Eğitim 20.10.2021 19:42:00 1338 defa okundu

Bizden Hızlısı Mezarda

Hulusi ÇAKIR Yazdı

“Aslanıma bak, yine yendi babasını.”

  “Of ya, hep kazanıyorsun sen!”

  “Kimin kızı bu? Bilmediği şey yok.”

  “Bak işte yine hepimizi geçtin.”

  “Bir daha oynamayacağım seninle, sürekli yeniyorsun!”

Niye hep çocuklarımızı kazandırmak isteriz? Niye her zaman galip çıkmak zorundalar? Her seferinde bilerek kaybettiğimiz zamanki mutlulukları umuda mı dönüşür, finalde kolayca ipi göğüsledikleri zamanki umudun adı umutsuzluk mudur? Ne dersiniz?

Cebren, hile veya şikeyle bilerek yeniliriz bazen.

Sonuçta çocuk değil mi?

Belki bizimle yaptığı çoğu yarışmada veya düelloda kaybetmeye mahkûmdur.

Ama onu teşvik etmek isteriz. İlk yarışmalarda belki 1 dakikada teslim oluruz sonraki aşamalarda biraz daha artar süre ama kaybeden taraf yine biz oluruz. Şimdi çocukta oldu mu özgüven! Karşısına geçecek babayiğit yok. Çünkü bütün engelleri ufak bir hamlede geçtiğini sanıyor. Zira zirve elini uzatacak kadar yakın. Kazıyacağı tırnakları bile yok. Bırakın yenilmeyi, hafif bir sendelediğinde bile gözleri dolan; etrafındakilere çaresizce bakan veya bir destek, pohpohlama bekleyen bembeyaz bir surat...

Onları cesaretlendirdiğimizi sanırken, aslında bir taraftan tüm cesaretlerini alıyoruz.

Tozpembe masallarda kaybediyoruz onları.

Kendisini özgür, özgüvenli, tek, özel hissetsin derken tamamen bambaşka bireylere dönüştürüyoruz, haberimiz yok! Biz çocuğu değil yaptığı davranışı takdir ettiğimizde asıl amacımıza ulaşırız. Yüzleşsin gerçeklerle.

Tökezlesin, sendelesin, kaybetsin, fark yesin.

Kaybettiğinde mahcubiyeti yaşasın.

Sonra ne mi olacak?

Hırsın ne olduğunu, mahcubiyetin ne anlama geldiğini sözlüklerden değil hayatın içinden öğrenecek. Tekrar kazanmayı bilecek. Rakiplerine saygılı olmayı öğrenecek, onların da birey olduğunu fark edecek. “Ya birinci olamazsan?” diye sorduğumuzda “İkinci olurum.” cevabını verecek.

 Niye düştüm diye sormadan kalkmak için düştüğünü bilecek.

 “Aslanım; bu sefer yenemedin, her zaman yenemeyebilirsin de.”

  “Bu sefer kazanamadın ama çabalarsan kazanabilirsin.”

  “Benim kızım olsan da her şeyi bilemeyebilirsin, ben de bilemeyebilirim.”

  “Bak gördün mü hep geçemiyorsun!”

  “Bir dahaki oyunda yenebilirsin.”

 Yukarıdaki kelimeler artık evrimleşti ve şimdi bu şekilde daha güzel olmadı mı?

 Gökkuşaklarını severiz, çocuklar da sever. O halde pırıl pırıl gökkuşağını görmek için önce yağmuru yaşamak gerektiğini de biliriz, öğretiriz, gösteririz. Onedio

Hulusi ÇAKIR

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 3172
 Dün : 23381
 Toplam : 46819674
 Ip No : 54.227.97.219