Manşet 12.10.2021 19:28:17 267 defa okundu

Bölge barolarından ortak toplantı

Kürtlerin sorunları, Demirtaş ve Kavala’nın durumu da dahil gündeme dair açıklamalar yapıldı

Tunceli Barosu'nun da aralarında olduğu Doğu ve Güneydoğu Baro Başkanları Şanlıurfa Barosu’nun ev sahipliğinde; hukuki ve toplumsal sorunların yanı sıra, Anayasa Mahkemesi’ne avukat üye seçimi, Türkiye Barolar Birliği seçimleri gündemiyle toplanıp tespit ile değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı.

Bölge Baroları Urfa'da Toplandı

Toplantı sonrası yapılan açıklamada; “Sivil toplumu, siyaset kurumunu ve diğer tüm paydaşları bu meselenin demokratik zeminde çözümüne dair üzerine düşeni yapmaya davet ediyoruz” denildi.

Tunceli, Adıyaman, Ağrı, Mardin, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkâri, Kars, Muş, Siirt, Şırnak, Van baro başkanları Şanlıurfa’da bir toplantı gerçekleştirerek gündemi değerlendirdi.

Toplantı sonrası yayınlanan sonuç bildirgesinde şu açıklamalara yer verildi;

“10 Ekim 2015 tarihinde gerçekleşen Ankara Gar Katliamı'nın üzerinden altı yıl geçmiş olmasına rağmen gerçek faillerin ortaya çıkarılması için beklenen adalet talepleri karşılanmamıştır. Etkin soruşturma yürütülerek faillerin cezalandırılması bir an önce sağlanmalıdır. Bölge Baroları olarak dosyanın takipçisi olduğumuzu belirtir, bu vesile ile katliamın yıl dönümünde hayatını kaybeden yurttaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet dileriz.

 

“KÜRT SORUNU SEÇİM MESELESİNDEN DAHA DEĞERLİDİR”

Kürt meselesi, Türkiye'nin en önemli ve can yakıcı meselesi olarak gündemde durmaya devam etmektedir. Son aylarda yeniden Kürt meselesinin tartışılıyor olması ve çözüm iradesine yönelik niyet beyanlarını kıymetli görüyoruz. Bu çözüm arayışına toplumun tüm kesimlerinin dâhil edilmesini elzem görüyor, muhataplık vs. tartışmalarıyla bunu kısırlaştırmak yerine politik aktörlerin tamamının temsilleri ve katkı sağlayabildikleri ölçüde sürecin içinde olmasını önemli görüyoruz. Bu sorunun seçim hesaplarından daha değerli olduğu unutulmamalıdır. Sivil toplumu, siyaset kurumunu ve diğer tüm paydaşları bu meselenin demokratik zeminde çözümüne dair üzerine düşeni yapamaya davet ediyoruz.

 

DEMİRTAŞ VE KAVALA’NIN TAHLİYE EDİLMEMESİ ENDİŞE VERİCİDİR

Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala hakkındaki AİHM kararlarının icrasına ilişkin Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Türkiye'ye 30 Eylül'e kadar verdiği sürenin dolmasına rağmen Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala'nın tahliye edilmemesinin Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerinin ihlali anlamına gelmesini endişeyle karşılamakta, AİHM'in Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala hakkında verdiği hak ihlali kararlarının gereğinin bir an önce yerine getirilmesinin gerekliliğini vurgulamaktayız.

 

DİYARBAKIR 9.AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANININ TAVRI

Yargı makamlarının avukatlara ve savunmaya yönelik olumsuz tutumu maalesef hala devam etmektedir. Son olarak Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Nahit Eren'e, Diyarbakır Barosu yöneticilerine ve avukatlara yönelik Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın haksız ve hukuka aykırı tutumuna karşı 78 Baro'dan destek açıklaması olmuş ve mahkeme başkanının görevden el çektirilmesi talep edilmiştir. Aradan geçen süreye rağmen hala bir işlem yapılmamış olmasını kabul etmediğimizi belirtmek isteriz. Bölge Baroları olarak sürecin takipçisi olacağımızı, bu haksız ve kabul edilemez tutuma karşı yapılacaklar konusunda girişimlere başlayacağımızı ve hukuksuz tavrın başka yerlere sirayet etmemesi için imzacı Barolarımızla bir yol haritası belirleyeceğimizi paylaşmak isteriz.

