Manşet 15.11.2019 18:05:00 467 defa okundu

Baro “Dersim ismi iade edilsin ve resmi özür dilensin”

Tunceli Barosu tarafından Seyid Rıza, oğlu ve birlikte idam edilenler anıldı.

Baro tarafından olayın 82. yılı nedeniyle yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, “Seyit Rıza ve diğer Dersim’in ileri gelenlerinin idamı ile sonuçlanan muhakemenin iadesi gerekmektedir. Dersim ismi de iade edilmeli ve resmi özür dilenmelidir.” denilen açıklamada, Devletten 7 talepte bulunuldu.

 

“RESMİ ÖZÜR DİLENMELİ VE ÖZÜR KAMUOYUYLA PAYLAŞILMALI”

Tunceli Barosu’nca 15 Kasım 1937 yılında idam edilen Seyid Rıza, oğlu ve arkadaşlarının idamının 82. yıldönümü nedeniyle açıklama yapıldı. Devletten “Dersim” isminin iade edilmesi ve resmi özür dilenmesi istenen açıklamada, bunun yanı sıra çeşitli taleplerde de bulunuldu.

 

İşte Baronun yayınladığı o açıklama;

“Dersim 1937/38/39 Askeri Harekatı öncesinde başta Jandarma Genel Komutanlığı, Umumi Müfettişlik ve sair olmak üzere çeşitli idari/askeri mercilerce Dersim’e yönelik raporlar hazırlanmış ve nihayet 25 Aralık 1935 tarihli Tunceli Vilayetinin İdaresi Hakkında Kanun çıkarılmış ve neticeten 4 Mayıs 1937 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından alınan bir karar ile Dersim’de ‘şedit ve müessir’ bir askeri harekatın yapılmasına karar verilmiştir.

 

Müteakip zaman içinde adil bir yargılama yapılmadan Seyit Rıza 15 Kasım 1937 tarihinde Elazığ Buğday Meydanı'nda oğlu Resik Hüseyin ve diğer 5 Dersim’in ileri geleniyle birlikte idam edilmiştir. Gelinen aşamada Seyit Rıza ve diğer Dersim’in ileri gelenlerinin idamı ile sonuçlanan muhakemenin iadesi gerekmektedir. Dersim ismi de iade edilmelidir.

 

Askeri harekat sürecinde o tarihlerde her yaş grubundan ve kadın/erkek ayrımı yapılmaksızın binlerce kişi öldürülmüştür. Askeri Harekat sürecini takiben binlerce kişi Türkiye’nin çeşitli yerlerine sürgün edilmiş ve gönderildikleri yerlerde mecburi iskana tabi tutulmuştur. Dersim’de 1937/38/39 yıllarında birçok çocuk ailelerinin rızası hilafına cebren, ailelerinden alınarak çeşitli ailelere evlatlık olarak verilmiş ve bu çocukların tamamına yakınından bir daha haber alınamamıştır.

 

1937/38/39 Askeri Harekatı süreci ve sonrasında on binlerce çocuk, kadın ve erkeğin insanlık vicdanını derin bir şekilde yaralayan hayal bile edilemeyecek kötülüklerin kurbanı olduğu tarihsel bir gerçektir. 1937/38 yıllarında resmi görevli sıfatıyla katılan çeşitli şahısların anlatımları devlet tarafından gerçekleştirilen trajediyi açıkça ortaya koymaktadır.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23.11.2011 tarihinde bir toplantıda yaptığı konuşmada, Dersim olaylarıyla ilgili belgeleri açıklayarak;

‘…Dersim’de, adım adım çerçevesi çizilmiş, bahaneleri hazırlanmış bir operasyon var. 1937, 1938 ve 1939 yıllarında Dersim’de maalesef büyük bir dram yaşanıyor. Havadan, karadan, toplarla, hatta gaz bombalarıyla, Dersim’de hareket eden her şey, çocuklar, kadınlar katlediliyor… Necip Fazıl, Dersim’deki facianın tarihte bir benzerinin olmadığını ifade ediyor.’ dedi.

 

Belirtmek gerekir ki, 1937/38/39 süreci ve sonrasında gerçekleştirilen eylemler için bugüne kadar devletçe herhangi bir resmi eylem ve işlemde bulunulmamıştır. Bu durum insanlık vicdanını en az Dersim Askeri Harekatı süreci ve sonrasında meydana gelenler kadar incitmiştir.

 

Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle 1937/38/39 ‘Dersim Tedip/Tenkil Harekatından kaynaklı olarak;

-Resmi özür dilenmesine ve özrün kamuoyuyla paylaşılmasına,

 

-Dersim 1937/38/39 sürecine dair hakikatin tamamının kamuoyuyla paylaşılmasına,

 

-Öldürülenlerin yakınlarının onurlarını, itibarlarını ve haklarını iade eden resmi bir açıklama yapılmasına,

 

-Kayıpların (çocuk-kadın-yaşlı) nerede olduklarının araştırılmasına; öldürülenlerin kimliklerinin tespiti için araştırma yapılmasına;

 

-Öldürülenlerin naaşlarının bulunması, tanımlanması ve ailelerin ve toplumların kültürel pratikleri veya mağdurların vasiyet ettiği veya ettiği varsayılan şekillerde yeniden defini için gerekli işlemlerin yapılmasına;

 

-Öldürülenler için anma törenleri düzenlenmesine,

 

-Dersim 1937/38/39 süreci ve sonrasında meydana gelen ihlallerin doğru bir anlatımının uluslararası insan hakları hukuku ve uluslararası insancıl hukuk çalışmalarına yönelik dokümanlara dahil edilmesini, Avukatlık Kanunu’nun 76. ve 95. maddelerinin hükümleri çerçevesinde talep ediyoruz.”

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 14606
 Dün : 20559
 Toplam : 32816986
 Ip No : 18.207.238.169