Kadın & Sağlık 1.11.2017 17:42:26 156 defa okundu

100-150 Yaş Nedir ki?

Karolin Fişekçi/Storia.me

Tıp çok hızlı ilerliyor, yakında kafa nakli yapacaklar ya da beden nakli diyelim şuna; yoksa kendimize başka kafa nakletsek; biz, biz olmayız. Şaka bir yana, işte böyle absürd gibi gelen şeyler yapıyorlar. Benim en sevdiğim gelişme; kolu, bacağı kesilenlere yapılan dışı yine etten, içi mekanik Robokop ya da Darth Vader gibi protezler. Fakat bazı şeyler var ki, neredeyse Tanrı rolü oynamaya benziyor. Çünkü ölümsüzlüğü bulma niyetindeler ama bence batı kafasıyla bu iş olmaz.

 

Sertap Erener “telomer” isimli henüz pek de bilinmeyen, deneysel bir tedavi yöntemi ile ömrünü uzatıp 100 yaşına kadar yaşamak istiyormuş, hedef koymuş. Bu tedaviyi yapan doktor da 150 yıl yaşamayı hedef koymuş kendine. Hayatlarını doğal akışında yaşamayıp; bu çok zararlıymış, bu çok yararlıymış deyip, beyinlerini uzun yaşamak takıntısıyla yiyorlar.

Aslında öze baktığımız zaman, insan belli bir nefes sayısıyla doğar derler. Hayata gelirken ne kadar nefes alıp vereceğinin belli olduğu söylenir bazı öğretilerde. O nefesleri nasıl, ne sıklıkta kullanacağın sana kalmış. Hayatı kendine zindan ederek robot gibi uzun bir ömür de yaşayabilirsin ya da gerçekten yaşayabilirsin, anı yaşayarak, yaşadığını gerçekten hissederek. Sonunda gerçekten yaşanan anların toplamı, her iki seçenekte de aynı kapıya çıkıyor.

Son zamanlarda doğu kültürü ve yoga felsefesiyle oldukça ilgileniyorum ve gün geçtikçe batı kalıpları bana iyice zorlama geliyor. Hırs, tamamen batıya ait bir kavram, devamlı gelecek kaygısı da bugünü kaçırıp gelecekte yaşama hali de çok batıdan. İnsanın kendine bir ömür biçip buna ulaşmaya çalışması da tüm ömrünü, tüm yaşamını ileriyi düşünerek yaşayamamak aslında. Hep bir sonraki zamanı düşünmek, hiç anda olamamak meditasyonun tam tersi bir durum ve bence kabus gibi; ister meditasyon yapsın o kişi, isterse yapmasın. Hoş Sertap Erener uzun yaşamak için meditasyon da yapıyormuş ama kendisi her şeyi yanlış anlamış sanki. Hiç çok uzun yaşamaya uğraşan, bunu kendine uğraş edinmiş 100 yaşlarında bir keşiş, bir rahip gördünüz mü? 100 yaşlarında bir keşiş görmüş olabilirsiniz ama o sadece yaşar. Bırakır kendini ve anı yaşar. 100 yaşındadır; ömrü boyunca doğru nefes alır, daha az yer, et yemez, panik de yapmaz, uzun yaşama tedavilerine de girmez; kendi felsefesiyle yalnızca yaşar. 100 yaşında manastırda yaşayan bir rahip daha uzun yaşamak için meditasyon yapmaz, sadece anda kalıp, hiçliğe ve sonsuzluğa ulaşmak için meditasyon yapar.

Vejetaryenliği ya da veganlığı batıda çoğu kimse tepkisel olarak tercih ediyor; kimisi sağlık için, kimisi hayvan sevgisinden, kimi belki de sadece özentiden. Ne şekilde olursa olsun tam olarak içselleştirilmemiş, özümsenmemiş bir veganlık hatta vejetaryenlik en sonunda elde patlıyor ve tekrar et yemeye dönüyorlar. Ruhani bir amaç ile adım adım ve kendinde özümseyerek et yememeyi tercih eden ise bunu kolay kolay bırakmıyor. Aslında öğretilerde vejetaryenlik, insanın kendi maddesini inceltmeye ve meditasyonda daha ileri seviyelere gelmeyi de destekleyen bir yaşam biçimi. Gandhi ömrünün son 14 yılında sadece meyve yiyerek yaşamış, başka bir şeye ihtiyaç duymamış. Kim bilir 78 yaşında öldürülmeseydi kaç yaşına kadar yaşardı ama Gandhi’nin amacı uzun, sağlıklı bir ömür değildi; burada sadece meyve yemesindeki hedefi, sonsuz ile uyum sağlamak idi. Şimdi sağlık için vegan olanlar, yarınlarda tıp bunun tam tersini söylediği zaman et yiyecek. Uzun ömür için her gün karasinek yiyin deseler, karasinek yakalayıp karasinek yiyecekler, o derece...

Beni bu yazıyı yazmaya iten neden, kafamda Sertap Erener röportajı ile ilgili birkaç sorunun belirmesiydi. Örneğin denemeye başladığı metodu bulan doktor vegan iken ve Sertap Erener de yıllardır veganlığı benimsemişken, neden et ve balık yemeğe başlamış? Bu kadar gelecek ve ömür kaygısı olan biri, gerçekten meditasyon yapabiliyor mu? Aslında şarkı söyleme halinin de meditatif bir eylem olduğunu düşünürsek, bu kadar kaygıyla söylenecek şarkıda ne kadar o ruhu verebilir insan? - Gerçi kişisel olarak Sertap Erener’in her zaman matematik bir ses olduğunu, bir nefesiyle ruhuma inen bir şarkıcı olmadığını düşündüm - Bu kadar sağlığına ve ömrüne dikkat ederken, insanın başına bir hastalık ya da kaza gelirse, bu insanı depresyona sürüklemez mi? Biraz daha tevekkül etmek gerekmez mi?

Yorumlar

Ad-Soyad
E-Mail
Yorum
Tüm Yorumlar
Tüm Yorumlar


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

NÖBETÇİ ECZANE

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 7160
 Dün : 17478
 Toplam : 21058534
 Ip No : 54.161.108.158