 

TBB SEÇİMLERİ

Anayasa Mahkemesi avukat üyesinin yaş haddi sebebi ile görevinin sona erecek olması sebebi ile Anayasa Mahkemesi üyelik seçimini ve Türkiye Barolar Birliği başkan ve yönetim kurulu seçimini yakından takip ettiğimizi bildirmek isteriz. Her iki makama da seçilecek kişilerin hukuka ve insan haklarına saygılı, Türkiye'de demokratik standartların gelişimine katkıda bulunan kişilerden seçilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye Barolar Birliği'ni salt bir meslek örgütü gibi görmediğimizi ve seçilecek başkan ve yöneticilerin insan haklarına saygıyı önceleyen, toplumsal meselelerin çözümünde sorumluluk üstlenen, güçlü savunma ve hukukun üstünlüğü için mücadele etmesi gerektiğini ayrıca Türkiye Barolar Birliği seçim takvimi belirlenip adaylar ve programları netleştiğinde bu konuda görüşlerimizi ayrıntılı olarak bildireceğimizi belirtmek isteriz.

 

YASAKLAMA KARARLARI

Barışçıl toplantılar-basın açıklamaları; kamuoyunu etkilemek, harekete geçirmek, şikâyet ve talepleri ifade etmek ve kamu politikasını etkilemek için önemli role sahip Anayasal bir haktır. 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda bu Anayasal hakkı yasaklamak için mülki idarelere vermiş olduğu yetki ilgili makamlarca yasaklama yönünde kullanılmaktadır. Yasaklama kararları; rutin ve keyfi hale gelmekle kararların iptaline karşı açılan davalar da hukuka aykırı bir şekilde reddedilmektedir. Barışçıl toplantıların kanuni yetkinin suiistimal edilecek şekilde keyfi olarak engellenmesini kabul etmiyor ve yetkili makamları bu tavırlarından vazgeçmeye davet ediyoruz.

 

KAYIPLAR VE ADALET ARAYIŞLARI

Şırnak İli Beytüşşebap İlçesi Kovankaya Köyü'nde ikamet eden Asuri-Keldani Hürmüz ve Şimoni Diril'den 11.01.2020 tarihinden beri haber alınamamış, 70 gün sonra Şimoni Diril'in cansız bedeni bulunmuştur. Aradan geçen 2 yıllık süreden beri devam eden soruşturmada herhangi bir aşama kat edilmediği gibi iddianame de hazırlanmamıştır. Aynı şekilde Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun Dersim'de kaybolmasının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmiş ve soruşturma dosyasında herhangi bir ilerleme sağlanmamıştır. Urfa'da Şenyaşar Ailesi'ne, Konya'daysa Dedeoğulları Ailesi'ne yönelik gerçekleştirilen katliam dosyasına karşı soruşturma makamlarının etkin bir soruşturma yürütmeleri gerektiğini bir daha belirtmek istiyoruz. Etkili soruşturmalar yürütülmesi için olayın takipçisi olacağımızı, yargının Şenyaşar ve Konya'da Dedeoğulları Ailesi'nin katledildiği katliam soruşturmalarında kamu vicdanını rahatsız eden tutum ve eylemlerden kaçınarak soruşturma dosyasını taraf denetimine açmasını, etkili soruşturma yürütülmesini beklediğimizi belirtmek isteriz.

 

VARTİNİS KATLİAMI

90'lı yıllarda işlenen ağır insan hakları ihlallerine ilişkin birçok dava dosyası güvenlik nedeniyle batı illerine nakledilmiş ve çoğu da beraat kararlarıyla sonuçlanmıştır. Aynı şekilde nakledilen Vartinis Katliamı davasının son celsesinde olumlu bir gelişme yaşanmış, bir sanık hakkında yakalama kararı çıkmıştır. Ancak duruşma ve yakalama kararı sonrası aradan 1 ay geçmesine rağmen henüz sanığın yakalanmamış olmasını cezasızlık politikasının devamı olarak görmekle, idari ve yargısal makamlardan yakalama kararının derhal infaz edilmesini beklemekteyiz.

 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çıkma kararının kadına yönelik şiddet vakalarında bir artışa yol açtığını endişeyle gözlemlemekteyiz. Bu hususta idari ve yargısal makamların bu suçların önlenmesi ve işlendikten sonra işlenme anından itibaren etkili soruşturma ve cezalandırma yükümlülüklerinin Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararına rağmen Anayasa, CEDAW ve AİHS'den kaynaklanan yükümlülüklerin gereği olduğunu vurgulamak isteriz.

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 2680
 Dün : 19683
 Toplam : 45951557
 Ip No : 35.175.107.77