Güncel 14.9.2017 08:41:13 486 defa okundu

Hücrelerimiz sürekli yenileniyorsa, neden yaşlanıyoruz?

Eray Kaşıkçı/Storia.me

Popüler bilim biraz tehlikeli bir alan. Çünkü çoğu bilimsel gerçek, üzerinde bir miktar oynama yapılarak daha şaşırtıcı hale getiriliyor ve böylece birdenbire kulaktan kulağa yayılıyor. İnsanlar okudukları veya duydukları şeyleri nadiren araştırdıkları için de, bu bilgilerin yanlış olduğunun farkına varabilen az insan çıkıyor. Örneğin beynimizin tamamını değil de %10'u kullandığımız bilgisi, tamamen bir safsatadan ibaret olmasına rağmen, bilimden anlamayan insanlar bile bu gerçeği körü körüne savunuyor. Çünkü ilginç, çünkü iyi hissettiriyor, "Aslında süper zekiyiz biz, süper farklıyız tür olarak" dedirtiyor.

Bir hikaye de sen başlat

Bu tarz safsata bilgilerden bir tanesi de, insan vücudunun 7 yılda bir tamamen yenilendiği iddiası. Böylece 7 yılda bir aslında bambaşka bir insan oluyoruz, eski halimizi geride bırakıyoruz. Bla, bla, bla... Bir şey gerçek olmak için fazla iyiyse, büyük ihtimalle gerçek değildir. Bu iddia da pek tabii ki gerçek değil, ama hatalı. Daha ilginç hale gelmesi için değiştirilmiş, maalesef; fakat amacına da ulaşmış.

 

7 yılda bambaşka bir insan olmuyoruz ama, vücudumuz gerçekten de kendini kısmen yeniliyor. Örneğin derimiz yaklaşık üç haftada bir, beyaz kan hücreleri yılda bir, iskelet sistemimiz ise on yılda bir yenileniyor. Fakat tüm hücrelerimiz yenileniyor diye bir durum dahi yok, nitekim diş minesi ve hala tam kesinleşmemiş olsa da muhtemelen beyin hücreleri yenilenmiyor. Aynı şekilde kadınlarda ayrıyeten yumurta hücreleri yenilenmiyor. Bunun dışında 75 yaşına kadar yaşamış bir insanın kalbinin yarısından fazlası, hayatı boyunca bir kere bile yenilenmemiş oluyor.

Bilginin yanlışlığını geçtikten sonra gerçekler üzerinden devam edelim. Yenilenmeyen hücre ve dokularımızı bir kenara bırakırsak, yenilenen dokularımız nasıl yaşlanıyor? Örneğin, madem deri hücrelerimiz üç haftada bir yenileniyor, yaşlı insanların derisi neden genç bir insanınki kadar iyi görünmüyor? Kemikler er geç yenileniyorsa, neden yaşlı insanların kemik dokuları daha zayıf? İşte işin bu noktası, biraz daha karmaşık.

 

Her hücrenin bir yaşam döngüsü var. Doğma, bölünme, ölme. Hücrelerin içinde bulunan DNA sarmalları, uçlarında bulunan telomerlerle korunuyor. Bu telomerler, tamamen anlamsız parçalardan oluşan nükleotit dizilerinden ibaretler. Hücre her bölündüğünde, bu telomerler de nükleotitlerini kaybederek giderek kısalıyorlar. Yeterince fazla sayıda bölündüğünde de, geriye pek bir telomer yapısı kalmıyor ve DNA korunamıyor. Bu da bölünmeyi engelliyor, bölünemeyen hücre de "Haydi ben kaçar arkadaşlar" dedikten sonra ölerek yaşam döngüsünü tamamlıyor. Yani aslında doğal yaşam süreniz, telomerlerin uzunluğuna bağlı.

Bir diğer neden de, her bölünmede hücreleriniz içerisindeki hataların da yeni hücreye aktarılması. Böylece yıllar sonra üretilen hücreleriniz daha doğuştan bir nevi yıpranmış, hatalarla dolu, verimsiz hücreler oluyorlar. Yani bir hücre bölündüğünde, ortaya yepyeni iki hücre çıkarmıyor. Bir önceki hataları, yorgunlukları, yıpranmışlıkları aralarında paylaşan; bir nevi birbirlerini yükünü azaltsalar da o yüklerden aslında arınmamış olan iki hücre oluşturuyor.

Üçüncü olarak da, hücreler elbette kendilerini tamir ediyor. Fakat hücrelerin kendilerini tamir etmesini sağlayan bu mekanizma da her bölünmede yeniden kopyalanıyor, fakat her kopyalanmada daha fazla hata içeriyor. Dolayısıyla da hatalar birikiyor, birikiyor, birikiyor; bir süre sonra sistem işleyemez hale geliyor ve hücreler artık kendilerini tamir etme yeteneklerini de kaybediyorlar.

 

Özetle tüm bunların sonucunda, 70 yıl sonra hala bazı hücreleriniz iyi durumda kalmayı başarmış olsalar bile, bir çoğu son derece verimsiz hale geliyor ve bu da yaşlanmaya neden açıyor. İşte hücrelerimiz kendilerini yenileseler de, yaşlanmamızın önüne geçememelerinin nedenleri böyle. Konuyla ilgili sorularınız veya yanlış olduğunu düşündüğünüz kısımlar varsa yorumlara bakıyor olacağım :)

 

Not: "Aklıma Takıldı" serisini giderek genişleterek, herkesin aklına en az bir kere gelen veya "Aa, hiç düşünmemiştim bunu ben" dedirtecek sorularla dolu bir seri haline getireceğim. Sizin de aklınızda bu tarz yanıtını merak ettiğiniz, araştırmak isteseniz de çeşitli nedenlerle bir türlü öğrenemediğiniz, ya da siz biliyor olsanız da çoğu insanın bilmediğini düşündüğünüzden paylaşılmasını istediğiniz ilginç sorular varsa, yine bana ulaşıp aktarırsanız çok memnun olurum. Bilimli günler :)

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

NÖBETÇİ ECZANE

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 5538
 Dün : 17002
 Toplam : 21028311
 Ip No : 54.167.253.186