Eğitim 27.12.2017 09:12:16 943 defa okundu

14 Barodan Ortak Bildiri

Aralarında Tunceli Barosu’nun da bulunduğu 14 bölge barosu, ortak kaleme aldıkları bir bildiri ile son KHK ile getirilen değişikliklere tepki gösterdi ve çeşitli eleştirilerde bulundu.

“Tek tip elbise, masumiyet karinesine aykırı”

Aralarında Tunceli Barosu’nun da bulunduğu 14 bölge barosu, ortak kaleme aldıkları bir bildiri ile son KHK ile getirilen değişikliklere tepki gösterdi ve çeşitli eleştirilerde bulundu. Tunceli, Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Diyarbakır, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Van Barosu’nun ortak bildirisinde, 24 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 696 Sayılı KHK’ye dikkat çekildi ve burada yer alan bazı değişikliklerin masumiyet karinesi ile insan onurunu zedelediği görüşüne yer verildi. Açıklamada, mahkumlara tek tip elbise giydirilmesinin, Anayasa’nın 17/3 hükmüne aykırı olduğuna dikkat çekildi ve bu durum, işkence ile eziyet şeklinde değerlendirildi.

Tek Tip Elbise İnsan Onuruna Aykırı                    

14 Baronun ortak açıklamasında, yapılan değişikliklerin sakıncalarına dikkat çekildi ve şu kaygılar aktarıldı;

“Kamuoyuna da yansıdığı üzere 24.12.2017 tarihli Resmi Gazete’de 696 Sayılı KHK yayımlanmıştır. Anılan KHK’da OHAL ile ilgisi olmayan birçok konuda değişiklik yapılmıştır. Öncelikle bu değişikliklerin Olağanüstü Hal Kanunu kapsamında olmadığını vurgulamak gerekmektedir.

696 Sayılı KHK ile getirilen değişikliklerden biri Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunanların, duruşmaya sevk nedeniyle ceza infaz kurumu dışına çıkarılmaları durumunda, ceza infaz kurumu idaresince verilen tek tip giysileri giyme zorunluluğudur.

Anayasanın 17/3 hükmüne göre “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz” Tek tip giysi uygulamasının insan onuruna aykırı olduğu açık olup, uygulamayla tutuklu ve hükümlülerin insan onuruna aykırı muamele görme yasağı ihlal edilmiş olacaktır. Geçmişte 12 Eylül darbesinden sonra cezaevlerinde yaşanan sancılı deneyimlerden de görüleceği üzere, tek tip giysi uygulaması toplumsal barışı da zedeleyecek bir uygulamadır.

Öte yandan, henüz yargılamaları devam eden ve haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmayan sanıklara tek tip kıyafet uygulamasının özellikle masumiyet karinesine aykırılık teşkil edeceği göz ardı edilmektedir. Nitekim Anayasanın 38/4. Maddesi “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” hükmüyle masumiyet karinesinin dil, din, ırk ve millet ayrımı gözetmeden herkes için güvence altına almış, yine Anayasa’nın 15/2. Maddesiyle masumiyet karinesi savaş, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde dahi dokunulması mümkün olmayan çekirdek haklar kategorisine dahil edilmiştir. Henüz ceza yargılaması sürmekte olup, suçlu oldukları kesinleşmemiş sanıkların suçlu gibi muamele görmesine sebep olacak tek tip kıyafet gibi uygulamalar Hukuk Devleti ilkesini zedelemektedir. Lekelenmeme hakkı, anılan değişiklikle çiğnenmiştir.”

 

“Bu uygulamaların hukuk devletinde yeri yok”

Baroların karşı çıktığı bir diğer düzenleme ise; 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü sırasında, buna karşı eylemlerde bulunanlara yönelik getirilen muafiyetler. Baroların tepki bildirisinde, buna dair de şu ifadelere yer verildi; “Anılan KHK ile getirilen değişikliklerden biri ise, resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişilerin; hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluktan muaf tutulması da hukuk devletinde yeri olamayacak bir özel af düzenlemesidir. Özel af niteliğindeki bu hüküm, en başta Anayasanın 87. maddesine aykırıdır. Anayasanın 87. maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek yetkisine sahiptir. Yine Anayasanın 2, 10, 13, 15, 17, 36, 38 ve 87. maddelerine aykırılık içeren bu düzenleme ile hukuk devleti ilkesi ağır bir yara almıştır.”

 

“OHAL uygulamasına son verilsin”

Bölge Baroları, bildirinin son kısmında ise Olağanüstü hal’in kaldırılmasını talep etti ve “Bizler Bölge Baroları olarak, 17 aydır yürürlükte olan OHAL rejimine son verilmesini talep ediyor, KHK’lar marifetiyle özel veya tüzel kişilerin hukuki durumunu doğrudan etkileyen ve etkili bir yargı yolu öngörülmeden yapılan, hukuki güvenceyi ortadan kaldıran, adil yargılama ve savunma hakkını zedeleyen, haberleşme ve basın hürriyetine aykırı, olağanüstü hal ilanını gerekli kılan olaylarla sınırlı olmayan düzenlemeler yoluyla yasama ve yargı erkini devre dışı bırakan düzenlemelerin kaldırılıp, olağan rejim hukuk normları içinde kalınarak normalleşme sürecine geçilmesi gerektiğine inanıyoruz.” şeklinde hükümete çağrıda bulunuldu.

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

NÖBETÇİ ECZANE

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 8692
 Dün : 12464
 Toplam : 23337586
 Ip No : 54.80.103.120