsilcilerinin ve bazı politik figürlerin karanfil dağıttıkları olmuyor değil elbette. Ama iş gerek parlamento gerekse parlamento dışı ciddi adımlara gelince, herkes sus pus!

Toplumun vicdanı dediğimiz kolektif vicdan ise hak getire!

Tek tek insanların ve hukukçuların çabasını göz ardı edemeyiz elbette.

 Ama bu can alıcı konu (istatistiklere göre 17000 civarında faili meçhul cinayet var). Aslında failler bellidir, zira başka gezegenden gelenler yok şimdilik. Cumartesi Annelerinin eylemine benzer bir olay Arjantin Anneleridir. Onlar da 40 yılı aşkın bir zamandır diktanın kaybettiği yakınlarını arıyorlar ve eylem düzenliyorlar. 7 yılda 30.000 binden fazla gözaltında kayıplar oldu, Arjantin’de. Askeri dikta rejimi, insanları işkence ve kıyımlardan geçirdi. Ancak orada Anneler başarılı oldular çünkü politika bizdeki kadar yozlaşma göstermiyordu. Demokrasi talebinde asgari müşterekler hakim kılındı. Darbeciler cezalandırıldı ya da kaçtılar.

 Cumartesi anneleri hepimizin vicdanının sesidirler.

Acı yaşayan insan bilgeleşir, acısıyla. Affedici olmayı öğrenir. Onların sessizliği korkusuzluğun sessizliğidir. Acısız duruşları, huzurun sesidir. Onlar biliyorlar ki! kefarete giden yol, affetmekle ve bağışlamakla başlar. Onları terörizmle itham eden her kim olursa olsun, empati ve vicdan yoksunudur. Onların acısını hissetmeyen birinin zihni engelsizdir. Engelsiz zihin tehlikelidir, zulüm ve vahşete açıktır. Cumartesi annelerinin acısına sağcı, solcu vs. Yaftalamalarla yaklaşmak, insanlıktan yoksunluğun göstergesidir.

 Kayıp anılarına saygıyla…

                                            Baki Senday

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 4174
 Dün : 19683
 Toplam : 45953051
 Ip No : 35.175.107.77