Helin KARAKOYUN 22.5.2011 00:00:00

Yitirme Korkusu...?

tunceliemek@yahoo.com

Boş bir tiyatro salonuna oynuyorum. Kendim olayım istiyorum sadece kendim. Oynayan da seyirci de. Yok çünkü tahammülüm, hayatın girdabında ihanetle harmanlanmış başka sevdalara.

Boyut değiştirmekteyim durmadan. Zaman acımasız. Yerde sürüyle insan cesedi. Başları gövdelerinden ayrı olanlar da var, yanlarında "Bunlar dost darbesine yenik düşmüş, acısını böyle dindirenler" diye yazanlarda. Diğerleri sıradan ölü işte. Kaçınılmaz sona yenik düşenler. Klasik öyküler yani.

Yüksekteyim. Sadece kendi başımın leşimden ayrıldığı az bir yükseklikte. Bakıyorum, ama yok benim uyduğum bir kategori.

***

Yeşil olsun etrafımdaki her şey yeşil. Anlamlar yüklemişim çünkü ta çocukluğumdan kalan. Hayatın, sevincin, inancın, umudun, sevdanın, coşkunun rengidir derim nicedir.

Bundandır uzun yıllardır bu duyguya gelecek düşü yüklemişliğim. Bakarken gözündeki yeşile, yalanları atladığımı nerden bileyim.

Bir mahkeme salonunda yitirdim en insani yanımı. Yargılananların yargıçlardan korkusuyla yükledikleri "Mahkeme Duvarı” betimlemesi yüzlerde acılarıma tutundum.

***

Çocukluğumuzun tasviriydi; "Mahkeme duvarı gibi suratlar” Henüz tanışmamıştık mahkemelerle. Yine de anlardık ki mahkeme salonları asık suratlıydılar. Sadece millet olduğumuz ama devletle işimizin olmadığı zamanlardı. Biz devlete karışmazken, onun hayatımızı tarumar ettiği zamanlar... Çekilmiş hançerler geçerken özenle istiflenmiş ganimet değerindeki yatak şiltelerine, bir yanımız karışır ve göçerdi çaresizce incinmişliğimize.

Kıyısından tutunduğumuz, eşeleyip yarattığımız hayatlarda sonraları çokça tanışır olduk mahkeme duvarlarıyla. Asık suratlı olan mahkemeler mi içindekiler mi kavrayamadık henüz. Ancak görünen o ki biz soktukça bu hantal mekanizmaya çomak daha çok konaklayacaktık bu geçici mekanlarda.

Bir telaşlı yarış bu, bir onlar kanatıyor bir biz…biliyorum ergeç yorulacak birimiz…

***

Şimdi alacakaranlık sabahlara uyanmaktayım. Mutluluklarımın yaraları kabuk bağlasın diye uğraşmaktayım. Kaldırımda kendi topuk seslerim.

Yazmak nefes almak ve ibadetken, artık ne yapacağımı bilmez haldeyim. Tekste iyi bir son yazma telaşı.

Nafile, en acımasız-insani bir çıkmazdayım.

Ve bir korku seli; "Seni tanıdıktan sonra yazma yeteneğimi yitirmekteyim."

                                e-mail: tunceliemek@yahoo.com

Helin KARAKOYUN yazarına ait diğer yazılar

10.1.2013 00:00:00
15.12.2012 00:00:00


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 11803
 Dün : 12150
 Toplam : 25528198
 Ip No : 54.198.205.153