Güncel 12.6.2018 12:56:00 2473 defa okundu

“Özgür üretimi savunuyoruz”

Seçildiği günden bu yana, üretime sunduğu katkı ile dikkat çeken Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, çalışmaları ile bundan sonraki planlarını anlattı. Kendisini ziyaret eden Tunceli EMEK Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Türkiye Komünist Partili Belediye Başkanı Maçoğlu'nun merakla beklediğiniz söyleşisini okuyabilirsiniz.

 

Seçildiği günden bu yana, üretime sunduğu katkı ile dikkat çeken Ovacık Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, çalışmaları ile bundan sonraki planlarını anlattı. Kendisini ziyaret eden Tunceli EMEK Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Türkiye Komünist Partili Belediye Başkanı Maçoğlu, ilçede başlattıkları tarıma dayalı üretimi, ülke geneline yaymak üzere kurdukları bir kooperatif olduğunu söyledi. Henüz başkan olmadan önce “Devrimci Halkçı Yerel Yönetim Programı” adıyla yürüttükleri bir çalışma olduğunu belirten Maçoğlu, “Ancak bunu uygularken çok şey öğrendik. Başarmaya başladığınız andan itibaren, gerçekten kendinizi bulmaya başlıyorsunuz. Nasıl yapılabilirliğin üzerinde araştırma yapmak zorunda kalıyorsunuz. Bu süreçte Ovacık’ta çok şey öğrendim.” şeklinde konuştu. 

 

Tunceli EMEK- Fatih Mehmet Maçoğlu, 25 yıla yakın devlet memurluğunun ardından Ovacık Belediye Başkanlığına seçilen biri. Bu süreci ve yaptıklarıyla bundan sonrası için yapmayı planladıklarını konuştuk.

İşte makamında ziyaret ettiğimiz Komünist Başkan olarak namı ülkeyi aşan Maçoğlu ile siz EMEK dostları için yapılmış o söyleşi:

 

Siyasete giriş süreci ile başlayalım söyleşiye Sayın Başkan…

 1989’da Bingöl Sağlık Meslek Lisesinden mezun olduktan sonra Konya’ya atandım. 3,5 yıl Konya’da çalıştım. Sonra Pertek’e tayinim çıktı. 15 yıla yakın burada görev yaptım. Ardından Tunceli Devlet Hastanesinde 7 yıl çalıştım. Yani 25 yılı aşkın süre kamuda memur olarak çalıştım. Bu süre içinde aslında siyasete pek uzak değildim. Öncelikle Demokratik Halklar Federasyonuna sempati duyan, demokratik alanda yasal mücadeleyi savunanlardan biriydim. SES’de görev yaptım. Demokratik Haklar Derneğinde çalışmalarım oldu. Bu süreç içerisinde birkaç kez Tunceli de ve birkaç yerde belediye başkanı olmam için teklifte bulundular. 2013 yılı Eylül ayında da Sosyalist Meclisler Federasyonunun demokratik halk dayanışmalarının adayı olmamı istediler. Süreç böyle gelişti. 30 Mart 2014’te seçimi kazandım ve Ovacık’ta Belediye Başkanlık serüvenim başladı.

 

Çok güzel çalışmalar yapıyorsunuz. Başlarken stratejik bir yol haritanız var mıydı?

Yerel yönetimlere dair bir çalışmamız vardı. Devrimci Halkçı Yerel Yönetim Programı adıyla ama bu program kitabi çalışma ile sokaktaki çalışmayı kıyaslamaya geldiğinde eksiklikler ortaya çıkmaya başladı. Biz çalışırken çok şey öğrendik. Başarmaya başladığınız andan itibaren gerçekten kendinizi bulmaya başlıyorsunuz. Nasıl yapılabilirliğin üzerinde araştırma yapmak zorunda kalıyorsunuz. Bu süreçte Ovacık’ta çok şey öğrendim. 

