EMEK Yorum 11.9.2014 00:00:00

Ali Ekber Yurt Giderken Götürdükleri...

tunceliemek@yahoo.com.tr

Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Ali Ekber Yurt doğduğu topraklara veda etti. Muhtemeldir ki yüreğinde büyük bir boşlukla yol aldı başka diyarlara. Bu duyguyu tanıyoruz çoğumuz. Bir biçare durumdur ki sormayın gitsin. Kimi zaman devlet, askeri düzen, faşizm dedikleri barbar yapı kovduğunda neyse de, bu gidiş gönül verdiğin, doğduğun topraklardaki insanlardan gelince ne menem şeydir…?

İnsan en çok yapmadıklarının hesabını vermekte zorlanır. Yaptıklarınıza vereceğiniz bir cevabınız vardır zaten. Bu kentte neredeyse çoğumuzun derdi haline geldi: yapmadıklarımızın hesabını vermeye zorlanmak.

Bu nedenle bugüne kadar baktığınız yüzlere bir kez daha ve dikkatli bakın, mutsuzluğun resmini göreceksiniz.

Bu kentin tarihi durmadan hep aynı kısır döngüde tekerrür ederken, devletin sürgününe kentlinin katılmasının acısı var üstümüzde.

Şimdi Tunceli’de bir kaç Sivil Toplum ve Meslek Örgütünün arasında harca harca bitmeyen günlerin ağırlığı altında hayatlara, yürekte zorunlu ancak yüzeyde istekli gidiş hikayeleri ekleniyor nicedir.

Ali Ekber Yurt için onlarca basın açıklaması, sayfalar dolusu medyaya servis edilen metinler gönderildi. Uğrunda grafikerliğe kendince yeni boyut kazandıran Yurt’un fotoğraflarından karelere Hz. Ali’nin sözlerine göndermeler yapıldı. Bu yaratıcılığı başka mecrada niye kullanmadık demezken, hepimiz aynı dilsizlikle kendi iç dünyamızda bazen “Yeter yahu” dediğimiz zamanlar yaşadık.

Sözde açıklamalarda en çok ifade edilen ve sözümona karşı çıkılan, Ali Ekber Yurt’u kınayan kısımlar arasında: “Ali Ekber Yurt AKP’lidir.” vardı.

Olamaz mı? Varsın olsun. BDP’li olmak, EMEP’li olmak olağan da AKP’li, CHP’li olmak neden tuhaf olsun değil mi? BDP’li, solcu, Kürt, sosyalist, Alevi, devrimci... olarak kabul görmek için yıllarca mücadele vereceksiniz, Hrant katledilirken Ermeni olacaksınız, Ezidi zulme uğrarken hakkını savunacaksınız, sonra başka siyasi düşünceye tahammül etmeyeceksiniz...? Bu bir çelişki değil mi? 

(Allahınızı severseniz hemen bu kısımda derin ve bilgiççe bir çözümleme yapıp: Demek sizde AKP’lisiniz, CHP’lisiniz ondan savunuyorsunuz demeyin olur mu? Artık öğüresi geliyor insanın, bazılarının bu kadar kolay insan yaftalamasından)

Ali Ekber Yurt cemevine müftüleri, sunileri de davet edip cem törenleri yapıyor

Ne güzel işte. Karşı olduğumuz şeye bak. Biz yüzyıllardır Alevi olarak kendimizi anlatmanın derdine düşmüş, sürekli bazı hastalıklı suniler tarafından mum söndü ile aile içi ensest ilişkiler yaşadığımız, kuyruğumuz olduğu, abdest almadığımız için cenabet dolaştığımız yönünde isnat ve iftiralara uğrarken, okuduğumuz üniversitelerde, mesleklerimizi icra ettiğimiz uzak diyarlarda durmadan kendimizi anlatarak kabul sorunu yaşarken, cemevi dedesi de olan Ali Ekber Yurt’un Aleviler dışındakileri de ibadetlerimize dahil etmesinde ne tuhaflık olabilir ki?

Ayrıca Aleviliği tanımayanların anlamalarını nasıl beklersiniz ki?

Bir de hani Alevilik’te Kabemiz insandı. Yoksa kastedilen hümanistlik Alevinin Alevi’yi sevmesi midir?

Aslında farkında olmadan bazı ırkçı, kafatasçı Türkler ve Suniler ile ortak noktaya gelmişiz haberimiz yok.

İşte içine yuvarlandığımız o korkutucu düşünce: Kendimizden olmayanı reddetmek noktasına varmış bilesiniz.

