Helin KARAKOYUN 31.8.2011 00:00:00

Biraz Enstantane Gerisi Hikaye...

tunceliemek@yahoo.com

Tarih kadınların entrikalarıyla doludur. Bu tarih yazılırken dikkat ederseniz kadın hep erkeği kullanmıştır. İmparatorları fethedip, savaşlar çıkmasına neden olan, dağları delerek aşmasına neden olan, oğlunu gözlerinin önünde babasına boğdurtacak kadar entrikaları iyi servis eden…

Atasözlerini zaman zaman irdelediğinizde nasıl güçlü bir hayat dersinin içinden süzülerek geldiğine tanık oluyor ve şaşırıyorsunuz.

"Kadının Fendi Dünyayı Yendi”

İşte kadının dünya üzerinde sınanarak gelen etkisini anlatmak için kullanılan o söz. Bir de kısa boyluysa iki meziyet tek bir bedende düşünün ne haldedir yakınındaki erkek?

"Nerde var bir bodur Allahın gazabı odur. "Yada "yarısı da yerin altında.”

Padişah olur erkek, başbakan, genelkurmay başkanı, vali…vasfı ne olursa olsun, mutlak bir kadının etkisi yaşamında varsa bilin ki kontrolü artık elden kaçırmıştır.

İşte tamda bu noktada, kadına yenildiği için önce kendisi çaresiz kalır, sonra kalplerde kaybetmeye kalelerdeki hezimetler eklenir.

Tunceli'de görev yapıp hoşgörü, hak-hukuk masalında kendine yenik düşenlerde var.

Bu kadına yenik düşmesiyle başlayan hazin öykünün hızla dibe çakılan perdesi de olacak...

 Kimbilir…?

Aşılmaz zannedilen demir korkuluklar,  şifrelenen kapılar…bunlar birkaç saniyelik enstantanede aslında tamda bulunulan ortama, insanlarına duyulan sevginin dışavurumudur. Bu enstantaneler aynı zamanda iktidara göz kırpmak için tamda zamanında yapılmıştır. Zira bilinir ki, Tuncelilileri sevmeyen her adam baş tacıdır.

Ve asla yedirilmez. Garip olansa, bu şehrin nereye bağlı olarak yaşamını idame ettirdiğidir. Anlaşıldı ki, devlet; acı çektirme konusunda hayli bonkör, sevgiyi sunmakta alabildiğine ketumdur.

Peki hani bu ülkede bir tek vatandaş acı çekiyorsa bizzat Başbakan'da acı çekiyordu.

Acı çekenin kim olduğu kısmında mı sorun var?

Tunceli'den bazı öğretmenleri Mustafa Taşkesen sürgüne göndermek istemekte.

Kendi içinde sürgünde olanlar başkalarını sürerek acısını dindirmek ister. Çocukken şiddet gören bir erkek çocuğunun büyürken eşine öfke patlamasını böyle istatistiki verilere işlemekte uzmanları.

Tunceli'ye gelişi sırasında ve sürekli yanına gidenlere hep aynı tekrarı yapmakta ve tüm anlayamamışlığıyla sormakta "Niye buraya atandım anlamadım. Bura benim hakkım değildi aslında”.

Yereli ve mülkiyi dayatmayla çekmekteyiz. Her gün sokakta bağırırken, aslında bize tamda bir kahraman gerekmekte topladığımız çaresizliklere hal çaresi bulacak.

Zira yereldeki dayatmanın müsebbibi olanlar, kaybetmeleriyle yüzleşmek niyetinde değil, mülkiyi de bizzat Türkiye'de var olduğu iddia edilen Cumhuriyet'in Başbakan'ı sahiplenip, "YEDİRMEM” demekte.

Durup durup birileri bizi sevdiklerine inanmamızı istemekte.
Ben de derim ki; biraz enstantane yapıldı görevde kalındı. Gayrı ne anlatılsa da; hikaye....

Helin KARAKOYUN yazarına ait diğer yazılar

10.1.2013 00:00:00
15.12.2012 00:00:00


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 6787
 Dün : 11949
 Toplam : 25535131
 Ip No : 54.162.239.233