Size beni de çok etkileyen bir şey anlatayım. Biz bu halk meclisleri tartışmalarını sürdürdüğümüz dönemlerde söylemlerimiz duyuldu elbette. O sırada da bir proje başlatmıştık: 1 saat kitap okuyan 1 saat ücretsiz bisiklete binecek diye. Amacımız; 1 saatte olsa çocuklar gelir kitap okur. Çocukların bir kısmı saat 9’da kitap okuyor. Saati geldiğinde kalkıyor, diğer bir grup geliyor. Böyle devam ediyor. Ben de her geçtiğimde selam veriyorum çocuklara ve ‘Merhaba yoldaşlar’ diyorum, onlarda bana ‘Merhaba yoldaş’ diyor. Bir gün selam vermeden geçeyim, bakalım ne olacak dedim. Hayatta aldığım en büyük ders de tam bu sırada oldu. Aralarından geçtim, basamakları tek tek geçerken bir çocuk “buna ne olmuş?” dedi. Arkamı döndüm ‘Sen öyle konuş. Ben senin öylesine kitabı açıp baktığını, sadece zaman doldurduğunu biliyorum. Yarın sana sorduğumda eğer anlatmazsan o kitabı alır seni buradan atarım’ dedim. Yanındaki arkadaşı da ‘oku vallahi bizi atar dışarı’ dedi. Çocuğun cevabı çok mükemmeldi; ‘hani biz birlikte karar alacaktık. Tek başına mı karar alıp bizi atacak.’ dedi.

Yine halkla meclis toplantısı yaparken, ben  ilçe merkezinin çamur olduğunu ve ‘buradan başlamamız gerek yoksa gelenlerin eleştirilerine maruz kalacağız’ dedim fakat 35 yaşındaki bir kadın “Başkanım biz görünen yerin değil, ihtiyaçtan kaynaklı olan alanları önceliğimize almak zorundayız. Astım hastası Ahmet amca ara mahallede yol toz diye, her araç geçtiğinde camını kapatmak zorunda kalıyor. Bu nedenle önceliğimizi ihtiyaçlar belirlemeli.” dedi.

Bu konuları kızıma anlattığım zaman ‘Baba senin bu halkı yönetmene gerek yok. Bu halk kendi kendini yönetebilir’ dedi. Yani çocuktan, kadından ve herkesten çok şey öğrendim. Öğrendiklerimle en mutlu günümü geçiriyorum.

 

Nohut ve Ovacık fasulyesi sizin başkanlık döneminizde ilçede canlandı ve artık dış pazarlarda dahi aranan ürünler oldu. Nedir üretimdeki son durum?

Birkaç ilçede üreticilerle toplantı yaptım. Toplantılarda yerel yönetimdeki diğer arkadaşların da katılmasını istedik ama işlerinden dolayı katılamadılar. Bu bölgede üretim yapmak isteyenlere çağrı yaptım. Bir kooperatif de kurduk zaten. Kooperatif üzerinden bize ürün verenleri ve etraftaki köylerle ilişkilerimizi genişletiyoruz. Şu anda bizimle çalışma yapanların bütün bilgilerini alıyoruz. Çünkü denetleme yapıyoruz. Hem de ürünlerini aldığımız şahıslarla ilişki kuruyoruz.

Arıcılar Birliği, Dersim Dernekleri Federasyonu, ilçe dernekleriyle bir çalışma yaptık. Kooperatif yüzlerce insanla ilişki kurmaya başladı. Bu anlamda da üretim arttı. Bu çalışmalar daha sonra o bölgede plan yapmayı sağlıyor. Bu çalışmalar esnasında tohum ve mazot desteğini kooperatif sağladı.

94 S.S. Kooperatifini belediye kurdu ve kooperatif bu tür çalışmaları yapıyor. Burası dışında, Türkiye’de 20’ye yakın Kooperatifle ilişki kurarak 301 kişinin öldüğü Soma ilçesindeki kadınlara tarhana yaptırıyor. Orada üretimi yapıp İstanbul’daki kooperatifimizde satışını yapıyoruz. Hopa’daki üretilen doğal çayı da bizim kooperatifimiz alıyor. Türkiye’de ilişki kurduğumuz kooperatiflerle birliğe doğru yürüyoruz. Geliştirdiğimiz bu çalışmalarla hem doğanın korunması hem de istihdam sağlamış oluyoruz. İlçedeki nohut ve fasulye üretimi yaygınlaşarak devam ediyor. İnternet üzerinden satış yapıyoruz ve bu konuda Türkiye’de 1 numarayız. Avrupa’dan bizim ürünleri alıp satma konusunda talep var. Şu anda İhracatçılar Birliği’ne başvurduk. Kooperatifimiz mükemmel işler yapmaya başladı.

