EMEK Yorum 25.1.2014 00:00:00

Meclise Bir At Lazım (!)

tunceliemek@yahoo.com.tr
Olmadı ama...

Kendimi hiç bu kadar kötü hissetmemiştim. Gözlerimi açtığım her yeni güne yeni bir tartışmayla uyanıyorum. Neden bu kadar yaratıcı konular bulamadığımı düşünüp üzülüyorum (!)

Dahası gözler önüne serilen gerçeklere rağmen hala yanlışta direten insanları gördükçe  kahroluyorum.

 Sürekli yaşanan sokak ağzı diyaloglardan yorgun ülkem insanına şöyle bir gözattım da hala yanlış pencereden bakanları gördüm.

Düşündüm...

Düşündükçe üzüldüm...

**

Siyaset ne  menem bir illet. Sizi vezir de ediyor rezil de. Mecliste yaşanan diyalogları, kavgaları, benzetmeleri gördükçe, ülkeden haberdar olmasak daha mı sağlıklı oluruz diye düşünmeden edemiyorum.

Siyasetin bir çok kesimde tartışma konusu olduğu kaçınılmaz gerçek. Sokak, ev, kahve, kafe...

Her yerde siyasetten bir parça bulabilirsiniz. Fakat siyaset konuşurken nasıl bir üslup takındığınız, düşüncelerinizi ifade ederken karşınızdakine benimsetmek gibi bir çaba içine girmemeniz çok önemli.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve hala etkileri devam eden ayakkabı kutusu-dolar-görevden alma-haklı-haksız olaylarından sonra insanlar fikirlerini daha sert ifade etmeye ve benimsetmeye çalışıyor.

İnsanlara fazla anlam yüklediğiniz ve gözünüzde sarsılmaz  bir yere koyduğunuz zaman hata zincirinin ilk halkasını oluşturmuş oluyorsunuz.

Sizin için onların yaptığı her şey doğru ve tartışmasız oluyor.  Zıt düşünceleri de acımasızca değiştirmeye, çürütmeye çalışıyorsunuz.

İnsanların siyasetçiler, siyasetçilerin de birbirlerine bakışı bu yönde.

Eleştiriye gelemeyen siyasetçiler her gün yeni bir saldırı mekanizmasıyla karşımıza çıkıyor. Demokratik ülke naralarıyla yaşananların örtüşmediği, "halk için" siyaset yapanların halkı çıkarları uğruna kullandığı bir ülkede meclise bir savaş atı lazım.

**

Siyasiler arasında dinmek bilmeyen çatışmaları gördükçe geçtiğimiz günlerde izlediğim bir film “Savaş Atı” aklıma geldi.

Avrupa’da İngiltere  kırsalında geçen film. I. Dünya Savaşı sırasında Albert adında bir gencin ve onun doğduğu andan itibaren sevdiği Joey adında bir atın öyküsünü anlatıyor.

 Albert’in evcilleştirip eğittiği atı Joey’nin satılıp savaşta sipere gönderilmesinin ardından, gencin de savaşa gitmesiyle iki dost ayrılıyor. At savaş sırasında kaçarak çatışmanın olduğu bölgedeki tellere takılıp yaralanıyor. İki taraf arasında beyaz bayraklar sallanıyor ve telleri kesip atı kurtarmak için iki asker çatışma alanına çıkıyor...

Sonuç olarak at kurtarılıyor.

**

Şiddetle tavsiye edebileceğim bir film olmasının yanı sıra, siyasilerin kavgalarını gördükçe bir Joey’de  bizim meclise mi girse diye düşünüyorum.

Nihayetinde iki ülke arasında yaşanan savaşı durdurabilen bir atın, siyasilerimiz arasında yaşanan çatışmaları da durdurabileceğini umuyorum.

Bizim siyasiler arasında ters tepki yaparsa diye aklıma gelmiyor da değil hani.

Olur ya atları da savaşlarına dahil ederlerse diye…

 

        Dilek KARAKOYUN/Tunceli EMEK Gazetesi

Bizi Tunceli EMEK Gazetesinin facebook sayfası, Tunceli EMEK Gazetesi Grubu ile Twitter’dan da takip edebilirsiniz (@TunceliEMEK)

EMEK Yorum yazarına ait diğer yazılar

11.7.2015 00:00:00
2.6.2015 00:00:00
11.4.2015 00:00:00
25.3.2015 00:00:00


SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 6767
 Dün : 10990
 Toplam : 24599201
 Ip No : 54.225.17.239