Sürmanşet 21.10.2020 14:37:27 2674 defa okundu

BİLGİSİZLİĞİN KATMANLARI

Tüketim esaretimiz (1)... Mehmet Yılmaz SAVAŞÇIN Yazdı...

 

Cahillik de dediğimiz bu konu kesinlikle eğitimli olmak ya da olmamakla ilgili değildir. Bunu hepimiz kabul ediyoruz. Ama bunun katmanlarını sıralama açıklamasına girişen (örneğin yazıya döken) her kişi yorumlarında kendisini hep dışarıda tutar. Yani bilgili olduğunu kabul eder ve öteki cahiliyeyi anlatırken mangalda kül bırakmamacasına acımasızdır. Bakalım ben bu yazıda kendimi de içeren katmanları yeterince irdeleyebilecek miyim?

Üniversite öğrenciliğimin ilk yıllarında (1962 – 63), sömestre tatillerinde para kazanmam gerekiyordu ve henüz üniversitemizin öğrenci seyahat bürosunda rehberlik işine başlamamıştım. Üniversitemize (Tübingen/Almanya) çok yakın olan Mercedes Fabrikası (Böblingen) tatilde çalışan bizlere dolgun bir ücret veriyordu. 

Ben de öğrenci – işçi olarak, henüz çıplak metal halinde banttan önüme gelen karoserlerin kapısına kalıplar yerleştirerek punta kaynağı yapıyordum. Ayrıca, zaman zaman  gurup mühendisimiz beni Türk işçilerinin sorunları konusunda tercüman olarak çağırır ve böylece hem bir ek gelir elde eder hem de o dayanılmaz rutin bant işçiliğinden bir süre için de olsa kurtulmuş olurdum. O sıralar ünlü 190 Mercedesleri üretiyorduk. Ertesi tatilde tekrar aynı işe başladığımda 190'ları devre dışı bıraktıklarını gördüm. Bir süre sonra yine bir tercümanlık işi için mühendisin yanına gittiğimde ayrılmadan kendisine sordum:

- Neden 190'ları artık üretmiyorsunuz?

- Onlar hiç bozulmuyor ve yedek parça satamıyoruz. Bizim gibi fabrikaların esas kazancı yedek parçalardandır. Bir 190 Mercedes'i yedek parçalardan üretirsen fiyatı en az 7 -8 katına çıkar. Ta o yıllarda, sanayiciler bu konuda bilinçlenmişler ama bizlerin bilgisiz kalmamızda değişen pek bir şey olmamış.  Bizlerden istenen de bu değil mi?

Ne ilgisi var bunun bilgisizlikle demeyin. Birkaç örnek daha vereyim:

-Büyük bir hava alanımızda oldukça kilolu iki hanım bir masaya oturmuş, tabaklarına, o burger de denilen, büyük boy sandviç köftelerden çifter çifter doldurmuşlar. İçecek olarak da yine bol şeker içeren ünlü bir meşrubatın DİYET olanını almışlar.

-Cep telefonu mağazasına giren adam en pahalısından bir ürün alırken soruyor: “İyi selfi çeker değil mi? Satıcı sabırla yanıtlıyor. “Tabii ki, hiç endişelenmeyin” Ama bu alet daha neler neler yapar gibi bir anlatıma hiç girişmiyor. Çünkü karşısındaki anlamayacak. Nitekim müşteri iki hafta sonra tekrar geliyor ve soruyor: “Bu selfilerimi arkadaşlarıma  nasıl gönderirim?”

-Dört çekerli ve full elektronik ama kentsel ortamda kullanıma göre tasarlanmış jeep benzeri, oldukça da pahalı araçların çok moda olduğu dönemdi. Dört çeker dediğimiz arazi vitesli araçlar adı üstünde yolların çok kötü olduğu dağlık arazi için üretilir ve mesleğim gereği oldukça sık kullandım. Gelgelelim full elektronik araçlar böylesine sarsıntılı ve engebeli arazide hemen bozulurlar. Yani ya o ya öteki gereksiz. Nitekim o tür araçların çoğu kentsel ortamda, otoyollarda ve arazi vitesini hiç kullanmadan eskitildi. Köyümüz Mahmudiye'de  (Sapanca) villası olan bir İstanbullu, biraz yokuş olan birkaç yüz metrelik köy yolunu, özellikle yağışlı günlerde, o tür aracını aşağıda bırakarak, taksi ile evine gider gelirdi. Yeter ki elektronik aksama bir şey olmasın.

İşte ben buna TÜKETİM BİLGİSİZLİĞİ ya da sarhoşluğu diyorum. İstisnasız hepimiz bu tüketim toplumunun az veya çok esiriyiz. Beni de ucundan köşesinden kapsayan bir esirlik.

Mineralojik ham maddeler dersi hocamız, cam şişelerin üretimi için ne boyutta ham maddenin (kuvarsit kayaları) dağları yok ede ede sağlandığını bildiği için, daha altmışlı yıllarda, bir derste şöyle demişti: “Yollara serpilmiş, akşamdan kalmaların bıraktığı bira şişelerini görünce gelecek adına ürperiyorum”

Eski Yunan döneminde bir köylü, Atina'yı ziyaret edip köyüne döndüğünde, komşuları anılarını anlatmasını isterler. Yanıt basittir: “Şehirli insanların meğer ne çok şeye ihtiyacı varmış”

Ucundan köşesinden benim de biraz uğraşımın olduğu, SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA konusu sanki yeniden unutuldu gibi. Ama gelecek için başka hiç bir çare yok.

(SÜRECEK)

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 4233
 Dün : 15878
 Toplam : 40412397
 Ip No : 3.236.156.32