Kadın & Sağlık 30.1.2018 19:54:35 285 defa okundu

Sıcak bir kış masalı

Son filmimin final bölümünü çekmek için çocukluğumun büyülü mekânına dönmekte kararlıydım. Bağin ve Golan kaplıcalarının son durumunu görmek için yola çıktım. Dersim'e dair bir gezi-gözlem yazısı...

Son filmimin final bölümünü çekmek için çocukluğumun büyülü mekânına dönmekte kararlıydım. Bağin ve Golan kaplıcalarının son durumunu görmek için yola çıktım. Kar, bir masal ülkesine ulaşmış gibi baş döndürücü bir etkiyle yere düşüyordu. Dersim’in büyülü dağlarına, gizemli vadilerine, bereketli ovalarına, gözelerine, adını perilerden alan nehirlerine yepyeni bir büyü katmaya çalışırcasına yağıyor yağıyor yağıyordu.

 

Yazın bile zirvesi karlar ve kısmi buzullarla kaplı olan ‘Düzgün Baba Dağı’ kutsallığını gözle görülür kılmaya çalışıyordu sanki! Yazın, Munzur Gözelerindeki plajlarıyla Doğu Anadolu’nun Bodrum’u olan Dersim, bu karlı haliyle, sırt çantamı alıp saatlerce yürüyüş yaptığım İsviçre Alplerine dönüşmüştü. Arabayla yola çıktık. Yol boyunca kara saplandığımız anlarda ‘abdalıklarıyla’ ünlü Dersimli köylülerin yardımıyla çıkıp yolumuza devam ettik. Tartışmalı barajın yapıldığı mevkideki Seyitli Köprüsü’nden Darıkent’e (Muhundu), Darıkent’ten Geçitveren (Riçik) Köyü üzerinden ‘Munzur Milli Parkı’nın eteğindeki Golan ve Bağin Kaplıcalarına’na doğru yol alıyorduk.

 

Küçükken ailece kaplıcalara giderken babamın aniden gösterdiği geyiklere, yaban domuzlarına ve keçilere, kartallara, tavşan ve de kekliklere yeniden rastlamak arzusuyla adeta pusuya yatmıştım. İlk keklik sürüsü geçti önümüzden... Epey ilerledikten sonra da onların peşine düşmüş üç kişilik avcı kafilesi. Keklikler de avcılarda, kara bata çıka hedeflerine ulaşmaya çalışıyordu. En heyecanlı kış maceralarının başında gelir keklik avları Dersim’de. Köylerdeki evlerde hala keklik kafeslerinden gelen dokunaklı salvoları köpek, horoz seslerine karışır.

 

Yaban keçileri, yıllık deneyimleriyle çığa sebep vermemek için kışın sert kayalıkların, yarların tepelerinde değil, daha alçaklarda yürür. Gerek av yasağı gerekse çevre bilincinin gelişmiş olmasından ötürü, rahatça dolaşabiliyorlar artık insanların arasında. Dersim’in İsviçre Alpleri’ni aratmayan görkemli dağlarında son yıllarda vaşaklara da rastlandığı söyleniyor. Köy yollarında karşılaştığımız köy minibüslerinin açtığı dar dağ yollarında adeta ‘kar tropy’si yaparak hedefe doğru ilerliyoruz. Çocukluğumun izlekleriyle gördüklerim sonsuz karın beyazlığında iç içe geçiyor ve bütünlük oluşturuyor.

 

Saklı kanyonun kaplıcaları

 

Sıcak bir çay ve klor denen yağlı ekmek, çökelek, tereyağı rastgele çaldığımız her kapıda hazır ikram olarak bizi bekliyor. Sobaların başında karın pastoral romantizmine kendilerini bilgece teslim eden çelenk bıyıklı yaşlıların, fesli büyükannelerin kendilerine özgü bir ironi kattıkları soba başı sohbetlerine katılıyoruz. Küle gömülü palamutların patlamasıyla irkiliyor ve onları güldürüyoruz.

 

Kar, meşelerin kendine özgü kokusunu daha kesifleştiriyor. Geçtiğimiz yollara özgün bir tat katıyor, belki de çocukluğumun oyuncağı olan palamutların bilinçdışımda yerleşen kokusunun kışkırtması bu.

Normalde bir, bir buçuk saat süren yolu dört saate alıyoruz keyiften...

