Sürmanşet 24.1.2022 19:50:41 297 defa okundu

ALGI STRATEJİSİ VE TOPLUM…

 Baki Senday Yazdı...

 

 Moliere: “İnsanları aldatmak, güldürmekten çok daha kolaydır” der.

Bu durum, bilgiden yoksun toplumlarda çok daha kolaydır. Algı, bilgiden yoksun insanların üzerinde büyüleyici bir efsun gibidir. Onları mutlu eder, ayaklarını yerden keser. Algıda kullanılan yalanın boyutu büyüdükçe, cahil insanı gerçeklikten ve yaşamdan kopararak bir halüsinasyon dünyasına taşır.

Bilgi öğrenme ile elde edilir. Öğrenmek için, sonsuza kadar yaşayacakmışız gibi bilginin peşinde, yarın ölecekmişiz gibi nitelikli insan olmanın peşinde koşmalıyız. Nitelikli insan, bilge insandır. İrade gücünü, düzenini ve zamanını öğrenme sanatına harcayan insandır.

Kierkegaard: “Cehaletle başlar bilgi, bu da cehaletin ilk unsurudur” der. Beyin bir sünger gibidir. Gündelik yaşamda, bize giydirilen bütün geleneksel değerler ve öğrendiklerimizi arada bir bu süngeri sıkarak boşaltmazsak, bellek kendini yenileyemez. Aynı şey insan ilişkilerinde de geçerlidir. Arada bir geri çekilip, ilişkilerimizi gözden geçirip zamanımızı ne tür insanlarla geçirdiğimizin de bir muhakemesini yapmazsak nereye gittiğimizi göremeyiz.

Bilgi, bilene zarar vermemelidir. Onun için de, her yerde her bilginin geçerliliği olmaz. Karşıdakinin kulağı ağzınıza göre değilse, sizi kendi düzeyine çeker. Çünkü cahil her zaman avantajlıdır ve çoğunluk onunladır. Cehalet en kolay yoldur. Emek ve çaba gerektirmez. Bilge insan ve algı ilişkisine bir bakalım…

Öncelikle; okuduğunu anlayabilen insanın, her durum karşısında kendisine ait değerler topluluğu oluşmuştur. Yani, dünyaya geldiği andan itibaren aile, çevre, eğitim, iş yaşamı vs’nin zihnine boca ettiği tüm değerleri sorgulamayı başarmıştır. Bunları başaramamışsa okuduklarının hiçbir değeri yoktur. “Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur” misali. Algıda seçicilik kavrayışı zayıf olan insanları aldatmak çok kolaydır.

Bütün iktidar sahiplerinin başarılı olmalarının altında, gerçeklerden çok yarattıkları algılar rol oynar. Sevgili Sezen Aksu’yu “Yetmez ama evet” dediği için fırsatçı bir yaklaşımla eleştiri hakkını kullanan insanların o günün gerçekliğini hatırlamalarında yarar vardır. Siyaset topluma belli etmeden değişme manevrasıdır. Buna literatürde algıda seçicilik diyenler de vardır. Ülke son on yıldır algıyla yönetilmektedir. Ne siyasi ne de ekonomik çıkmazlarımız dün başlamadı. Bu iyi planlanmış algı operasyonları birçok aydını, sanatçıyı ve bilim insanını yanılsamalara götürdü. Ama bunda şaşılacak bir şey yok.

 Bütün dünyada siyaset, kirli bir savaş gibi yürütülüyor artık. Kirli savaşlarda kural ve etik değerler anlamını yitirir. Kirli savaşa karşı düzenli ve etik duruşlarla durabilmek artık çok zordur. Gerek Sezen Aksu, gerekse Sedef Kabaş, kendilerine ve zihinlerine giydirilmiş geleneksel iki değeri motif olarak kullanmış görünüyorlar. Birinde, evrimle uzaktan yakından ilgisi olmayan mitolojik bir öykü, diğerinde Çerkes toplumunda, çok sık kullanılan bir deyim görmekteyiz. Direkt hedef alınan kişi veya kişiler de yok bu söylemlerinde.

