Güler YILDIZ 8.3.2013 00:00:00

SLOGAN ATMA FIRSATI

tunceliemek@yahoo.com

Ya da "yok iletişimdeki iletişim” kampanyası… Bu aralar düşündüklerim böyle. Bir de şairim var:

"Öyle yorgun ki kentimiz

Düşlerden ve söyleşmekten

Yok duyacak kimse sesimizi

Gönderdik göndermesine, yüzümüz

Oradan da yok olarak geri geldi

Sesler, şarkılar… alışkanlık elbette”

Ahh ahh, zamanın ruhu tarafından otopsiye yatırılan Edip Cansever…

Önce şu slogan meselesine bakalım.

Bulvarlar, hayatımızın ana arterleri, standardı olan geniş caddeler… Sonra kaldırımında ağaççıkları olan ve bu işle alakalı olarak ilgili belediyelerde müdürlüğün kurulu olduğu… Bulvarlar… Şoseler diye devam eder şarkı,  sloganlar için en elverişli yürüme bandı. Orda azlığın birkaç kişilik varlığın anlamı yüz binlere eştir. Durdurmuşsundur trafiği, trafikte tıkalı olana göre "içine etmişsindir yolun”, nerede sancıyorsan, tam da oradan bağırıyorsundur. Bağır bağır bağır… Hayat demir külçeden daha da ağır! Sana bu imkânı tanır bulvarlar. Şaire gereksinmesi olmaz ama şair de bu kıymetli, hesaplı- kitaplı yolların kelimesidir neticede. El verir elden geldiğince, yetmez ise dizeleri döker azlığın arasına, kalabalık kılar, sancıyan tarafı acıyan ağzıyla. Tütün bulaşır sözlere, akşamdan kalma bir hal, bir içtima sabaha uyanan ilk saatlerde!

Atılacak sloganım var dedikçe sen, soldan soldan gelen demlerle, çoğalır gümbürtüsü sessizliğin. Büyür sokak. Sokak büyür, sesler apartmanların duvarlarına çarpar kornanın dahi bastıramadığı içten küfürlerle. . Sloganlar gür, bir ağızdan ve eskimiş. Sokak daralır, bulvarlara kapı açar gücü yettiğince. İter sokakları adamlar/kadınlar. Kadınlar ki sesleri daha tiz, efkârı daha ağır, yorulmak nedir bilmez ne adımları ne dilleri. Büyüktür ve geniştir bulvarlar kadar, onca yüzyıl taşıdığı kederleri. 

Ama…

Ama işte. Bir yer vardır hani, herkesin hayatında en az birkaç kez "ıhhh” dediği. O yere gelindiğinde olur olmaz herkes saf tutar, sanırsın tespih böceği.  Akordu kayar kalabalığın. Notalar kâğıtta kalır, yanlarına aldıkları koca bir yalnızlıktır. İlk kavşağı bekleyen şaşkın araçlar gibi, kalabalığa kabalık yapan herkesçe, ilk durakta inmesi gerektiği hatırlanır.

Atılması gereken sloganlar saf değiştirir. Yetmez; devir atlanır, dönem atlanır, lider atlanır, varılan yer koskoca bir karışıklıktır.  Herkesin içinde tutup tutup saldığı sloganları başıbozuk atlar gibi bulvarın her köşesine dağılır.

Bu ara, en fazla duyduğum ve duyduğunuz büyük olasılıkla; kalibresi düşük, ince ayarı alt etmiş bu slogan kabızlığıdır. Bu zamana boynu eğri yalnızlık, bu yollara tek başına çıkamama basiretsizliği, derdini anlatamama çaresizliği, ahh sloganlara sığınıp ağlama, feryat figan bağırma halleri… Bu ara tüm bulvarlarda, kapı önlerinde insanın o biçim eksikliği gizli. Nerden geldiği belli olmayan öfkenin türlü türlü ağızlarda dile geldiği…

Yok iletişimdeki iletişime dikkat çekti adamın biri.

Mümkün. Oturup düşünelim derim, hazır mevsimlerden şapka iken…  peki ya alışkanlık? İletişimdeki en büyük yanlış değil midir bizzat kendileri? Geçmişten gelen slogan alışkanlığı ve üstelik tribünler seyirciye kapalıyken?

Boşluğa atılan slogan ne işe yarar sonra? Yok iletişimin kendini iletişime çeviremediği anların hizmetkarı olsak, yeğdir hani.

Mahallede sert sözler esiyor, poyrazdan alıp lodosa çeviriyor. Bir kıyamet patlasa medya mahallesi rahatlasa derim, ama yok iletişim! İletişim yok ki!

Güler YILDIZ yazarına ait diğer yazılar

18.2.2014 00:00:00
2.4.2013 00:00:00
27.3.2013 00:00:00
19.3.2013 00:00:00
8.3.2013 00:00:00
19.1.2013 00:00:00


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 9626
 Dün : 11143
 Toplam : 24591070
 Ip No : 54.158.248.112