Takip ettiğimiz bu yanlış yolda, kendi yanlışlarımızı görmeyi de reddediyoruz. Bu nedenle Sivas’ta adam yakılmasını, her yıl ve yılda bir kaç defa eylem ile söylemlerimizde kınıyorken, Tunceli’deki birahaneleri kadın garson çalıştırıyor diye molotof kokteyli atarak yakmak istiyoruz. Bir karakolu yakmaya çalışırken, üst katındaki lojmanlarda oturan kadın ve çocuklardan oluşan onlarca kişiyi de yakmak istiyoruz.

İçimizden bir tek solduyuluda çıkıp “Birahanede çalışan kadın, çıkacak yangında yanarsa ne olacak? Sırf birahanede çalıştı diye insan yakma hakkımız mı var? Bir çocuk ve kadın, sırf polis veya emniyet müdürünün eşi diye yakılmalı mı?” diye sormuyor, sorgulamıyor.

Giderek yanlışları doğru haline gelen, Kürt’ün ve Alevi’nin faşistini yaratan bir çizgiye doğru kayıyoruz. Tüm bunlar olurken, dün milletçe devletten korktuğumuz için susuyorduk, şimdi kendi zalimlerimizin zulmünden.

Tunceli’de var olan kurumlara ısrarla komşu illerde elde ne kadar kendilerine yer bulunamayan insan varsa hükümetteki partinin gerek milletvekilleri gerekse Bakan’ları tarafından bize gönderilen adamlara bakın Allahınızı severseniz. Bazılarının miadı dolmuş, bazılarına bakarken “Ben buna bir şey sormayayım kendi alanıyla ilgili. Çünkü hem soruya hemde zamanıma yazık” denilecek türden, koltuğun içine gömük, içi geçmiş, makamı telef eden bazı adamlara kimsenin itirazı olmazken, bir taraftan hükümeti Tuncelilileri, Alevileri, Kürtleri devlet kadrosuna almamakla suçlarken, öte yanda eldeki bir kaç Alevi-Kürt müdürü de durmadan bir yerden öteki yere savurmak anlaşılır şey değil.

O zaman; artık ya devletin Alevilerle, Kürtlerle sorunu olduğu söylemini bırakın, yada sınırlı sayıda kurumda olan bu etnik kimliğe mensup insanlara durmadan kendi iç dünyanızda yarattıklarınızı yüklemeyin.

Zira, yerel seçim öncesi bir zamanda Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünde ziyaret ettiğimiz Ali Ekber Yurt’un bir internet sitesinde kendisiyle ilgili yayınlanan, Ak Parti’den belediye başkanlığına gireceği yönünde, içinde ağır hakaretlerin de olduğu yazıyı okurken söylediği “Bir gün bu partinin bürosuna dahi gitmişliğim yok. Böyle ne bir talebim nede başvurum var.” derken titreyen sesi ve yüzündeki hüznü ve acısı, Doğu ile Güneydoğu’da yaşayanlarımızın neredeyse tamamının yıllarca devletin askeri, polisi, JİTEM’i...vs’sinin sorduğu ısrarlı “teröristler nerede.” Sorusuna, “vallahi görmedim” yanıtına inanmadıklarında, yüzümüze ve bedenimize inen tekme ve tokatlardan daha ağırdı, bilin lütfen.

Ve hatırlarsanız Temmuzda yazdığımız bir derleme vardı "Önce Biz Barışsaydık" başlıklı. 

Tekrar ediyoruz, gerçekten niye önce biz kendi içimizde birbirimizi sevmeye çalışmıyor da ısrarla Türkler, Suniler bizi sevsin kabul etsin çabasındayız. Önce biz bizimle barışıp birbirimizi sevseydik daha iyi değil mi?


Not: "Önce Biz Barışsaydık" başlıklı haber-derlemeyi 

http://www.tunceliemek.com.tr/haberdetay.asp?bolum=8017&uyeid=0

linkinden okuyabilirsiniz

 

Tunceli EMEK Gazetesi

Gücünü Cesaretinden Alan Gazete

 


Bizi Tunceli EMEK Gazetesinin facebook sayfası (TunceliEmek), Tunceli EMEK Gazetesi Grubu (Tunceli EMEK Gazetesi) ile Twitter’dan da (@TunceliEMEK) takip edebilirsiniz...

EMEK Yorum yazarına ait diğer yazılar

11.7.2015 00:00:00
2.6.2015 00:00:00
11.4.2015 00:00:00
25.3.2015 00:00:00


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 11788
 Dün : 12150
 Toplam : 25528183
 Ip No : 54.198.205.153