Hüsniye KARAKOYUN 5.11.2017 11:00:00

#TanımaklaBaşlarHerşey"

tunceliemek@yahoo.com

 

“Büyümüşte küçülmüş.” “İçine yetişkin biri kaçmış…”
Ebeveynlerin çocuklarına dair duyduklarında ayaklarını yerden kesen sihirli cümleler(!)


Matah bir şey bu…


Öyle sanılır.

Toplumsal kabul görme, sahip olduklarımızla fark yaratma çabasının sonunda, çok erken vazgeçiyoruz çocuk olmaktan. Daha küçükken yetişkin birer birey gibi davranışlar sergilememizin takdir ediliyor olması, yaşamadan avuçlarımızdan kayıp giden çocukluk yılları olarak yazılıyor yaşam hanemize.

İçimizdeki çocuğu öldürmek için güçlü alkışların arasında, aşırı titizliği hastalık olarak görmeyen bir körlük misali alıyor tüm güzel şeyleri elimizden takdir sandığımız bu cümleler.
Gülmeyen, asık suratlı hallerimiz hanımefendilik darasıyla tartılıp bizi sözümona ayrıcalıklı kılarken, karşı cins efendilik payesiyle bitiveriyor karşı cephede.

14 yıldır EMEK’imizi avuçlarına bırakıyoruz okurunun. Bu süre zarfında hayli mülki idareci de tanıdık. Devlet baba denen, ancak gerçekte babalık ve devleti mezalimine araç edinmişlerle de tanışıklığımızdan, vali, ahali, müdür, memur…Herkes ile bir parça mesafe bıraktık, geçmişin hanımefendiliğini de ekleyerek yol almalarımızda.


Gülmenin ayıpsandığı, başını önüne eğerek yürümenin hanımlık olduğu zamanlardan süzülüp gelirken, zaman; gülümsemenin hayata ve insanın kendisine yaptığı en büyük iyilik ile yatırım olduğunu çok sonraları öğretecekti.

***

Çocukluk şarkılarımızdandı ve ilk öğretilenlerden.


“Orda bir köy var uzakta,
Gitmesek de varmasak da o köy bizim köyümüzdür.”
Olur muydu ki öyle…?
Gitmediğin ve uzakta olan bir köy kendi köyün olur muydu ki?

EMEK vermemişsen, uğrunda çaba harcamamış, yollarına koyulmamışsan, o köy senin olur muydu ki?

Olmadı…Olmuyordu da…İşte Tunceli’nin köyleri vardı uzakta. Kimi boşaltılmış, kiminde birkaç yaşlının yaşadığı. Artık kuşlara mekan olmuş, domuz, ayı, kurt, börtü, böceğin evlerin içine kadar girdiği köyler.

Bazıları da savrulmuş kentin, ülkenin orasına burasına.
Bu kentte yaşıyoruz yıllardır. Çokça haber yaptık, yaşlısıyla, genciyle, çoluk, çocuğuyla.

Bir baktık ki, bizim göremediklerimize uzandı bir el.
Muhtemelen korumalarından birinin çekimleriydi paylaşılan Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e dair.

Yaşlıları ziyareti, çocuklara konuk olup müzik dinletilerinde onurlandırmasını #TanımaklaBaşlarHerşey” etiketiyle paylaşıyor.

“Her şey tanımakla başlar.” Ne kadar yaratıcı, ne kadar güzel bir slogan.

Tanımayı reddettiğimizdendir ki, sevmeye de yeltenemiyoruz. Başkalarının anlatımlarını doğrularımız kabul ettiğimizden bu yana, mutsuzuz. Yok kendi doğrumuz. Baktığımız pencere, başkalarının açtıkları. Devlet-milletten, millet kendinden çoktan vazgeçmiş halde, savuruluyoruz hayatın bir orasına bir burasına.

Vali hışmına uğrayıp, Takdirname-teşekkürname, 6 yıllık sicil notları 90 ve üzeri olduğu için kademe ilerlemesi almış Uzman Öğretmenken, bir valinin başka hayatları mahvederse o denli kudretli olacağına inancıyla sürgüne uğurlanmıştım. Gittiğim yerde, bu sürgünlük duygusu yüreğimi hiç üşütmemişti.

Dönmem uzun süre almasa da, içimdeki adalet duygusu yerini “Suç işlemesen de cezalandırılabilirsin” duygusuna bıraktığında, onun beni gönderdiği bu kente geri dönüp 4 aylık öğretmenliğin sonunda, bir başka mevkidaşının onun yarattığı hasarı tamir etme gayretine rağmen istifa ederken, bir hak helalsizliği kalmıştı dimağımda beni belki hep üşütecek.

Artık gazete ile yol almalarda eksik kalan bir şeyler vardı zaman zaman içimi sızlatan. Sporu seven biri olarak yürüyecek bir yol, gidip doğayı yudumladığım bir alan yoktu. Yokluklara alışmışken yine de beklemeler arasında Tunceli Valiliği koltuğuna oturan Tuncay Sonel, birkaç gün önce kısa bir ziyarette hayata geçecek projeleri anlatıyordu. Yüzünde ve beden dilinde, içine bir yerlere hapsettiği çocuğu hiç perdelemeyen hallerine gıpta ediyorum. Bize erken büyümenin dayatılmasından ötürü, çocukken vazgeçtiğimiz o çocuk, valilik koltuğunda bir heyecana dönüşmüş.

Odaklanamayışım, ben gibilere erken öldürtülen o çocuğu içinde yaşatana olan kızgınlığımdan olabilir mi ki?

Yürüyüş yolu, seyirlik teraslar, bisiklet yolu, Munzur kıyısında park, ışıklandırılmış Mameki köprüsü…

“Erken bitecek göreceksiniz” diyor Vali Sonel. Taahhüdün gerçekleşmesini umuda azık edip çıkarken makamdan, içimden usulca dökülüyor o iki cümle “Büyütme emi içindeki çocuğu Vali Tuncay Sonel. Belki o bizi yeniden hayatla barıştıracak, kaybettiğimiz o yaşam sevincini yeniden harlayacak.”

Bir de devlet ve millet olarak birbirimize o denli kırgınız ki, #TanımaklaBaşlarHerşey” diyerek belki yeniden sevmeyi deneyebiliriz.

 

Gazetemizi:
www.tunceliemek.com.tr adresinden
Facebook'ta: Tunceli EMEK Gazetesi
Twitter'da: @TunceliEMEK
Instagram'da: tunceliemekgazetesi adreslerinden takip edebilirsiniz...

Hüsniye KARAKOYUN yazarına ait diğer yazılar

29.4.2018 22:26:53
13.4.2018 15:30:00
8.2.2018 09:50:18


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 9612
 Dün : 11143
 Toplam : 24591056
 Ip No : 54.158.248.112