Arşiv Detay 13.1.2018 17:18:14 1129 defa okundu

DERSİM’İZ SANAT

Seher Kont Erdoğan’ın Kaleminden…

DERSİM’İZ SANAT

Her gün işe gidiyorum. Akşamları erken uyuyorum ve bunun karşılığında aldığım tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası bir durum…

(Dövüş Kulübü, Chuck Palahniuk)

Yaşam kaygısı, geçim sıkıntısı, medyanın, kirlenmiş internetin dejenerasyonu neticesinde zaten erozyona uğramış bir 21.yy melodramı ya da bu kıskaçta 2018 Türkiye’si.

İyimser bir gül vereyim istiyorum ama 12 yıllık öğretmenliğimin  hatıra defterlerini aralıyorum,  güzel sanatlar eğitiminin hep perişan bir şekilde arkasından koştuğu mühim dersleri düşününce o gülü veremiyorum işte!

Medya; toplumun düşün ve ahlaki değerlerini temelden sarsan reyting programları ile çoktan sanat programlarının yerini aldı bile, eğer Serengeti ormanlarında ceylan avlayan aslanın kadrajına düşmediyseniz –zira orada bile zalimin zulmü varsa sevenin Allah’ı var duygusu aranmaktadır. 

Tıpkı dizilerde beklediğimiz adalet duygusu.

Bu durumda bize yarının hasta bireylerini ayağımıza kadar çağırdığının açık bir kanıtıdır.

Kıpırdamayan üniversite, lise, ortaokullara, ilkokullara ne demeli…

Sanat eğitiminin bir düşünce ahlakı eğitimi olduğunu unutan biz insanlar, Ruskin ne diyor “zevki öğretmek, karekteri öğretmektir” ama bizdeki  eğitim sisteminde  Ruskin şöyle zuhur eder; “Okul çalgı çengi yeri, boya badana yerimi efenim.” Ciddiyetine davet eden bir sürü koltuk takımı ödeyen insanla dolu.

Toplumun her kesiminin sanatla buluşması gerektiği, bu buluşmanın kitlesel bir kültüre dönüşmesi içinde medyanın, sivil toplum örgütlerinin, yaygın ve özel eğitim kurumlarının teorik ve pratik desteğine ihtiyaç duyduğu açıktır.

Her defasında bu topraklar Aşık Veyseller doğurmuyor, kara toprak yerini “black friday” (Kara Cuma) gibi tüketim ahmaklığına bıraktırır. Çağın vebası çoktan etrafımızı sardı.

Bilemiyorum bir dinleti,  bir resim sergisi, bir tiyatroya gitmeyeli nice zaman oldu(!) Necati Cumalı’nın dediği gibi “O küçük kasabada, arada uğrayan tiyatro kumpanyaları da olmasa, biz neyle avunurduk?”

İşte böyle bir karın ağrısının yaramaz çocukları olarak sanatseverlerle bir araya gelip “Sanat Kumpanyası” kurduk.

 

Bu vesileyle Ryu Murakami’nin dediği gibi; “Dünyada yüz bin şehrin her birinde güneş benzersiz bir şekilde batıyor. Sadece buna bir defa şahit olmak için seyahat etmeye değer.”

İşte o yüz bin şehrin biri de Tunceli. İşte Türkiye kent rehberinin incisi Tunceli, bu onura layıktır.

İnsanı Kamil’in başşehri, gönül gözünün açık, ilim kapısının sonsuz olduğu bu şehir, sanata ve sanatçıya verdiği değerin meyvesini elbette ta 50 yıl önümüzden giden aydınlık aklın ve sanatın başkenti elbette olacaktır.

Tıpkı palamudu toprağa gömüp nereye gömdüğünü unutup bir sürü meşenin çıkmasına vesile olan sincap gibi; sanatçı da böyledir işte, her eserini unutup bir yerlerde ta ki aydınlık çocuklardan orman yapana dek.

OLMAYACAK ŞEYLERE İNANMAK, OLABİLECEKLERE İNANMAK İÇİN GEREKLİ GÜCÜN BAŞLANGICI OLAMAZ MI?”

Sevgi SOYSAL İyimserliğiyle…                          

 

                       



SİZİ TANITALIM

Bilgilerinizi girerek, Dersimli Esnaf ağına dahil olabilirsiniz!

Aşağıdaki bağlantıya tıklayarak, ilgili sayfaya ulaşabilirsiniz.

BURAYA TIKLAYINIZ

DERSİMLİ ESNAFLARIMIZ

Burçlar

Günlük falınızı Okuyun

Astroloji.org 'un desteğiyle

HAVA DURUMU

ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ

 Bugün : 8684
 Dün : 11143
 Toplam : 24590128
 Ip No : 54.198.77.35