EMEK Yorum 1.1.2014 00:00:00

Pardon! Gelirken ne getirelim?

tunceliemek@yahoo.com.tr
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın son kabine değişikliğine “Bu bir savaş kabinesidir” yorumları yapılıyor. Çünkü geçtiğimiz hafta kendi partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında "Kötüleri aramızdan ayıkladık. Bu süreç yeni Türkiye'nin istiklal mücadelesi sürecidir" ifadelerini kullanmıştı.

***

Bir duygudan ötekine durmadan savrulduğumuz bu ülkede, savaş sözcüğü içimizi titretmeye, korkularımızı yeniden depreştirmeye yetti de arttı.

Otuz yıldır bu bölgede savaşı yaşayan, ölümler, askeri birlikler, tanklar, tüfeklerle büyümüş, bazılarımız orta yaşa bazılarımız yaşlanmışlığa yaklaşmışken, kısa süre önce bu hükümet barış süreci sözcüklerini dahi telaffuz ederken insanlarımızın yüzünde tebessüm oluştu. Ancak akşam yattığınızda sabaha büyük bir kaosa uyandığımız bu ülkede, birkaç aydır bombalanmayan dağlar, ölümler, öldürülmüşlüklere en azından çatışmasızlıktan ötürü ara verilmişken, 17 Aralık operasyonuyla hükümet bu kez farklı bir cephe için kılıçları kuşandığını açıkladı. “İninize gireceğiz, ininize. Didik didik edeceğiz. Devlete paralel devlet olmaz.”

Yada son kabine değişikliğinde telaffuz ettiği "Kötüleri aramızdan ayıkladık. Bu süreç yeni Türkiye'nin istiklal mücadelesi sürecidir" sözcükleri.

İstiklal Mücadelesi…?

Kime karşı savaşılacak?

Düşman kuvvetler kim ve savaşta onları hangi özelliklerinden tanıyacağız?

Kamu kurumlarına atadığınız bürokrat, seçimde partinizden aday gösterdiğiniz için mecliste olan siyasetçi…? Onları gördüğümüz yerde pardon ama vatandaş olarak hemen silaha mı davranalım? Bayıltıcı sprey mi edinelim?

Yada siz savaşırken, halk nerede duracak? Seferberlik olacak mı mesela? Jeeplerimiz yok ama her gün kadınları öldürdüğümüz kasaturalarımızla gelsek olur mu?

***

Bir ülke başka bir ülkeyle savaşır. Olması gereken bu. Ancak bu ülke sürekli kendi insanlarıyla savaşmaya alıştırılmış sanki.

Yeter artık, bir huzur istiyoruz. Başka ülke vatandaşlarının tek derdi geçim, işsizlik. Bizdeyse dertlerden dert beğenir olduk. 30 yıldır askeri birliklerin, polisinde eşlik ettiği kasvetli görüntüsünden sıyrılmışken, şimdi yeni bir savaşa mecalimiz yok bilin artık. Alevi olarak öldürülmüşüz, horlanmış, sürgün edilmişiz. Kürt diye öldürülmüş, sürgün edilmiş, kabul görmemişiz.

Bölge olarak kara listenin başına yerleştirilmiş, “farklılıklarımız zenginliğimiz” cümlelerini sürekli tekrarlayan hükümetlerde şamar oğlanına döndürülmüşken, üstelik buna, adına sosyal medya denen, çoğunlukla asosyallerin çirkinliklerini kustuğu mecraya dönüşen, belaltı kasetler, dost sohbetlerinde kaydedilmiş konuşmalarla adam harcanan ortamda gerçekten artık yeter…

Bunca paranoya arasında kafayı sıyıracağız ama…

Bir durun yahu…! Bir fırsat verin. Hiç mi endişe etmezsiniz, bunca dolmuş toplum, sakın olaki infilak etmesin diye…

17 aralıktan bu yana böğrümüze yumruk yemiş gibi dolanır olduk. Her seçim arifesi bu kadar çirkinlik ve rezaletin birine ötekinin karıştığı anlara tanıklıktan yorulduk.

Öğüresimiz geliyor.

***

Üstelik Başbakan, Deniz Baykal ile MHP’li siyasetçilere kasetli tuzağın üzerine gitseydi şimdi böyle yana yakıla, fotomontajla, hayali kasetlerle kendilerine de tuzak kurulacağı endişesini duymazdı. Başkalarına yapılınca günlerce kürsülerden bununla o insanları vurmaya, partilerini bu kasetler üzerinden halkın gözünde küçültmeye çalıştı. Şimdi partisine komplo kurulacak endişesi duyuyor. Şayet zamanında önlem almış olsaydı, çoğunluk böyle ortalıkta potansiyel birer kaydedici manyağı gibi dolanır mıydı? Üstelik teknolojiyle çok rahat başkasına iftira atmak mümkünken. Hoş, gıybete, isnat, iftiraya kanıta gerek de yok bu ülkede o da ayrı.

 

***

Ruh sağlığı giderek tehlike çanları çalan bir topluluğa dönüştüğümüz kesin. Çünkü, içimizdeki yaşama sevincini öldüren o kadar çok olay ve insan var ki?

Direngenlikte bir yere kadar…

Bu nedenle şahsen biz bu İstiklal Mücadelesinde yokuz buradan duyuralım.

Bu kadar nüfusu bozdur bozdur, pardon öldür öldür bitmez (!), bak kefenleriyle nasılda geliyor bazıları alanlara.

Biz 30 yıldır kefenle dolaşıp yeni çıkardık, gelemeyişimiz bundan…

Diyeceğimiz o ki, siz savaşın yani, bizi karıştırmayın bölge olarak…

Vallahi yorulduk…olsa takatimiz, sizden mi esirgerdik…(?)

Tunceli EMEK Gazetesi

Gücünü Cesaretinden Alan Gazete 

 

Bizi Tunceli EMEK Gazetesinin facebook sayfası, Tunceli EMEK Gazetesi Grubu ile Twitter’dan da takip edebilirsiniz

EMEK Yorum yazarına ait diğer yazılar

11.7.2015 00:00:00
2.6.2015 00:00:00
11.4.2015 00:00:00
25.3.2015 00:00:00


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 9682
 Dün : 11143
 Toplam : 24591126
 Ip No : 54.158.248.112