Peki! olup biten nedir?

Tamamen algıdır. Niteliksiz kalabalıkların belleğinde bekletilip, yeniden ısıtılarak aş pişirmeye yarayan cehaletin odunu.

 Sanatçı, yazar, düşünür ve bilge insanlar; yaşadıkları çağın ve geleceğin sorunlarına ayna tutan yüzlerdir. Ülkemizde, sanatında son derece tutarlı olmayı başaran çok az sanat insanı vardır. Ahmet Kaya’nın, Sezen Aksu’nun ve Sedef Kabaş’ın yaşadıkları karşısında gösterilen ferdi tepkileri saymazsak, geriye bir şey kalmıyor. Sanatçının dili de estetik bir dil olmalıdır, sanatın gereği olarak. Sezen Aksu yazdığı bir şiirle bunu çok güzel ortaya koydu. Hiç kimsenin sanat adına bir başkasına kaba veya hakaret edici bir dil kullanması doğru değildir. Zaten böyle bir durum da yok. Sosyal medyada sıradan insanlar, sanat çevrelerinden daha tutarlı tepkiler verebildiler. Bu sanat dünyası adına acınası bir durumdur.

 Bireylerde, algıda seçiciliğin gelişmesi, belli bir eğitim düzeyi ve bilgelik gerektirir. Toplumun ezici çoğunluğunun, gündelik yaşamında zamanını nasıl geçirdiği, nelerle ilgilendiği bilinen bir durumdur. Sanat erbabı, sanatını görkemli salonların dışına çıkarıp, mahallelerde ve köylerde sergilemediği sürece, halkla içli dışlı ve canlı bir sanat anlayışını kurmadığı sürece, halktan ve toplumun büyük çoğunluğundan destek bulamaz. Sezen’i meydanlarda histerik bir şekilde dinleyip, ağlayıp, alkış tufanına tutanlar şimdi bu sevginin ve sadakatin gerektirdiği vefayı göstermek ve dayanışmak durumundadırlar. Sosyal medya üzerinden bunu yapan insanlar var elbette, ancak çok cılız seslerdir bunlar.

 Yeniden başa dönersek şunu söylemek mümkündür, Demek ki sadece dinlemek, onunla dans etmek, alkışlamak gerekli bilgi ve donanımı sağlamıyor. Eğer sağlamış olsaydı, yıllardır görsel medya araçları bütün sanat etkinliklerini gözlerimizin içine adeta sokarak bizi ağlatıp güldürmüyorlar mı? Skeçte, ‘gaz’ çıkararak insanları gülme krizlerine sokan bir sanat anlayışının olduğu ülkenin yurttaşlarıyız. Burada sanatçıyı değil, bu duruma gülen seyircinin niteliğinden söz ediyorum. Sanatçı sanatını icra ederken özgürdür çünkü. Yoksa sanat olmaz.

Bacon “Düşmanına acıyan, kendine acımaz” diyor. Düşmanlıktan uzak duralım ancak; kutuplaştırma ve ötekileştirme çok ciddi algı operasyonları eşliğinde mazlumu vuruyorsa! Bütün demokratik yolları kullanmak da bir hak değil midir?” Armudun sapı, üzümün çöpü” diye diye atomize olmuş demokrasi güçlerinin, amasız ve fakatsız bir konsensüs etrafında dürüst, açık ve net bir programla sorunları çözüm anlayışlarını, bu ülkenin toplumuna açıkça ilan etmeleri gerekirdi çoktan.

 Geç kalan adalet, adalet değildir.

 Baki Senday

bakisenday62@gmail.com

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 8746
 Dün : 19164
 Toplam : 49802791
 Ip No : 18.232.53.185