 

Kooperatifin karar mercii de mi belediye?

Belediye olarak kurulmasına öncülük ettik ama yönetenleri buradaki üreticiler. Burada alınan ve çok değerli kararları da sizinle paylaşmak istiyorum.

İşçilerimizi 7 saatten fazla çalıştırmıyoruz. Çünkü kendisine ve etrafına zaman ayırması lazım. İşçi sağlığını düşünmemiz, ağaç kesip tarla yapan kişilerin ürünlerini almayıp onları teşhir etmek, kadınlar 2 gün dahi çalışsa sigortalarını yapmak, tarlayı kirletip çöp veya ilaç atanların ürünlerini 3 yıl boyunca almamak gibi kararlar alındı…Kooperatifin kârı da üyelere dağıtılmıyor. Gelen gelirle köylünün başka alanlarda üretimine ve hayvancılığına destek olunuyor. Yönetimdekiler de kesinlikle maaş almıyor.

 

Tunceli’de gençlerin çalışmadığı yönünde eleştiriler var. Siz de üretime katılanların yaş ortalaması nedir?

Köylerde üretim yapan kişiler 40 yaşın altında. 24-25 yaşında olanlar var. Benim ilçemde bu işi yapmak isteyende var yapmak istemeyende. Benden hayvan talep eden var, inek alıp hayvancılık yapmak isteyen var. Aslında yeni yeni üretimde canlanma başladı.

 

Üreticiler ürünlerini kendileri mi satıyor, kooperatif aracılığıyla mı satışına yardımcı oluyorsunuz?

Biz üreticilerimize, ürünlerini varsa imkanları kendilerinin satmalarını söylüyoruz. Bize mahkum olsunlar istemiyoruz. Biz özgür üretimi savunuyoruz.

‘Satın siz, elinizde kalır da satamazsanız, bize verin satalım’ diyoruz. Bunu yaparken de onlardan 9 liraya alıp 15 liraya satmıyoruz ama. Sadece bir lira paketleme ve işçilik gibi bir maliyet ekliyoruz, satışın geri kalan kısmını üreticiye veriyoruz.

 

İlçenizdeki sorunları da paylaşır mısınız?

Geçmişte yerel yönetimler ve TEDAŞ’ın koordineli çalışmamasından dolayı yolların ortasında bulunan direkler, tabelalar sorun. Bunları çözmek için çok çaba harcıyoruz. Bazen bir sorunun çözülmesi 1-2 yıl alabiliyor. İller Bankası ile bir çalışma başlattık. Arıtma tesisi için başvurduk. Geciktirildiğine dair kaygımız var. Arıtma tesisine başvuralı yaklaşık 2 yıl oldu, hala cevap alamadık. Uzun süreden beri Ovacık unutulmuştu. Yılda buraya gelen insanların sayısı 3-5 bindi ama son yıllarda 100 bini buldu. Bu süreçte kontrol noktalarındaki kimlik kontrolleri sıkıntı. Kontrol noktalarında uzun süre bekletilme ve OHAL nedeniyle yasaklı yerlerin gezilememesine dair il dışından ve yurtdışından gelen konuklarımızın çok şikayetleri var. İlgili kurumların buna hassasiyet göstermesi lazım.

Bu arada size çok teşekkür ediyorum. Tüm çalışmalarımız süresince yerel basının ama özellikle de  sizin bize katkınız çok büyük. Ancak biz bütün ilçelerin öne çıkarılması ve bu coğrafyanın tamamını kapsayan bir söylem geliştirip basında daha geniş yer verilmesini sağlamalıyız. Bu yazılanlar, bu coğrafyaya büyük katkı sağlayacaktır. Size tekrar teşekkür ediyorum, çalışmalarımıza yer verdiğiniz için.

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 2098
 Dün : 11953
 Toplam : 24259910
 Ip No : 54.81.105.205