 

Kırk yıl sonra tekrar gittiğim vadide, eskiye ait bütün izler duruyor. Munzur Milli Parkı’nın eteğindeki saklı bir kanyonda kaplıcalar… Peri Suyunun kenarında! Küçük bir volkanik dağın eteğindeki yer yer kanyon yapan vadide bulunan Bağin ve Golan kaplıcaları birbirine yaklaşık 3-4 km uzaklıkta. Yani birbirlerine yarım saatlik bir yürüme mesafesinde. Ne var ki aynı yumurta ikizleri gibi birbirine benzeyen bu iki kaplıcaları, il sınırlarının belirlediği son hamle birbirinden ayırıyor. Bağin Tunceli, Golan Elazığ sınırları içinde kalıyor. Ancak habitatı, yerel dokusu, kültürel yapısı, yaşam biçimiyle Golanlılar bu yapay sınırı ret ederek kendilerine Dersimli demekte inat ediyor.

 

Yürüyerek iniyoruz dar kanyona… Karşımızda geyiklerin, dağ keçilerinin, kekliklerin yoğun olarak yaşadığı tepe var. Her an karşımıza çıkabilirler. Çocukluğumda yaptığım gibi arabadan iner inmez yarım metre karı delmiş küçük bir sıcak su kaynağının dibine dayıyorum kulağımı önce. Yerin dibinden gelen uğultulu fokurtuları dinliyorum. Sonra koşar adım iniyorum aşağıya… Önce sanki bir sanatçının elinden çıkan ve devasa bir mermer kabı anımsatan havuzu arıyorum. Köylü kadınların karşılıklı stranlar söylediği havuzu. Hararet bastığında balıklama oradan buz gibi nehrin sularına atladığımız muhteşem doğal havuzu… Olduğu gibi duruyor. Ancak yanı başına modern bir tesis eklenmiş. Olimpik bir havuz, şık bir restoran ve küçük bir konser alanı... Yoğun yaz misafirlerini memnun edecek yeni üniteler! Buzdan sarkıtlar, nehre püsküren volkanik suyun oluşturduğu buhar içinde fantastik ötesi duruyor.

 

Hızla havuza doğru gidiyorum. Yarı soyunarak karın altındaki vahşi doğada 50 Santigrat sıcaklıktaki açık kaplıca havuzuna girip keyifle yayılırken, buzdan sarkıtların üstündeki karlarla örtülü sarp kayalıklardan bir geyiğin çıkmasını bekliyorum. Onun yerine bir grup yaban keçisi geçiyor karşıdan. Beyaz bir masal ülkesinin üstüne ağır ağır düşen akşamın karanlığı ve Dersim kışı bende, olağanüstülüğün bir parçasına dönüşüyormuşum duygusu yaratıyor. Bu metamorfoz tuhaf bir biçimde beni ürkütüyor. Yazın ekibimle birlikte beni bekle Dersim, diyor ve sudan çıkarak giyiniyorum.

 

Nasıl gidilir?

Uçakla Elazığ’a gitmek gerekiyor. Arabayla Tunceli merkezden 50, Elazığ Karakoçan ilçesinden 20 km. Arabasız gitmek isteyenler için yaz mevsiminde sabah akşam bir kez kalkan minibüs var. Sabah kalkış saati 7.30.

 

Nerde kalınır?

Kaplıcalar için: Golan Kaplıcasında olan bungalowlarda, Hanedan Otel, Grand Hekimoğlu, Karakoçan Öğretmen Evinde ve çadırınızla doğada.

 

Kırk Gözeler için: Royal Demir Hotel, Grand Şaroğlu Hotel (Tunceli Merkez) ve çadırınızla doğada. Ovacık Kayak Merkezi tesislerinde.

 

Mutlaka yenmesi gerekenler

Pargaç (kavurmayla yapılan bir tür yerel börek), Zılfet (Ayranlı, tereyağlı hamur işi), Sirapari (Mantı tadı veren yufkadan yapılan sarımsaklı, tereyağlı hamur işi), Klor (Tereyağlı ekmek), Alabalık.

 

Görülmesi gereken yerler

Bağin ve Golan Kaplıcaları, Munzur Milli Parkı, Kırk Gözeler (Munzur Suyu’nun çıktığı yer), Gözelerin kıyısında yazın kurulan plajlar, Bağin ve Mazgirt Kalesi, Düzgün Baba Ziyaretevi.

 

                              Handan Öztürk/Hürriyet

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

NÖBETÇİ ECZANE

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 1802
 Dün : 21032
 Toplam : 22405782
 Ip No : 50.19.34.255